Haber Detayı
Hizbullah Cemaati Rehberi Gümüş'ten 17 Ocak Mesajı
Hizbullah Cemaati Rehberi Edip Gümüş, Cemaatin Kurucu Rehberi Hüseyin Velioğlu’nun şehadetinin yıldönümü münasebetiyle bir mesaj yayımladı.
Hizbullah Cemaati Rehberi Muhterem Edip Gümüş’ün, Hizbullah Cemaati kurucu Rehberi Hüseyin Velioğlu’nun 26.
Şehadet yıldönümü münasebetiyle yayımladığı mesajın tamamı: “Bismillahirrahmanirrahim “Mü’min erkekler ve Mü’min kadınlar birbirlerinin velileridirler.
İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar.
Namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler.
Allah’a ve Resulüne itaat ederler.
İşte bunlara Allah merhamet edecektir.
Allah Aziz ve Hâkim’dir.“ (Tevbe: 71) “Sizden iyiliği emreden ve kötülükten nehyeden bir topluluk bulunsun.
İşte kurtuluşa erenler onlardır.“ (Al–i İmran: 104) Allah için yaşamak, onun için bir ömür harcamak ve bunu aşkla–şevkle yapmak ne kadar kıymetli ne kadar muazzam bir şeydir!..
Bunu en iyi bilenler elbette ki şehitlerdir.
Çünkü şehitler hem bu dünyada bunun hazzını yaşamışlar hem de ahirette bildiğimiz–bilmediğimiz birçok mükâfatla karşılanırlar.
Tabii ki bu mükâfatların en kıymetlisi Allah’ın rızasıdır.
Ne mutlu onlara!… Bugün 17 Ocak.
Cemaatimizin kurucu rehberi Hüseyin Velioğlu’nun şehadetinin 26. yıldönümü.
Hepimiz şahidiz ki onun niyeti; dini unutturulmak istenen bir kavme ve millete Rabbini, peygamberini ve yaratılış sebebini hatırlatmak, bilmediklerini ise bildirmek ve öğretmekti.
Bunun için yaşadı ve bu uğurda da şehadete erişti.
Rabbimiz onun ve diğer dava arkadaşlarının şehadetini kabul etsin.
Onları Havz–ı Kevserin başında peygamberimiz ve şehitlerle buluştursun.
İslam ve Müslümanlara hizmeti esas alan, Müslümanların sorun ve sıkıntılarını kendisine dert edinen değerli kardeşlerim!
Aranızdaki ihtilafı bırakın, ittifak edin.
Milliyetçilik, ırkçılık, tekfircilik ve mezhepçilik birer hastalıktır.
Bunları bırakıp ortak düşmanınıza yönelin.
Çocuklarınıza düşmana karşı mücadele ve hizmet bilinci aşılayın.
Kudüs ve Mescid–i Aksa davasını çocuklarınızın belleğine yerleştirin.
Adaletsizlik karşısında “Yaşasın zalimler için cehennem” diye haykırsınlar.
Müslümanların bunlar dışında esas meselesi takva, Peygamber ahlakı ile ahlaklanma ve emr–i bil maruf nehyi anil münker meselesidir.
Mü’minin kalesi bunlardır.
Takva ile donanmayan, Peygamber ahlakı ile süslenmeyen ve bundan yayılan nuru diğer insanlara iletmeyen Müslüman, etrafındaki koruyucu zırhı çıkarmış, her türlü tehlikeye ve saldırıya açık hale gelmiş demektir.
Ümmet kalesini zayıf düşüren asıl gedik işte budur.
Kıymetli kardeşlerim ve bacılarım!
Üzerimize bir felaket gibi çökmüş olan dünyevileşme illetini, ve bu illetin fikrinize ve amelinize etkilerini teşhis ederek bunları tek tek izale etmelisiniz.
Özellikle babalara, annelere, genç erkeklere ve genç kızlara diyorum ki vazifenizin bilincinde olun.
Sizden öncekiler üzerlerine düşeni hakkıyla ifa ettiler.
Şimdi sıra sizlerdedir.
Bunu ihmal etmek gibi bir hakkınız ve lüksünüz yoktur.
Davet, tebliğ ve irşad üzerinize farzdır.
Bu yüzden okuyun, okuduğunuz ve dinlediğiniz ile amel edin, yaşayın, başkalarının yaşamasına vesile olun.
Siz, İlahi bir görevin memurlarısınız.
Akrabalarınız, arkadaşlarınız, komşularınız… hasılı toplumun büyük bir kesimi ifsat rüzgarına kapılarak bocalarken onlara derman olacak olan sizlersiniz.
Çünkü onların ne istediklerini, neye ihtiyaç duyduklarını ve onlarla nasıl iletişime geçilebileceğini bilen yine sizlersiniz.
Sevgili gençler!
Kiminiz İslami çalışmaların içinde bu dünyaya gözlerini açtı.
Anne ve babalarınızın cami, medrese, dernek ve sohbetlere yönelik koşuşturmalarına bizzat şahitlik ettiniz.
Sizler de aynı ortam içinde yetiştiniz.
Derslerle büyüdünüz.
Kiminiz, medreselerde eğitim gördünüz, Kur’an’ı ve sünneti iyi öğrendiniz.
Kiminiz hafız oldu.
Bir kısmınız da farklı üniversitelere gidip okudu/okuyor.
Aslında büyüklerinizin birçoğunun ulaşamadığı, mahrum olduğu imkânlar size nasip oldu.
Bunu Allah’ın bir lütfu olarak görün.
Bu birikim ve kazanımlarınıza toplumun ihtiyacı vardır.
Herkes kendi evinin ve mahallesinin hocası, kendi okulunun ve iş yerinin iman ve ahlak numunesi olsun.
Büyüklerinizin size verdiği görev ve sorumlulukları özenle yerine getirin.
Görevinizi yerine getirinceye kadar durmayın.
Bulunduğunuz ve girdiğiniz ortama İslam’ın rengini verin.
Çalışma ortamınızda uyum ve itaat çerçevesinde hareket edin.
İstek, öneri ve projeleriniz olduğunda büyüklerinizle istişare edin.
Yapabileceğiniz yeni işler, görüşebileceğiniz yeni insanlar ve ulaşabileceğiniz yeni topluluklar varsa bunu arkadaşlarınız ve büyüklerinizle istişare edin.
Yeni bir sohbet halkası oluşturabilecekseniz, yeni bir medrese açabilecekseniz, evinizin bir odasını Kur’an kursuna dönüştürebilecekseniz, esnafa, tüccara, işverene, işçiye Kur’an dersi verin, Peygamber aleyhisselatu vesselamı, siyeri, sünneti anlatın.
Öncü kadrolar yetiştirmeye çalışın.
Alanlarında uzman kadrolar yetiştirmenin hesabını yapın.
İlim, sanat, siyaset, diplomasi, akademi ve teknik alanlarda uzman kadrolarımız olsun.
Sosyal Medyanın kahir ekseriyeti İslam’a taban tabana zıt, inkârcı, bozguncu ve gençlerin taze beyinlerine zarar verme amacı taşısa da yerinde ve doğru bir şekilde kullanıldığında muhakkak fayda elde edilebilecektir.
Yeter ki bu azgın akarsuya kardeşlerimiz kendilerini kaptırmasınlar.
Sosyal medyayı amacınıza hizmet ettirin, onun amaçladığı hale gelmeyin.
Cedelleşme, tartışma, yüz yüzeyken kullanılamayacak ifadelerle muhatapları aşağılama, küfür vb. hareketlerden kaçının.
Orası tebliğ alanı olarak görülmelidir.
Gerçek dünyada bir davetçi olduğunuz gibi, sanal dünyada da bu misyonunuzu koruyun.
İslam’a ve Müslümanlara hizmet amacıyla kurulmuş olan tüm kurumların hizmetlerini paylaşın.
Bu tür hesapları tanıdığınız herkese tavsiye etme, takiplerini sağlama, hizmetlerinin kamuoyunda bilinmesi ve takdir edilmesi için gereken sanal yardımı yapın.
Yapay zekadan istifade edin.
Ancak yapay zekâ, bir konuda uzmanlaşma alanı değildir.
Uzmanı olduğunuz bir alanda, takıldığınız noktalarda yardımcı olabilir.
Bunun dışında yapay zekaya bağımlılık son derece kötüdür ve tehlikelidir.
Maalesef bu bağımlılıkla gençliğe adım atan çocuklarımız veya gençlerimiz, bir ilmi öğrenme konusunda ciddi şekilde tembelleşme tehlikesiyle karşı karşıyadırlar.
Araştırma, inceleme, değişik kaynaklara bakma gibi zahmetlere girmeden direkt yapay zekaya bağımlı gibi hareket edildiğinde faydadan çok zarar edilecektir.
Yapay zekanın en büyük zararlarından biri de kitap okuma alışkanlığını öldürmesidir.
Bunun farkında olmalısınız.
Bacılarım!
Tesettür ve mahremiyetin önemini bilmeyen ya da bilip de amel etmeyen birtakım arkadaşlarınız varsa ve siz güzel davranışlarınızla onların dikkatini çekmiş, onları çevrenize toplayabilmişseniz bunu mutlaka değerlendirin.
Bunların her biri Allah’ın, merhamet ve inayeti ile size açmış olduğu kapılardır.
Bu konuda örnek olun.
Tembelliğe ve nefsinizin üreteceği mazeretlere yenik düşmeyin.
Medrese, ilahiyat, Kur’an kursu okumuş bacılarım!
Bulunduğunuz yerde, evinizde, mahallenizde, okulunuzun mescidinde, mahallenizde, köyünüzde, her nerede iseniz ders verin.
Evinizi, apartmanınızı, okulunuzu, mahallenizi, köyünüzü ilim yuvalarına ve ilim meclislerine çevirin.
İslam’ın mesajını her yere ulaştırın.
Gayret ve kararlılık sizi Allah’ın Al–i İmran suresi 113.
Ayetteki bu övgüsüne muhatap kılacaktır inşallah: “Onlar Allah’a ve ahiret gününe inanır, iyiliği teşvik edip kötülükten sakındırır ve hayır işlerde birbirleriyle yarışırlar.
İşte bunlar salih kullardandır.“ Yetişkin, genç, kadın, erkek bütün kardeşlerim ve bacılarım!
Hizmet edin, çok hizmet edin.
Yeni insanların İslam’ı okumalarına, anlamalarına, yaşamalarına çalışın.
Küfür çalışıyor, nifak çalışıyor, şeytan çalışıyor.
Ahlak ve edep düşmanları çalışıyor.
Kim çok çalışırsa o kazanır.
Çünkü ihlas, küfürde bile olsa başarı getirir diyor Bediüzzaman.
Hizmet etme ortamı olduğu bir zaman ve mekânda tembellik yapmanın, gevşek davranmanın vebali ağırdır. “Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun” ayeti gereğince hem nefsinize hâkim olun hem de eş ve çocuklarınıza, anne–baba ve kardeşlerinize sahip çıkın.
Ahlaki çöküntünün bu kadar büyük ve yaygın olduğu bir dönemde onları yalnız bırakmayın.
Fuhuş, uyuşturucu, ahlaksızlık başını almış gidiyor.
Her gün televizyon ekranlarından, internet sitelerinden ve platformlarından bunların haberlerini görüyor, okuyor, dinliyor ve duyuyoruz.
Ahlaki yozlaşma had safhadadır.
Kendimizi, çocuklarımızı ve halkımızı bu münkerattan korumak ancak İslam’ı bilmek ve yaşamakla olur.
Kendimiz haramdan sakınalım, çocuklarımızı da haramdan sakındıralım.
Gençlerimizi (erkek–kız) evlilik çağını geçirmeden erkenden evlendirelim.
Bunun için evliliği kolaylaştırın, zorlaştırmayın.
Lüzumsuz ve israf denilecek her şeyden sakının.
Rızkı veren Allah’tır, dünyevi birtakım hesaplarla evlilikleri ertelemeyin.
Gençlerinizi günahtan ve kötü yola düşmekten koruyun.
İman, ahlak, ibadet, amel ve ilim ile donanmaları için çalışın.
Çağımızda toplumda bireysellik artıyor ve teşvik ediliyor.
İnsanlar zamanlarını akıllı telefon veya televizyon başında geçiyorlar.
Ziyaretleşme, sıla–i rahim, akrabayı gözetip kollama, komşuya ve fakire ikram azalmış.
Yaşam biçimine göre mahalle ayrışmaları oluşmuş, insanlar sitelere ve apartmanlarına hapsolmuşlar.
Toplumda oluşan bu tür olumsuzluklar haliyle bizi ve bütün Müslüman camiaları etkiliyor.
Halka açılmamız, onların içinde olmamız, dertleriyle dertlenmemiz lazımdır.
Bütün yoğunluğunuz içinde sıla–ı rahimi, akrabayı, komşuyu, arkadaşı ziyaret etmeyi, sevinçli ve hüzünlü günlerinde yanlarında olmayı, taziyelerine gitmeyi, onları arayıp sormayı ihmal etmeyin.
İmkân ve şartlarınıza göre muhakkak ziyaret edin, arayın ve sorun.
Yakındakileri yüz yüze görün, uzaktakilere telefon veya internetle bile olsa ulaşın.
Ziyaret alışkanlığının oturması için bu konuyu sürekli gündeminizde tutun, kendiniz yapın ve arkadaşlarınıza da yaptırın.
Mübarek üç ayların içindeyiz.
Bu kıymetli gün ve geceleri ibadet ederek, okuyarak, ilim ve irfanla meşgul olarak, camilere giderek, cemaatle namaz kılarak, itikâf sünnetini yerine getirerek, günahtan uzak durarak, haksızlığa karşı sessiz kalmayarak, İslam davası için daha fazla cehd ve gayret ederek, adaleti ikame etmeye çalışarak, infak, zekât ve fitre vererek ihya edin.
Her birinizin toplu ve ferdi programınız olsun.
Rabbimiz, bu mübarek vakitleri çokça dua ve ibadetle geçirmeyi hepimize nasip etsin.
Duanın makbul olduğu zamanlarda bizleri dualarınızdan mahrum etmeyin.
Allah’a emanet olun.
Kardeşiniz Edip Gümüş” Ayrıca “habernas.com” sitesinde Cemaatin Kurucu Rehberi Hüseyin Velioğlu’nun hayatı ve faaliyetlerini konu alan bir belgesel yayınlandı.
Yayınlanan belgeselde, Velioğlu’nun hayat öyküsü ve yürüttüğü faaliyetler kronolojik bir anlatımla ele alınıyor.