Haber Detayı
4 yaşındaki Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin davada yeni gelişme: O isim tutuklandı!
Ağrı'da minik Leyla'nın ölümüyle ilgili Yargıtay'ın bozma kararının ardından 7 sanık yeniden hakim karşısına çıktı.
Ağrı'da 2018 yılında kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin dava süreci, Yargıtay'ın daha önce verilen beraat kararlarını bozmasıyla yeniden başladı.Yargılanan 7 sanık bugün gerçekleştirilen duruşmada hazır bulundu.
Tanıkların dinlenmesinin ve verilen öğle arasının ardından sanıkların ifadelerine geçildi.ANNE ŞÜKRAN AYDEMİR KANADA'DAN KATILACAKDuruşmada söz alan Anne Şükran Aydemir'in avukatı Erdoğan Tunç, dosyadaki delil durumuna dikkat çekerek tutuklama talebinde bulundu.
Tunç, mahkemede şunları kaydetti: "Okunan ve dinlenen tanık beyanlarıyla ilgili söyleyeceğimiz bir husus yoktur.
Dosyanın geldiği aşama itibarıyla, sanıklar hakkında atılı suçların gerçekleştiği yönündeki tüm belgelerin daha da netleştiğini görüyoruz.
Sanıkların yurt dışı bağlantıları olması nedeniyle kaçma şüphesi bulunmaktadır.
Ayrıca sanıkların ve yakınlarının, diğer sanıklar ve şüpheliler üzerinde etki etme ihtimali göz önünde bulundurularak tutuklanmalarını talep ediyoruz.
Katılan anne Şükran Aydemir'in Kanada'da yaşaması nedeniyle duruşmaya katılamadığını belirtmek isteriz.
Bu nedenle bir sonraki duruşmanın Kanada Konsolosluğu aracılığıyla yapılmasını talep ediyoruz"Sanıklar Ayşe Artam ve Yıldırım Artam beraatlerini isterken, sanık Besim Dursun savunmasında dikkat çekici bir iddiayı gündeme getirdi.
Olayla ilgisinin olmadığını belirten Dursun, baba Nihat Aydemir'in geçmişte yaşadığı bir olayı şu sözlerle anlattı: "Bu işle alakamız yoktur.
Mağdur edildik, beraatimizi istiyoruz.
Polis nezaretine gittiğimizde Yusuf imza atarken 'İtiraf mı ettiler acaba?' diye sordu.
Bu cümleyi neden kullandığını bilmiyorum.
Baba Nihat, 25 yıl önce evlenmişti ve ayrılmıştı.
Kadın ayrıldığında hamileydi.
Bebek Nihat'a gönderildi.
Çocuk geldikten birkaç gün sonra vefat etti. 'Bunu defnedeceğiz' dediler, biz de defnedilmesine yardım ettik.
Nihat'ın babası Nadir vardı, yani bebeğin dedesi.
Kucağında kefene sarılı bir bebek vardı.
Sordum, 'Bebek öldü, defnetmeye götürüyorum' dedi.
Ben de onunla birlikte gittim.
Defnettik.
Bebek kızdı galiba"Sanık Mehmet Ali Aydemir ise "Suçsuzum. 8 yıldır yargılanıyoruz.
Bu olayla hiçbir alakam yoktur.
Beraatimi talep ediyorum" şeklinde konuştu.
Diğer sanıklar Musa Aydemir ve Hatun Dursun da suçlamaları reddederek beraatlerini talep etti.İNTERNET NEDEN KAPALIYDI?Mahkeme başkanı, sanık Yusuf Aydemir'i telefon kayıtları ve ağabeyi ile olan ilişkisi üzerinden sorguladı.
Başkanın, "Leyla'nın kaybolduğu günden bulunduğu zamana kadar telefonunuzun interneti kapalı.
Tuşlu telefon kullandığınızı söylediniz ancak elinizde akıllı telefon bulunduğuna dair fotoğraflar var.
Abiniz Nihat Aydemir'le aranızda bir probleminiz var mıydı?
Sizin dışınızdaki herkes aranızda problem olduğunu söylüyor" sorusuna Yusuf Aydemir şu yanıtı verdi:"Suçum günahım yoktur, beraatimi istiyorum.
Bana iftira atıldı.
Keşke katil bulunsaydı.
Telefonumun internetinin kapalı olması, internetimin bitmiş olmasından kaynaklanmış olabilir.
Ağrı merkeze jandarmayla birlikte geldik.
Traktörle yukarıya gitmemin nedeni, Leyla'nın başka bir yerde bulunduğunu duymuş olmamdı.
Bu nedenle oraya gittim.
Daha sonra tekrar Leyla'nın bulunduğu yere geldim.
Nihat Aydemir'le aramızda herhangi bir husumet yoktur.
Şüphelendiğim hiç kimse yoktur, olsaydı söylerdim."Yusuf Aydemir, Besim Dursun'un bahsettiği geçmişteki bebek ölümü iddiasını da doğrulayarak, "Abim Nihat Aydemir, yaklaşık 25 yıl önce evlendi.
Resmî bir evlilik değildi.
Anlaşamadılar.
Doğumdan sonra bebeği gönderdiler.
Bebek emzirilmemiş, mama verilmiş.
Hastalanmış ve vefat etmiş.
O dönemde bu tür durumlar devlete bildirilmiyordu.
Bildirim yapılmadan defnedildi" ifadelerini kullandı.YUSUF AYDEMİR TUTUKLANDIDuruşma sonunda tanık Ahmer Erdoğan'ın gelecek celse dinlenmesine karar verildi.
Mahkeme heyeti, mevcut delil durumunu değerlendirerek sanık Yusuf Aydemir hakkında "kasten öldürme" suçuna ilişkin kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu ve kaçma şüphesi olduğu gerekçesiyle tutuklama kararı verdi.Dosyanın incelemesi 12 Şubat 2026 ve 10 Mart 2026 tarihlerinde yapılacak.
Bir sonraki duruşma ise 10 Nisan 2026 tarihine ertelendi.