Haber Detayı

Kadına şiddete karşı sessiz çığlık: 'Adımı Hatırla'
Güncel odatv.com
16/01/2026 16:35 (1 saat önce)

Kadına şiddete karşı sessiz çığlık: 'Adımı Hatırla'

Kadın şiddeti ve cinayetlerden esinlenen “Adımı Hatırla” tiyatro oyunu, 8 kadın 2 erkekten oluşan ekiple Ortaköy Kültür Merkezi'nde sahnelendi. Yönetmen Tuğçe Tanış, oyun ve kadınların yaşadığı zorluklar hakkında Odatv'ye konuştu.

İstanbul’da bulunan Ortaköy Kültür Merkezi sahnesinde sergilenen yapım “Adımı Hatırla”, yönetmen Tuğçe Tanış’ın öncülüğünde kadın şiddeti ve cinayetlerine karşı toplumsal duyarlılığa dikkat çekti. 19 Kasım ve 10 Aralık’ta sahne alan oyunun 10 kişilik ekibinde 8 kadın ve 2 erkek oyuncu yer aldı.

Oyun, gerçek hayattan esinlenen hikayelerle izleyiciyle buluştu.Oyunun ortaya çıkış süreci, ekip üyelerinin “Ne anlatmak isterdin?” sorusuyla başladı.

Kadın ağırlıklı ekip, Türkiye’de ve dünyada kadın olmanın zorluklarına, kadına yönelik şiddetin artışına ve bu konudaki yetersiz önlemlere odaklandı.

Her oyuncu, gazetelerde, TV’lerde ve haberlerde yer almış gerçek kadın hikayelerini temel alarak metinler hazırladı.

İsimler değiştirilerek ailelerin mahremiyeti korundu; Çilem Doğan’ın nefsi müdafaa hikayesi, Şule Çet cinayeti, Saadet Özkan’ın taciz ifşası gibi kamuoyunda bilinen olaylar oyuna uyarlandı.GELİRLER BAĞIŞLANACAKPremierini Kadın Yüzler Festivali’nde yapan oyun, bu sezonda 19 Kasım ve 10 Aralık’ta (İnsan Hakları Günü’nde) seyirciyle buluştu. 19 Aralık 2025’te Afife Jale Ortaköy Kültür Merkezi’nde sahnelenen oyunun her ay düzenli gösterimlerle devam etmesi planlanıyor.

Tamamen gönüllü bir ekip tarafından hazırlanan yapım, sahne masrafları dışındaki gelirleri şiddet gören kadınlara destek için bağışlayacak.5 ŞUBAT'TA BOA SAHNE'DEÖte yandan oyun, 5 Şubat'ta da Boa Sahne'de oynanacak.YÖNETMEN TUĞÇE TANIŞ, ODATV’YE KONUŞTUProvaların kendilerini derinden etkilediğini belirterek, “Durum sandığımızdan çok daha vahim” diyen Tanış, “Adımı Hatırla” adlı oyun hakkında Odatv’ye konuştu.

Verdiği röportajda özellikle kadınların yaşadığı zorluklara değinen Tanış, şu açıklamalarda bulundu:Oyunun hikayesi oyunculara yönelttiğim “Ne anlatmak isterdin?” sorusuyla başladı.

Kadın ağırlıklı ekibimiz var.

Türkiye’de ve dünyada kadın olmanın zorluklarına, kadına yönelik şiddetin artışına ve bu konudaki yetersiz önlemlere odaklandık.

Her oyuncu, gazete, televizyon ve haberlerde yer almış gerçek kadın hikayelerini temel alarak metinler hazırladı.

Hikayedeki İsimleri değiştirerek ailelerin mahremiyeti koruduk.OYUNUN GELİRİ ŞİDDET MAĞDURU KADINLARA BAĞIŞLANIYORPrömiyerini II.

Kadın Yüzler Festivali’nde yapan oyunumuz, 2025-2026 sezonunda 19 Kasım ve 10 Aralık’ta (İnsan Hakları Günü’nde) seyirciyle buluştu. 19 Aralık 2025’te Ortaköy Kültür Merkezi Afife Jale Sahnesi’nde sahnelenen oyunun her ay düzenli gösterimlerle devam etmesi planlanıyor.

Tamamen gönüllü bir ekip tarafından hazırlanan yapım, sahne masrafları dışındaki gelirleri şiddet gören kadınlara destek için bağışlayacak.HİKAYE NASIL ÇIKTIToplam on kişilik bir ekip; 8 kadın ve iki erkekten oluşuyor.

Hikaye “Seyirciye bir şey anlatacak olsan ne anlatırdın?

Nasıl bir derdin var?

Seni ne rahatsız ediyor?

Soruları ile oluştu.Ekipte sekiz tane kadın oyuncu olunca konu ister istemez dünyada kadın olmak, bu ülkede kadın olmak meselesine odaklandı.

Kadına yönelik şiddetin artması ve bu konudaki yetersizlikleri merkeze aldık.

Her oyuncu, kamuoyuna mal olmuş ve tepki uyandırmış bir kadın hikayeyle geldi.'OYUNDAN ELDE EDİLEN GELİR YARDIMA İHTİYACI OLAN KADINLARA AKTARILACAK'Kadınlara yönelik şiddet haberlerini her gün görmekteyiz. "Bu da olmuş çok üzüldüm” deyip geçebiliyoruz.

Ancak 60dakika boyunca bu hikayelere maruz kalmak, bu hikayeleri dinliyor olmak seyircide başka bir etki yaratıyor.

İlk oyunumuzda bu gerçekliği fark edince oynamaya devam etmeliyiz diye düşündük.

Bir kişide bile farkındalık yaratsak bizim için çok kıymetli olur;Oyunda bana yardım edin hareketini kullanıyoruz İzleyenlerden gelen geri bildirimlerde daha önce bu hareketi bilmeyenler olduğunu öğrendik.

Bu hareki öğrenmeleri bile değerli bir kazanım.

Kadın sığınma evleri, Mor Çatı gibi derneklerin çok önemli faaliyetler yürüttüğünü vurguluyoruz.

Oyunumuzun her ay düzenli olarak oynanmasını hedefledik.

Sahne masraflarından sonra elde edilen geliri şiddet gören ya da yardıma ihtiyacı olan kadınlara aktaracağız.Bu proje bir ekip tasarımı.

Ekipte bulunan herkes çeşitli görevler üstlendi.

Afiş tasarımcısından ışık uygulamasına, oyuncusundan yönetmenine, asistanlarına kadar gönüllülük esasıyla işleyen bir yapımız var.

Oyunumuzu seyretmek isteyenler güncel tarihler ve detayları Instagram sayfamızdan takip edebilirler.‘BU SADECE KADINLARI İLGİLENDİREN BİR MESELE DEĞİL’Toplumun içinde kadın olmak meselesi yüzyıllardır var olan bir gerçek.

Bizim kadına şiddete karşı durduğumuz yer onlara acıyan, dramatize eden bir bakış açısı yerine problemi çözmeye yönelik.

Bu sadece kadınları ilgilendiren bir mesele değil.

O kadınların kardeşleri, eşleri, abileri, babaları da var.

Bu, toplumu ilgilendiren bir konu.‘HER PROVADAN SONRA BEDENİMİZ ÇÖKÜYORDU’Biz bu işin içine girince tüm ekip dehşete kapıldık.

Yani durum bizim sosyal medya ya da haberlerde aktarılanlardan çok daha vahim.

Her provadan sonra bedenimiz çöküyordu.

Yapılan şiddetle yüzleşmek bizi çok etkiledi.

Bu yüzleşme sebebiyle de oynamaya devam etmek istedik.

Oyunda 6284 yasası ve bu yasanın uygulandığında ne kadar önemi anlaşılıyor.

İstanbul Sözleşmesi'nin iptal edilmesinin yarattığı sonucun da altı da çiziliyor.

Bir kağıda yazılan uzaklaştırma kararının gözü dönen birine hiçbir yaptırımı olmadığı ortada.

Uzaklaştırma kararı zaten hukuku tanıyan bir bireyde işe yarar.

Öldürmek üzere yola çıkan bir erkeği bu yöntemle durdurmak ve kadını korumak mümkün değil.

Bu oyunda basit söylemlerden evrensel bir gerçekliğe doğru yol alıyoruz.‘BİR KİŞİ DEMEK BİR DÜNYA DEMEK’Amacımız şiddet sorununa işaret etmek.

Bu konuda mağdur olan birine yalnız değilsin mesajını hissettirmek.

Bir kişi demek bir dünya demek.

O insanın tanıdığı herkes demek.

O kadının kendine çıkış bulması, destek hissetmesi çocuğu varsa onun hissetmesi, çevresindekilere de umut olacaktır.

Birinin elinden tutunca belki o başka birinin elinden tutabilir.

Ben şu mantığa çok inanıyorum, “Herkes gerçekten kapısının önünü süpürse dünya temiz olur.” Doğru bir matematik bu.EKİPTEKİ İKİ ERKEKEkipte iki erkek arkadaşımız var.

Biri kız çocuğu babası ve şu söylüyor. “Ben bu konuya duyarlı olduğumu düşünüyordum. ama işin içine girince hiçbir şey bilmediğimi fark ettim.” Çok destek oldular, çok inanarak işin içindeler, b da çok kıymetli bizim için.

Bu sekiz kadından oluşan olan bir oyun da olabilirdi ama eksik kalırdık.

O yüzden birlikte olmalıyız.Deniz DeğerliOdatv.com

İlgili Sitenin Haberleri