Haber Detayı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Her telefon bir çeşit kumarhane haline geldi'
TRT Genç Kanalı açılış etkinliğinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her telefon bir çeşit kumarhane haline geldi. Ekran, sanal bahis, kumar, uyuşturucu ve sigara bağımlılığı terör kadar tehlikeli. Boşanmaların ve aile kavgalarının en başında bu illetler geliyor." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen TRT Genç Kanalı Açılış Etkinliği'nde açıklamalarda bulundu.
Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle: 'AİLE KURUMU KUŞATMA ALTINDA' "Kültür savaşlarının muharebe alanlarından biri de ailedir.
Günümüzde aile kurumu daha önce hiç olmadığı kadar büyük bir saldırı ve kuşatma altındadır.
Dizilerden sinema filmlerine, çizgi filmlerden oyuncaklara kadar her yere özenle yerleştirilen karakterlerle sapkınlıklar teşvik ediliyor.
Bizim için TRT'nin başarısı ailedeki tüm fertlerin ailedeki tüm fertlerin endişe duymadan gönül rahatlığıyla izleyebileceği yapımlara imza atmasıdır.
TRT Genç ile bu yayınların daha da artacağına inanıyorum.
TRT Genç kanalımız, gençlerimizin kültürel gelişimine destek olacaktır. 'BAĞIMLILIK TÜRLERİNDE ARTIŞ YAŞANIYOR' "Bağımlılıkla mücadelede TRT Genç gibi mecraların katkısına ihtiyaç duyuyoruz.
Ekran, Sanal bahis, kumar ve uyuşturucu başta olmak üzere bağımlılık türlerinde artış yaşanıyor.
Gençlerimiz bu belaların pençesine düşüyor. "Her telefon bir çeşit kumarhane haline geldi.
Dijital oyunlar, gençlerimizi kumara bulaştırır hale geldi.
Uyuşturucu, alkol, sanal bahis, kumar milli bünyemiz açısından terör kadar hatta terörden daha zararlı boyutlara ulaşmıştır.
Boşanmaların ve aile kavgalarının en başında bu illetler geliyor." BASINI HEDEF ALAN YAVAŞ'A TEPKİ GÖSTERDİ Başkentte yaşanan susuzluk ve önceki gün Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın konuyla ilgili düzenlediği basın toplantısında haber yapan basın organlarını suçlamasına da tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Ankara milyonlarca vatandaşımız kışın ortasında susuzluğa mahkum edildi. 2026'nın Türkiye'sine asla yakışmayan sahnelerine hepimiz kimi zaman üzülerek kimi zaman sorumlular adına utanarak şahit olduk.
Kamu yararını gözeten basın kuruluşlarımız da milyonları perişan eden bu sorunu haberleştirdiler.
Vatandaşa mikrofon uzattılar.
Su bekleyen insanlarımızın şikayetlerini ekranlara taşıdılar.
Neticede meseleyi tam olarak çözemeseler bile rahat koltuklarından kalkıp halkımıza açıklama yapmak zorunda kaldılar. "Dün bir tanesi çıkmış, özür dilemek yerine sorunu haberleştirdiği için TRT'yi ve Anadolu Ajansı'nı, özgür basını suçluyor.
Aynı zatın genel başkanı yönetim zafiyetini kabul etmek yerine, şahsımızı hedef alıyor.
Söz varya; Şıracının şahidi bozacı...
Birbirlerinin kusurlarını örtüyorlar.
Mazeret üreteceğinize, medyaya parmak sallayacağınıza görevinizi layıkıyla yapsanıza."