Haber Detayı
Macar basketbolcu Dorka Juhasz, Galatasaray Çağdaş Faktoring'e geldiği için çok mutlu Açıklaması
Galatasaray Çağdaş Faktoring Kadın Basketbol Takımı'nın Macar oyuncusu Dorka Juhasz, sarı-kırmızılı ekibe transfer olmanın mutluğunu yaşadığını söyledi.
Galatasaray Çağdaş Faktoring Kadın Basketbol Takımı'nın Macar oyuncusu Dorka Juhasz, sarı-kırmızılı ekibe transfer olmanın mutluğunu yaşadığını söyledi.GSPlus'ın "Yakından tanıyalım" serisinin konuğu olan 26 yaşındaki pivot, birçok konuda açıklamada bulundu.Takıma alışma sürecinin kolay geçtiğini anlatan Juhasz, "Daha önce Türkiye'de hiç oynamadığım için neyle karşılaşacağımı tam olarak bilmiyordum.
Galatasaray, İstanbul ve takımdaki arkadaşlarım hakkında çok güzel şeyler duymuştum.
Nitekim hiç hayal kırıklığına uğramadım.
Burada takım arkadaşlarım beni çok sıcak karşıladı.
Şu ana kadar her şey harika gidiyor.
Galatasaray'ın ve bu ortamın bir parçası olmaktan büyük keyif alıyorum.
Çok eğlenceli bir takımız, tabii ki maç kazanmak da işin en keyifli yanı.
Harika bir oyuncu grubumuz ve çok iyi insanlardan oluşan bir teknik ekibimiz var." ifadelerini kullandı."Çok iyi bir futbol takımımız olduğu için mutluyum"Dorka Juhasz, Galatasaray'ın çok kaliteli bir futbol takımına sahip olduğunu dile getirdi.Sarı-kırmızılı takıma transfer olana kadar futbol maçı izlemediğini anlatan Macar oyuncu, "Amerikan futbolu maçlarını izledim ama buradaki gibi bir futbol atmosferini hiç yaşamamıştım.
Taraftarların ne kadar tutkulu ve gürültülü olduğunu zaten duymuştum.
O atmosferi yerinde solumak harikaydı.
Hem bir Süper Lig hem de Liverpool ile oynadığımız Şampiyonlar Ligi maçını izleme şansım oldu.
Atmosfer büyüleyiciydi.
Normalde futbolu çok yakından takip etmem ama stadyumda canlı izlemek bambaşka bir tecrübe.
Çok iyi bir futbol takımımız olduğu için mutluyum.
Onları izlemek çok keyifli.
Ayrıca takımda bir Macar oyuncunun (Roland Sallai) olması benim için her şeyi daha da güzelleştiriyor." şeklinde konuştu.Galatasaray Adası'nı çok beğendiğini aktaran 26 yaşındaki oyuncu, "Bana Galatasaray'ın bir adası olduğunu söylediklerinde çok şaşırmıştım.
Oraya gittiğimizde ise atmosfer harikaydı.
Normalde her zaman görme fırsatı bulamadığımız insanlarla bir araya gelmek çok güzeldi.
Özellikle diğer takımların da katıldığı Puma lansmanı gerçekten çok eğlenceliydi.
Oraya takımla birlikte tekrar gitmeyi çok isterim.
Umarım sezon sonunda bir şampiyonluk kutlaması için tekrar gideriz.
Gerçekten çok özel bir deneyimdi." ifadelerini kullandı.Macaristan'da genç yaşta üst liglerde forma giyme şansını yakaladığını belirten Juhasz, şunları kaydetti: "17 yaşındayken Macaristan Birinci Ligi'nde oynamak, kariyerim için kesinlikle çok faydalıydı.
Maçlarda süre almak, hatta bazılarına ilk 5'te başlamak benim için harika bir deneyimdi.
Özellikle Amerika'ya gitmeden önce Avrupa tecrübesini ve rekabetini tatmış olmak beni çok geliştirdi.
Hatta o yıl FIBA Kadınlar Avrupa Ligi'nde Galatasaray'a karşı da oynamıştım.
Yıllar sonra burada olmak hayatın güzel bir tesadüfü diyebilirim.
Bu sayede hem Avrupa basketbolunu hem de ABD sistemini tecrübe etme şansım oldu.""WNBA'de geçirdiğim iki yıl çok güzeldi"Dorka Juhasz, Amerikan Kadınlar Basketbol Ligi'nde (WNBA) geçirdiği iki yılın çok güzel olduğunu belirtti.Her zaman WNBA'de oynamanın hayalini kurduğunu anlatan Juhasz, sözlerini şöyle sürdürdü: "WNBA, her zaman en büyük hayalimdi ama Macaristan gibi küçük bir ülkeden gelince bunun ne kadar mümkün olabileceğinden emin değildim.
Avrupa'dan doğrudan draft edilmek kolay değil.
Bu yüzden koleje gitmem gerekiyordu.
Böylece WNBA koçları ve genel menajerleri beni sahadayken canlı izleyebilecekti.
Draft gecesine bizzat davet edilmek, orada ülkemi temsil etmek ve beni izleyen küçük kızlara ilham kaynağı olabilmek inanılmazdı.
WNBA'de geçirdiğim iki yıl çok güzeldi.
Gelecek sezona gelirsek, haklarım hala Minnesota Lynx'te bulunuyor ama lige yeni takımlar da katılıyor.
Dolayısıyla neler olacağını zaman gösterecek."Macar basketbolunun efsanelerinden olan annesi Hajnalka Balazs'ın mirasını devam ettirmek istediğini aktaran Juhasz, şunları söyledi: "Annemin mirasını sürdürmek benim için çok önemli.
Büyürken o benim her zaman rol modelimdi, hep ona özendim.
O Macaristan'da gerçek bir efsane.
Onu gördükçe kendime hedefler koydum, hep 'Ben de onun gibi olmak istiyorum.' dedim.
Onun başardıklarını başarmak, Avrupa'da en üst seviyede ve milli takımda oynamak istiyordum.
Bunların üzerine bir de WNBA hedefini ekledim.
Onun gibi bir rol modele sahip olmak harika.
Maçlarını canlı izleyemesem de kasetlerden onu çok seyrettim.
Beni basketbolla tanıştıran aslında annem oldu.
Memleketimde basketbolu çok seven insanlarla dolu o küçük spor salonuna beni maçlara götürürdü.
Orada birçok şampiyonluk kazandılar.
Bu yüzden basketbolun kanımda olduğunu düşünüyorum.
En başından beri motivasyonum hep ona benzemekti, bu yüzden sürekli onu gururlandırmaya çalışıyorum.
Beni her zaman destekliyor.
ABD'de oynarken, saat farkına rağmen gece kalkıp üniversite kariyerim boyunca maçlarımı izledi.
O kesinlikle benim bir numaralı destekçim."