Haber Detayı

Alışkanlık mı, sağlık sinyali mi? Gece acıkıyorsanız dikkat!
Bilgi haberturk.com
15/01/2026 23:18 (16 saat önce)

Alışkanlık mı, sağlık sinyali mi? Gece acıkıyorsanız dikkat!

Gece geç saatlerde artan açlık hissi, birçok kişinin kilo kontrolünü zorlaştıran en önemli faktörlerden biri. Peki bu isteğin kaynağı gerçekten fiziksel açlık mı, yoksa duygusal bir refleks mi? İşte detaylar...

Akşam yemeğinden saatler sonra gelen atıştırma isteği sadece bir alışkanlık mı, yoksa sağlık açısından bir uyarı mı?

Gece sık acıkmanın nedenleri ve bu durumu önlemenin yolları merak ediliyor.

AÇLIK SADECE FİZYOLOJİK DEĞİLDİR Açlık, temel olarak vücudun yaşamını sürdürebilmesi için enerjiye ve besin öğelerine ihtiyaç duymasıdır.

Ancak her açlık hissi fiziksel nedenlere dayanmaz. Üzüntü, stres, can sıkıntısı ya da mutluluk gibi duygular da kişiyi yemek yemeye yönlendirebilir.

Bu durum, ihtiyaçtan fazla kalori alımına yol açarak kilo kontrolünü zorlaştırabilir. Özellikle gece saatlerinde ortaya çıkan açlık hissi birçok kişinin ortak problemidir.

Uykudan uyanıp mutfağa yönelme davranışı, çoğu zaman alışkanlık veya dengesiz beslenmenin bir sonucudur.

GECE AÇLIĞININ OLASI NEDENLERİ Gün içinde kilo verme veya sağlıklı beslenme amacıyla öğünleri kısıtlamak, vücudun günlük enerji ihtiyacını karşılamaya yetmeyebilir.

Sabah ve öğle öğünlerinde yetersiz beslenen vücut, günün sonunda bu açığı kapatmak ister ve bu durum gece atıştırmalarına neden olur.

Akşam yemeğinin çok erken saatlerde yenmesi de gece açlığını tetikleyebilir. Örneğin saat 17.00 civarında tüketilen bir akşam yemeğinden sonra uzun süre aç kalınırsa, vücut yeni bir enerji arayışına girer.

Bu durumda ya akşam yemeği saati uyku saatine daha yakın planlanmalı ya da kan şekerini ani yükseltmeyecek küçük bir ara öğün tercih edilmelidir.

Cacık, ayran gibi protein ve karbonhidrat içeren besinler bu noktada iyi bir seçenek olabilir. ÖĞÜN ATLAMAK VE YETERSİZ BESLENME Yoğun gün temposunda öğün atlamak, çay-kahveyle günü geçirmek sık yapılan hatalardandır.

Ancak her bedenin düzenli beslenmeye ihtiyacı vardır.

Gün içinde yeterli enerji alınmazsa, vücut gece saatlerinde bu eksikliği telafi etmeye çalışır.

Ayrıca susuzluk hissi çoğu zaman açlıkla karıştırılır.

Yeterli beslendiğiniz halde açlık hissi devam ediyorsa, önce bir bardak su içip vücudunuzu gözlemlemek faydalı olabilir.

DUYGUSAL AÇLIK VE GECE ATIŞTIRMALARI Stres, üzüntü ya da mutluluk gibi duygular yemek yeme isteğini artırabilir.

Kimi zaman mutsuzken kendini rahatlatmak, kimi zaman mutlu bir anı kutlamak için yemek bir araç haline gelir.

Bu tür duygusal yeme davranışları genellikle gece saatlerinde, yalnız kalındığında daha belirgin hale gelir.

Bu alışkanlıklarla baş edilemiyorsa, kişinin kendini suçlaması yerine profesyonel destek alması önemlidir.

Diyabet gibi metabolik hastalıklar söz konusuysa, durum irade kontrolünün ötesine geçebilir ve mutlaka doktor ile diyetisyen eşliğinde ilerlenmelidir.

GECE YEME ALIŞKANLIĞININ SAĞLIĞA ETKİLERİ Gece atıştırmaları hücre yenilenmesini olumsuz etkiler.

İnsülin salınımının devam etmesi yağlanmayı artırır, kilo kontrolünü zorlaştırır ve vücutta inflamasyona yol açabilir.

Bunun sonucunda tansiyon yükselir, kalp-damar hastalıkları gibi kronik rahatsızlıkların riski artar.

Her yemek yeme isteği gerçek açlıktan kaynaklanmaz.

Gerçek açlık, midedeki boşluk hissi, kazınma gibi fiziksel belirtilerle kendini gösterir.

Fiziksel açlık yoksa, bu durum çoğu zaman alışkanlık veya duygusal nedenlere bağlıdır.

AÇLIĞI KONTROL ALTINA ALMANIN YOLLARI Ani açlık dalgalanmalarını önlemek için öğünler az ama sık aralıklarla tüketilebilir.

Protein ağırlıklı ve düzenli bir beslenme planı, gece oluşan iştahın kontrol edilmesine yardımcı olur.

Lif içeren besinler uzun süre tokluk sağlar. Çözünmeyen lifler, sindirilmeden bağırsaklardan geçerek sindirim sistemini düzenler. Çözünür lifler ise suyla jel kıvamına gelir, bağırsak bakterileri için besin olur ve mide doluluk hissi yaratır.

Protein, tüm makro besinler arasında en uzun süre tok tutan besin ögesidir.

Kas kütlesini destekler, termik etkisi yüksektir ve yağ olarak depolanması zordur.

Günlük protein ihtiyacı, kilogram başına yaklaşık 0,8–1,2 gram arasında değişir.

SU TÜKETİMİ, STRES VE EGZERSİZİN ROLÜ Yeterli su tüketimi, açlıkla karışan susuzluk hissini önler ve fiziksel tokluk sağlar.

Günlük 2–3 litre su genellikle yeterlidir; ancak aşırı tüketim elektrolit dengesini bozabileceğinden dikkatli olunmalıdır.

Stres yönetimi de açlık kontrolünde önemlidir.

Meditasyon, nefes egzersizleri ve düzenli egzersiz hem ruh sağlığını destekler hem de iştahın dengelenmesine yardımcı olur.

Egzersize verilen bireysel tepkiler gözlemlenmeli ve beslenme alışkanlıkları buna göre düzenlenmelidir.

Görsel Kaynak: shutterstock

İlgili Sitenin Haberleri