Haber Detayı

Global Menkul: Borsada yüzde 45 potansiyel var
Finans ekonomim.com
16/01/2026 11:24 (3 saat önce)

Global Menkul: Borsada yüzde 45 potansiyel var

Global Menkul Değerler’in Strateji Raporu’na göre, dezenflasyon sürecinin 2026’da da sürmesi beklenirken, politika faizinin yıl sonunda yüzde 28’e gerilemesi öngörülüyor. Küresel belirsizliklerin tam olarak ortadan kalkmayacağının öngörüldüğü raporda, Türkiye’nin yüksek reel faiz, dezenflasyon süreci ve iskontolu yapısı sayesinde “görece” olumlu ayrışma potansiyeline sahip olduğu belirtilirken, Borsa İstanbul için yüzde 45’e varan getiri potansiyeline işaret edildi.

Global Menkul Değerler Araştırma Departmanı’nın hazırladığı ‘2026 Türkiye Strateji Raporu’na göre; 2025 yılında başlayan dezenflasyon patikasının 2026 yılında da devam etmesi bekleniyor.

Bu beklentiye paralel olarak politika faizlerinin 1000 baz puanlık düşüş ile yıl sonunda yüzde 28’de dengelenmesine yönelik beklentisini aktaran şirket, ocak ayında ise 200 baz puanlık bir indirim gelebileceğine dikkat çekti.

Global Menkul Değerler Araştırma Departmanı’nın hazırladığı Strateji Raporuna göre; küresel piyasalarda, 2025 boyunca yoğunlaşan ABD–Çin rekabeti, tarife savaşları, Rusya–Avrupa enerji gerilimi ve Orta Doğu’daki çatışmalar, stratejik sektörlere yönelik yatırım tercihlerinin yeniden şekillenmesine yol açtığı vurgulandı.

Bu ortamda tedarik zinciri yapılanmaları, savunma sanayii, kritik mineraller ve siber güvenlik, 2026’da da önemini korumasının beklendiğine dikkat çekildi.

Bu küresel ortamda Türkiye 2026 görünümünün görece daha olumlu bir ayrışmaya işaret ettiği belirtilen raporda, “Bu küresel ılımlı büyüme ortamında Türkiye’nin ayrışma potansiyeli; dezenflasyon sürecinin ilerlemesi, yüksek reel faiz ortamı ve tarihsel çarpan iskontosunun sunduğu normalleşme alanından kaynaklanmaktadır” denildi. “2026 normalleşme değil, yapılandırma dönemi” Global Menkul Değerler, 2026 yılında küresel ekonomideki belirsizliklerin tamamen ortadan kalkmadığı fakat 2025’e kıyasla daha öngörülebilir bir denge zemininin oluştuğu bir geçiş yılı olarak öne çıkacağını kaydetti.

Raporda yapay zekâ, savunma sanayii, enerji dönüşümü ve kritik tedarik zincirleri gibi alanlarda süren yatırımlar, 2026’yı yalnızca bir normalleşme yılı değil, küresel ekonomik ve ticari mimarinin yeniden tanımlandığı bir yapılandırma dönemi haline getirdiği vurgulandı. 2026 yıl sonu enflasyon öngörüsü Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın, 2026 yılında da para politikası kararlarını 8 toplantı üzerinden şekillendirmeyi planlandığını hatırlatılan raporda, aralık ayı enflasyon verisinin piyasa beklentilerinin altında gerçekleşmesi ve yılın başında devreye alınan destekleyici vergi politikası, Ocak 2026 PPK toplantısında politika faizinde 150bp (Piyasa Beklentisi) ve üzeri bir indirim beklentisini (Global Menkul: 200bp) güçlendirdiğine yer verildi.

Global Menkul Değerler’in 2026 yılı sonu için politika faizi öngörüsü ise 1000 baz puanlık indirimle yüzde 28 olarak gerçekleşmesi yönünde.

Bu çerçevede, 2026 yılı sonunda yıllık TÜFE’nin ise yüzde 23,4 seviyesinde oluşacağını öngören Global Menkul Değerler, raporda şu ifadelere yer verdi: “Tahminimizi, dezenflasyon sürecinin ilk aşamasında kaydedilen hızlı iyileşmenin ardından, ikinci aşamada gıda ve konut gibi fiyatlama ataleti yüksek kalemlerdeki yapışkanlığın daha belirleyici olacağı varsayımı üzerine kuruyoruz.

Çekirdek göstergelerin son aylarda sınırlı bir iyileşme sergilemesi ve arındırılmış ana eğilim göstergelerinin aylık yaklaşık %2 seviyesinde seyretmesi, 2025’te %40 seviyelerinden %31’in altına gerileyen enflasyonun, 2026 boyunca %30’lu seviyelerden %20’li seviyelere geçişte daha yavaş ve kademeli bir patika izleyeceğine işaret etmektedir.

Hizmet enflasyonundaki katılık ve gıda fiyatlarındaki oynaklık, dezenflasyon sürecinin hızını sınırlayan ana unsurlar olarak öne çıkmaktadır.

Risk unsuru olarak, 2026 yılında zirai don kaynaklı arz şoklarının yeniden yaşanmayacağını baz senaryomuzda varsayıyoruz.

Bununla birlikte, tarımsal üretimi ve gıda fiyatlarını doğrudan etkileyebilecek bu tür hava koşullarının, gerçekleşmesi halinde enflasyon beklentilerini kısa sürede yukarı yönlü revize edebilecek önemli bir risk faktörü olmaya devam ettiğini göz ardı etmiyoruz.” Borsa İstanbul’da yüzde 45 potansiyel Global Menkul Değerler, BİST değerlendirmelerinde de dezenflasyon süreci, politika faizi adımları ve büyüme faktörünün belirleyici olacağına işaret etti.

Raporda, 2026 başından itibaren BIST lehine gelişen olumlu hava, son dönemde yaşanan normalleşme neticesinde 5 Yıllık CDS risk priminde yaşanan düşüş, ve kar büyüme beklentileri ışığında 7,1x seviyesinde bir F/K çarpanının BIST100 için adil düzey olduğunun hesaplandığı belirtildi.

Bu çarpan ve öngörülen kar artışının, endeks için 16.600 seviyesine işaret ettiğine değinilen raporda, bu hedefin hem tarihsel çarpan ortalamalarıyla hem de hisse bazlı endeks projeksiyonlarıyla uyumlu göründüğüne ve BIST100 beklentisinin 2025 yılı sonuna göre yüzde 45 artış potansiyeline işaret ettiğine yer verildi.

Model portföy Raporda Global Menkul Değerler’in 2026 yılı model portföyü de yer aldı.

Ortaya çıkan makroekonomik görünüm ve küresel konjonktür çerçevesinde, 2026 stratejilerini dezenflasyon süreci ve kademeli faiz indirimi beklentileri ekseninde şekillendirdiğini anlatan Global Menkul Değerler, şu ifadelere yer verdi: “Bu doğrultuda, ‘bankacılık, GYO, çimento, enerji, perakende gıda, taahhüt, petrol, holding’ beğendiğimiz sektörler olarak öne çıkarken; daha düşük faiz ortamı, faiz marjında iyileşme, reel olarak istikrarlı kur görünümü, belirleyici küresel ekonomilerde eğilim/öngörü/ekonomi politikaları, ihracat pazarlarında görünüm ve cazip çarpanlar tercihlerimizi belirleyici ana unsurlar olmaktadır. 2026 yılı için Uzun Vadeli Model Portföyümüzde beğendiğimiz hisseler ise aşağıdaki gibidir: • Akbank (AKBNK): Güçlü sermaye yeterliliği ve yüksek likidite • Astor Enerji (ASTOR): Yüksek sipariş görünürlüğü ve ihracat odaklı büyüme • Çimsa (CIMSA): Yüksek marjlı ürünler ve küresel yatırımlarla defansif oyuncu • Emlak Konut GYO (EKGYO): Faiz düşüşüne duyarlı güçlü arsa ve konut portföyü • Enka İnşaat (ENKAI): Yüksek net nakit ve uzun vadeli iş yükü, öngörülebilir karlılık • Koç Holding (KCHOL): Çeşitlendirilmiş portföy yapısı ve istikrarlı nakit üretimi • Migros (MGROS): Operasyonel verimlilik yatırımları ve güçlü online satışları • Tupras (TUPRS): Güçlü rafineri marjları, yüksek karlılık ve FAVÖK.”

İlgili Sitenin Haberleri