Haber Detayı

Kaliteli uyku ölüm riskini düşürüyor: 2-4 yıl daha uzun ve sağlıklı yaşam mümkün
Yaşam cumhuriyet.com.tr
16/01/2026 15:53 (1 saat önce)

Kaliteli uyku ölüm riskini düşürüyor: 2-4 yıl daha uzun ve sağlıklı yaşam mümkün

Yeni bir analiz, uykunun yalnızca dinlenmekle ilgili olmadığını; yaşam süresiyle de doğrudan ilişkili olabileceğini ortaya koydu. 47 milyon gecelik uyku verisini inceleyen araştırma, özellikle düzenli uyku saatlerinin ölüm riskinde belirgin düşüşle bağlantılı olduğunu gösterdi.

Vitality ile London School of Economics and Political Science (LSE) işbirliğiyle yürütülen geniş kapsamlı analizde, 47 milyon gecelik takipli uyku verisi uzun vadeli sağlık sonuçlarıyla birlikte değerlendirildi.

Araştırmacılar, benzer yaş, cinsiyet ve sağlık profiline sahip bireyleri karşılaştırarak uyku süresi ve uyku düzeninin ölüm riskiyle ilişkisini modelledi.

Çalışma, “iyi uyku”nun yalnızca kaç saat uyunduğuyla değil, uykunun ne kadar düzenli olduğu ile de yakından bağlantılı olduğunu ortaya koydu. 47 MİLYON GECELİK VERİ: SÜRE KADAR DÜZEN DE BELİRLEYİCİ Araştırmada, Vitality üyelerinin takip edilen uyku kayıtları üzerinden büyük bir veri havuzu oluşturuldu.

Bu veriler, uzun vadeli sağlık sonuçlarıyla ilişkilendirilerek uyku alışkanlıklarının yaşam süresine etkisi incelendi.

Analizde, hayatını kaybeden Vitality üyeleri ile benzer yaş, cinsiyet ve sağlık profiline sahip ancak yaşamını sürdüren kişiler karşılaştırıldı.

Bu yöntemle araştırmacılar, uyku alışkanlıklarındaki farkların ölüm riskiyle nasıl bağlantılı olabileceğini ortaya koymayı amaçladı.

Elde edilen sonuçlar, “iyi uyuyanlar” ile “kötü uyuyanlar” arasında belirgin bir ayrışmaya işaret etti.

EN GÜÇLÜ ETKİ: DÜZENLİ UYKU SAATLERİ Araştırmaya göre yalnızca uyku süresi, ölüm riskinde yaklaşık yüzde 4’lük bir azalmayla ilişkilendirildi.

Ancak uyku düzeni — yani her gece benzer saatlerde yatıp kalkmak — çok daha güçlü bir ilişki gösterdi.

Analiz, uyku düzeninin tek başına değerlendirildiğinde ölüm riskini yaklaşık yüzde 31 oranında azaltabilecek bir etkiyle bağlantılı olduğunu ortaya koydu.

Bu bulgu, “uykunun kalitesi” kadar “uykunun ritmi”nin de sağlık açısından kritik olabileceğini düşündürdü.

Araştırmacılar, düzenli bir yatış saatinin biyolojik saat (sirkadiyen ritim) üzerindeki etkisine dikkat çekerek, düzensiz uyku alışkanlıklarının vücut sistemlerinde daha geniş çaplı bir stres yaratabileceğini vurguladı. “7 SAATİN ÜSTÜ + AYNI SAATTE YATMAK” ÖLÜM RİSKİNİ AZALTABİLİR Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri, uyku süresi ve düzeninin birlikte ele alındığında etkisinin daha görünür hale gelmesi oldu.

Buna göre, her gece 7 saatin üzerinde uyumaya başlayan ve istikrarlı bir yatış saati sürdüren bir kişinin, 7 saatin altında uyuyan ve düzensiz saatlerde yatan kişilere kıyasla ölüm riskini yaklaşık yüzde 24 oranında azaltabileceği öne sürüldü.

Araştırma, tek başına “daha fazla uyumak” kadar, bu uykuyu “düzenli bir ritme oturtmanın” da belirleyici olabileceğine işaret ediyor. 2 İLA 4 YIL DAHA UZUN YAŞAM İHTİMALİ Analizde, farklı ülkelerdeki mevcut yaşam beklentileri üzerinden olası kazanımlar da değerlendirildi.

Buna göre araştırmacılar, daha iyi uyku alışkanlıklarının yaşam süresine etkisinin yaklaşık 2 ila 4 yıl ek kazanç anlamına gelebileceğini belirtti.

Çalışmada verilen yaşam beklentisi aralıkları şöyle aktarıldı: Erkekler için: 76–82 yıl Kadınlar için: 81–87 yıl Bu aralıkların Birleşik Krallık, ABD, Avustralya ve Avrupa’nın büyük bölümü gibi ülkeleri kapsadığı belirtildi.

Araştırmacılar ayrıca, eklenen yılların yalnızca “daha uzun” değil, aynı zamanda “daha sağlıklı” yıllar olmasının muhtemel olduğunu ifade etti.

Çalışmaya göre iyi uyku alışkanlıkları ne kadar erken kazanılırsa, yaşam boyu etkisi o kadar güçleniyor.

UYKU: BESLENME VE EGZERSİZLE AYNI “LİGDE” DEĞERLENDİRİLİYOR Araştırmacılar, uyku düzeninin etkisinin büyüklüğünü; uzun yaşam üzerinde etkili olduğu bilinen diğer temel faktörlerle kıyasladı.

Buna göre iyi uyku alışkanlıklarının, beslenme, egzersiz, vücut ağırlığı ve tansiyon gibi uzun yaşamın ana belirleyicileriyle benzer ölçekte önem taşıyabileceği ifade edildi.

Bu yaklaşım, uykuya yönelik tartışmalarda “günlük alışkanlık” düzeyinde görülen konunun, daha geniş bir sağlık politikası alanına taşınması gerektiğini savunan görüşleri güçlendiriyor.

EKONOMİK ETKİSİ DE VAR: HASTANE BAŞVURULARI AZALIYOR Araştırma, uyku düzeninin sağlık sistemi üzerindeki mali etkilerine de dikkat çekti.

Buna göre daha sağlıklı uyku alışkanlıkları, hastane başvurularında düşüşle ilişkilendirildi ve kişi başına yılda 287 dolara kadar sağlık harcaması tasarrufu sağlayabileceği aktarıldı.

Bu bulgu, uykunun yalnızca bireysel bir “iyi hissetme” meselesi değil, sağlık harcamalarını etkileyen bir değişken olabileceğini gösteriyor.

İlgili Sitenin Haberleri