Haber Detayı

Uzmanlara göre doğum oranlarının düştüğü Arap dünyasında genç nüfus azalıyor
Güncel haberler.com
16/01/2026 12:09 (3 saat önce)

Uzmanlara göre doğum oranlarının düştüğü Arap dünyasında genç nüfus azalıyor

Uzmanlar, Arap ülkelerinde son yıllarda doğum oranlarında görülen dikkat çekici gerilemenin "nüfusun yaşlanması" başta olmak üzere birtakım sorunları da beraberinde getirdiğini ifade ediyor.

Uzmanlar, Arap ülkelerinde son yıllarda doğum oranlarında görülen dikkat çekici gerilemenin "nüfusun yaşlanması" başta olmak üzere birtakım sorunları da beraberinde getirdiğini ifade ediyor.Güncel istatistiklere göre, Arap ülkelerindeki doğum oranında gözle görülür bir gerileme yaşanıyor.Suudi Arabistan'da 2017'de 465 bin yeni doğum sayısı, 2022'de 417 bine geriledi.

Suudi Arabistan İstatistik Kurumu verilerine göre bu rakam, 6 yılda yüzde 10'u aşan bir düşüş anlamına geliyor.Ülkede yayımlanan El-İktisadiye ekonomi gazetesi Dünya Bankası verilerine dayanarak ülkede 1980'de her 1000 kişi başına 44 olan doğum oranının 2023'te 16'ya düştüğünü aktardı.Mısır'da ise Kamu Seferberliği ve İstatistik Merkezi Ajansının Ağustos 2025'te yaptığı açıklamada, 2024 yılı sonunda doğum sayısının 1 milyon 998 bine gerilediği, bunun 2023'e kıyasla 77 binlik (yüzde 3,8) bir düşüş olduğuna işaret edildi.Lübnan'da 2019'da patlak veren ekonomik krizin ardından 2020-2023 yılları arasında doğum oranlarında yüzde 39,8 düşüş kaydedildi.

Lübnan'da yayımlanan En-Nahar gazetesinin 2024'te aktardığı tahminlere göre bu dönemde 271 bin 913 doğum gerçekleşirken, 2016-2019 arasında bu sayı 354 bin 866 olarak kayıtlara geçti.Tunus'ta Ulusal İstatistik Enstitüsünün Eylül 2025'te yayımladığı rapora göre, 2023'te 147 bin 242 olan doğum sayısı bir yıl sonra yüzde 10'luk düşüşle 133 bin 322'ye geriledi.Birleşmiş Milletlerin (BM) 17 Aralık 2025'te yayımlanan Küresel Nüfus Beklentileri raporu da 2025 yılı itibarıyla Arap ülkeleri arasında nüfus artış hızlarında belirgin farklılıklar olduğunu ortaya koydu.Rapora göre Mısır 2,45 milyon doğumla ilk sırada yer alırken onu 1,40 milyonla Yemen ve 1,18 milyonla Irak izledi.

Cezayir de 855 bin doğumla dördüncü sırada yer aldı.Buna göre Fas'ta 619 bin, Suriye'de 601 bin, Suudi Arabistan'da 564 bin, Ürdün'de 232 bin, Tunus'ta 160 bin, Filistin'de 144 bin, Libya'da 120 bin, Birleşik Arap Emirlikleri'nde 114 bin, Lübnan'da 92 bin, Umman'da 90 bin doğum gerçekleşti.Kuveyt'te doğum sayısı yaklaşık 48 bin, Katar'da 29 bin, Bahreyn'de ise 10 bin olarak kayda geçti.Konunun uzmanları, AA muhabirine Arap ülkelerindeki doğum oranlarında yaşanan bu belirgin düşüşün muhtemel nedenlerini ve sonuçlarını değerlendirdi.Doğum oranlarındaki düşüşün sebepleriTunuslu sosyoloji profesörü Mehdi Mebruk, Arap dünyasındaki doğum oranlarındaki düşüşün pek çok sebebi olduğunu; farklı koşullara sahip Arap toplumları için tek bir sebep söylenemeyeceğini ifade etti.Mısır'daki koşulların Suudi Arabistan veya Tunus'a göre tamamen farklı olduğuna işaret eden Mebruk, 1960'larda Batı toplumlarında başlayan demografik değişimlerin şu anda farklı biçim ve bağlamlarda Arap toplumlarında görüldüğünü belirtti.Arap dünyasındaki doğum oranlarının düşüş nedenlerine ilişkin ise Mebruk, şunları söyledi: "Bunu modernleşmenin bir göstergesi olarak görenler var.

Geniş aileden, asgari sayıda çocukla yetinen çekirdek aileye geçiş söz konusu.

Çünkü çocuk sahibi olmak, bazı bireylerin gözünde mutluluklarını kısıtlayan bir yük olarak algılanıyor.Küresel ölçekte, yalnızca maddi sıkıntılar nedeniyle değil çocukların nasıl bir bakım ve ilgi göreceğine dair bilincin artmasıyla da asgari sayıda çocukla yetinme eğilimi var.

Arap toplumları, genç nüfus aşamasından yaşlanan nüfus aşamasına geçebilir.

Bu da dışarıdan istihdamı ve yaşlıların yalnızlığını beraberinde getirebilir."Toplumsal refahtan, nüfusun yaşlanmasına geçilebilirArap toplumlarının "toplumsal refahtan nüfusun yaşlanmasına" geçişi konusunda uyarıda bulunan Mebruk, Tunus'un, doğum oranının yüzde 2'nin altına düşerek yaşlanan nüfus eşiğine yıllar önce girdiğine dikkati çekti.Gelecek yıllarda Mısır ve Suudi Arabistan'ın da genç nüfus aşamasından yaşlanan nüfus aşamasına geçebileceğine işaret eden Mebruk, bunun iş gücü yapısını etkileyebileceği hatta Tunus ve Fas gibi daha önce bu yolu izlememiş ülkelerin bile yabancı iş gücüne daha fazla ihtiyaç duyabileceğini vurguladı.Ayrıca kuşak devamlılığının zayıflamasıyla yaşlıların yalnızlaşacağının altını çizen Mebruk, yaşlı bakım kurumları ve "yaşam asistanlığına" benzer mesleklerin Batı'daki gibi yaygınlaşacabileceğini kaydetti."Doğum oranlarındaki düşüş doğal bir durum"Nüfus, demografi ve göç çalışmaları uzmanı Mısırlı akademisyen Eymen Zehri ise "Doğum oranlarındaki gerileme, olumlu ve doğal bir durum olarak değerlendirilebilir çünkü bu bir tür modernleşme varlığı anlamına geliyor." görüşünü dile getirdi.Zehri, "Medeniyet ve insanın gelişimiyle birlikte bireyselliğin ortaya çıkması, evlilik ve çocuk sahibi olma eğiliminin azalması doğal." diyerek eşlerin ilgisinin, çocuk sayısından çok onları daha iyi yetiştirme kalitesine odaklandığını ve bunun da olumsuz bir şey olmadığını söyledi.Mısırlı uzman, Arap ülkelerinde halihazırda gözlemlenen düşüşün çok kritik seviyede olmadığını savunarak bu düşüşün nüfus yaşlanmasına etkisinin uzun vadede görülebileceğini, etkisinin ortaya çıkması için yaklaşık 30 yıl gerektiğini aktardı.Ekonomi üzerindeki çift taraflı etkisiMısır Yasama ve Ekonomi Derneği üyesi, uluslararası ekonomi profesörü Ali el-İdrisi ise Arap dünyasında doğum oranlarının düşmesinin "artık yeni bir olay olmadığını aksine Arap ailesinin ekonomik ve sosyal davranışlarında derin bir değişikliği yansıtan belirgin bir demografik dönüşüm" olduğunu kaydetti.İdrisi, bu düşüşün halihazırdaki etkilerinin görece sınırlı olduğunu belirterek bununla birlikte ekonomi, büyüme ve iş gücü piyasası üzerinde gelecekte büyük yansımaları olacağını dile getirdi.Bu durumun olumlu ve olumsuz çift taraflı etkisi olacağını kaydeden İdrisi, üretkenlik, bilgi ve teknoloji temelli bir ekonominin yeniden inşa edilme fırsatı, eğitim ve sağlık hizmetleri üzerindeki yükün hafiflemesi ve kişi başına düşen kamu harcamalarının artırılması açısından olumlu bir etkisi olacağını belirtti.İdrisi, buna karşın eğer herhangi bir planlama yapılmazsa ileride iş gücü sıkıntısı, artan bakıma muhtaç nüfus yükü ve emeklilik, sigorta ile sağlık giderlerinin yükselmesiyle ekonominin bazı olumsuz yönlerle karşı karşıya kalacağını ifade etti.Arap toplumlarının kapasitesi doğrultusunda keskin nüfus yaşlanması önlenmeliGeleceğin, doğum teşvikiyle ya da piyasa ve toplum bağlamında değerlendirilmemesi gerektiğini bilakis demografik dönüşümün akıllı ve dengeli şekilde yönetilmesi gerektiğini vurgulayan İdrisi, şunları söyledi: "Bunun, resmi politika kararları gerektirdiğini düşünüyorum.

Arap toplumlarının yetenekleri, kapasitesi ve kaynakları doğrultusunda, keskin nüfus yaşlanmasını önlememiz gerekir çünkü, bunun sosyal, insani ve değerler açısından maliyeti çok yüksek olur.Çok sayıda çocuk sahibi olmaktan değil orta yolu tutmaktan yanayım.

Nüfus yaşlanmasını, yalnızlık duygularını ve iş gücü ithalatını önlemek için aile planlamasına yönelinmez.

Bununla birlikte çoğu zaman çocukların ihmaline yol açtığı için çok kalabalık ailelerden de kaçınılır."

İlgili Sitenin Haberleri