Haber Detayı

İran Protestoları ve Türkiye'nin Güvenlik Endişeleri
Dünya haberler.com
16/01/2026 04:03 (1 saat önce)

İran Protestoları ve Türkiye'nin Güvenlik Endişeleri

İran'da 28 Aralık'tan bu yana süren protestolarda yüzlerce protestocunun hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.

İran'da 28 Aralık'ta başlayan protesto gösterilerinde yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği sanılıyor.ABD Başkanı Donald Trump, göstericilere eylemlere devam etme çağrısı yaptı.Trump, İran'ı, Tahran'ı protestoculara baskıyı sürdürmesi ve göstericileri idam etmeye başlaması halinde askeri müdahale ile tehdit etti.Yaklaşık 90 milyon nüfuslu İran'da gidişat belirsiz.

Çıkabilecek olası bir krizden en çok etkilenecek ülkelerden biri ise Türkiye.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran'da yaşananlar hakkında henüz açıklama yapmadı.

İran'da yaşananlarla ilgili diplomatik temaslarını sürdüren Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise 15 Ocak'ta düzenlediği basın toplantısında Ankara'nın gelişmelere yaklaşımına dair soruları yanıtladı.Bakan Fidan, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve güvenliğe önem verdiğini söyledi, İran'a askeri müdahaleye karşı olduğunu vurguladı.Fidan, protestolarla ilgili olarak "İran'da olacak her şey bizi ilgilendirdiğinden bu gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz" dedi.Fidan ayrıca İran'ın "uluslararası belli başlı aktörlerle" sorunlarını çözmesinin, Türkiye'nin de menfaatine olacağını söyledi.

Peki Türkiye'de Fidan ve diğer yetkililerin açıklamaları Ankara'nın İran'daki protestolara yaklaşımı ile ilgili bize ne söylüyor?İran'a yönelik 'müdahale tedirginliği'BBC Türkçe'ye konuşan uzmanlar, Türkiye'nin İran'daki protestolara yaklaşımında ulusal güvenlik çıkarları ve geleneksel dış politika ilkelerinin belirleyici olduğunu söylüyor.Nişantaşı Üniversitesi'nden Profesör Doktor Salih Bıçakcı, Türkiye'nin Suriye sınırını güvence altına almaya odaklandığı sırada İran sınırında istikrarsızlıkla karşılaşmayı beklemediğini belirtiyor.

Bıçakcı, Haziran 2025'te İsrail ve ABD'nin İran'ı bombaladığı ve "12 gün savaşı" olarak adlandırılan dönemin ardından Ankara'da İran'a yönelik "müdahale tedirginliği" olduğunu söylüyor ve ekliyor:"Bir de üstüne halk hareketleri çıkınca Türkiye'nin belki bir göç dalgasına karşı tedbir alması gereken bir durum oluştu.Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'nin İran'da yaşanabilecek acil durumlara karşı "konsolosluk tedbirleri" aldığını söyledi."İnşallah İran'daki olaylar yatışır daha büyük bir drama şahit olmayız" diyen Fidan, mültecilerin Türkiye sınırına yığınıp yığınmayacağı sorusuna, "Bu konuda bir tedbire, aksiyona ihtiyaç olmayacak diye değerlendiriyorum" yanıtını verdi.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise 13 Ocak'ta TBMM'de yaptığı konuşmada "İran'ın huzursuzluğu, İran'ın bölünmüşlüğü, İran'ın sancı içinde kıvranması Türkiye'yi ve bölge ülkelerini her açıdan tehdit etmektedir" dedi.Bahçeli, İran'ın bütünlüğünün ve istikrarının Türkiye için "hayat memat konusu" olduğunu .

İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Doktor Hazar Vural, Ankara'dan gelen açıklamalar hakkında şu değerlendirmeyi yapıyor:"Şu anda Türkiye daha çok konuya güvenlik odaklı bakıyor.

Çünkü Ankara bunun ne kadar riskli olduğunun ve İran'ın güvenliğinin Türkiye ve bölgenin güvenliğine ve hatta terörsüz bölge planına da etki edecek kadar hayati bir konu olduğunun farkında."Ortadoğu ve İran çalışmaları uzmanı akademisyen, İran'da yaşanacak güç boşluğu, istikrarsızlık ya da uzun süreli kargaşanın ABD ve İsrail'in müdahalesi ile birlikte okunduğu durumda, "çok dolaylı ve çok boyutlu güvenlik konularını su yüzüne çıkaracağı" uyarısını yapıyor ve ekliyor: "Tabii bir de işin güvenlik ve bölgesel riskler boyutunda aslında rasyonel bir temeli de var.

İran, Türkiye'nin en eski sınırı. 400 küsür yıldır aynı kalan ve 560 kilometrelik ortak sınır var.

Doğal olarak bir etkilenme söz konusu."İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) araştırmacısı Oral Toğa da, "Burada çıkacak herhangi bir iktidar boşluğu ve kaosun Türkiye'ye yansımaması söz konusu değil" diyor.Toğa, Türkiye'nin geleneksel olarak İran'ın toprak bütünlüğünü ve istikrarını savunduğunu hatırlatıyor:"Türkiye İran İslam Cumhuriyeti'ni tanıyan ilk ülkelerden bir tanesidir.

Oranın bir an önce istikrara kavuşması, bir an önce bütünlüğünü sağlaması ve siyasi otorite kurması için bunu yapmıştır." ABD'nin tehditleriTürkiye, ABD'nin İran'a yönelik tehditlerinden de rahatsız.AKP Sözcüsü Ömer Çelik, 12 Ocak'ta yaptığı açıklamada İran'a dışarıdan müdahalenin "son derece olumsuz sonuçlar doğuracağını", böyle bir hamlenin meşru olmayacağını söyledi.Çelik ayrıca Ankara'nın "hazırlıklarını en üst düzeyde tuttuğunu" belirtti.Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da 15 Ocak'ta düzenlediği ki basın toplantısında İsrail ve ABD'nin İran'a müdahalelerini hatırlatarak "Biz kesinlikle sorunların diyalogla çözülmesini istiyoruz" dedi ve ekledi:"Biz İran'a yönelik bir askeri müdahaleye karşıyız.

İran'ın kendi içindeki otantik sorunlarını kendi çözmesi gerekiyor."ABD Başkanı Donald Trump, askeri müdahale tehdidinin yanı sıra İran ile ticaret yapan ülkelere ek %25 gümrük vergisi uygulanacağını duyurdu.Hakan Fidan, bu açıklama ile ilgili olarak ABD tarafından resmi bir adım atılmadığını söyledi, "Dolayısyla şu anda onu gündemimize gerçekçi olarak alacak somut bir başkanlık kararı yok" dedi.Trump'ın ilk başkanlık döneminde ABD, İran'a karşı yürüttüğü "maksimum baskı" stratejisi kapsamında İran'dan petrol alan ve ticaret yapan ülkelere yaptırım uygulamıştı.Türkiye dahil 8 ülkeye 2018'de 180 günlük muafiyet tanınmış, bu süre uzatılmamıştı.Türkiye resmi açıklamalara göre 2019'dan bu yana İran'dan petrol almıyor.

Ancak doğal gaz almayı sürdürüyor.Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) Kasım 2025 tarihli Doğal Gaz Piyasası Sektör Raporu'na göre İran; ABD, Azerbaycan ve Rusya'nın ardından Türkiye'nin en fazla gaz ithal ettiği dördüncü ülke.Hazar Vural, Türkiye'nin İran ile yakın enerji ve ticari bağları olduğunu hatırlatıyor, iki ülkenin ticaret hacmini yükseltme arayışında olduğunu söylüyor.Vural, İran'a yönelik uluslararası yaptırımlara karşın iki ülkenin geçmişte bu bağları koruduğunu ancak Trump'ın ikinci döneminde bunu yapmanın daha zorlaştığını belirtiyor:"Şu anda içinde bulunduğumuz uluslararası ilişkiler sistemine baktığımızda özellikle Trump'ın ikinci döneminde birinci yılı geride bıraktık.

Uluslararası ilişkiler pratiğindeki değişiklikler ve biraz da hukuksuzluğun normalleştirilmesi işi tehlikeli bir noktaya getiriyor."Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre 2025'te Ekim ayı itibarıyla iki ülkenin ticaret hacmi 6,5 milyar dolar (yaklaşık 280 milyar lira) olarak gerçekleşti.Türkiye ve İran, yıllık 30 milyar dolarlık (yaklaşık 1,3 trilyon lira) ticaret hacmine ulaşmayı hedefliyor.Salih Bıçakcı da İran'da yaşanacak ekonomik krizin Türkiye'yi etkileyeceğini vurguluyor:"İran'ın ekonomik bozulması Türkiye'de olup da İran'da ekonomi yöneten ya da Türk iş adamı olup İran'da iş yapanların hayatlarını da çok etkiliyor.

Yani bir yangın varken yanındaki binanın bundan rahatsız olmaması mümkün değil."'Pandora'nın kutusu'İRAM Araştırmacısı Oral Toğa, Ankara'daki güvenlik bürokrasisi ve karar alıcıların İran'da yaşanabilecek karışıklıklara karşı tetikte olduğunu gözlemlediğini söylüyor ve şu değerlendirmeyi yapıyor:"Türkiye'nin bu konuda ciddi tavizler vereceğini ben zannetmiyorum.

Çünkü burada Türkiye'ye yönelik olası birçok tehdit var.

İran ciddi bir Pandora'nın kutusu.

Suriye'den de beter bir yer."Toğa, Ankara'nın İran'da olası bir rejim değişikliği ihtimaline yaklaşımını şöyle değerlendiriyor:"Ankara için burada önemli olan şey İran'ın iç meseleleri değil.

Merkezi otoritesi sağlam bir yapının var olması önemli.

İran'ın bütünlüğünü ve yekunluğunu koruyan, düzenli sistemi olan bir ülke olması."Yani bir ülkenin, bir muhatabın var olması lazım ki, siz diplomasiyi işletebilesiniz. 50 tane grup ve terör örgütüyle görüşmek yerine bir muhatapla görüşmek istersiniz."Salih Bıçakcı da ABD ve İsrail'in geçen yazki müdahalelerinden bu yana yaşananların Ankara'da İran'da bölünme ve iç savaş çıkma ihtimaline dair endişeleri körüklemiş olabileceğini söylüyor ve ekliyor:"Çünkü sınırınızda zaten yeni kurabildiğiniz bir düzenin olduğu bir Suriye var.

İç dengelerin çok kırılgan olduğu bir Irak var.

Bir de iç savaşın olduğu bir İran olduğu zaman Türkiye kendini stabilize tutmak için çok fazla çaba sarf etmek zorunda kalacak." İlgili haberler

İlgili Sitenin Haberleri