Haber Detayı

Psikolojik ihtiyaçlarınız yeterince karşılanıyor mu?
Dünya# dunya.com
17/01/2026 00:00 (3 saat önce)

Psikolojik ihtiyaçlarınız yeterince karşılanıyor mu?

“Psikolojik ihtiyaçların karşılanmaması, sadece çorbayla beslenmek gibidir. Hayatta kalırsınız ancak kendinizi tam olarak beslenmiş hissetmezsiniz.”

Üsküdar Üniversitesi Psikoloji Bölümü Prof.

Dr.

Tayfun Doğan “Psikolojik ihtiyaçların karşılanmaması, sadece çorbayla beslenmek gibidir.

Hayatta kalırsınız ancak kendinizi tam olarak beslenmiş hissetmezsiniz.”Dr.

Rick HansonPsikolojik ihtiyaçlarınız yete­rince karşılanıyor mu?

Men­tal sağlık ve iyi oluş açısından psikolojik ihtiyaçların doyurul­ması büyük önem arz etmekte­dir.

Hümanist psikolojinin ku­rucularından Abraham Maslow, ruh sağlığı sorunlarının teme­linde ihtiyaçların yeterince kar­şılanmamasının olduğunu vur­gulamış ve psikoterapiye gerek­sinim duyan insanların önemli bir özelliği temel ihtiyaçlarının doyurulmasında geçmişte ya da şu anda bir eksiklik yaşamış/ya­şıyor olmalarıdır demiştir.Mas­low, yaptığı görüşmelerden yola çıkarak nevrotik bireylerde, di­ğer karmaşık belirleyicilerin ya­nı sıra güvenliğe, ait olmaya, öz­deşleşmeye, yoğun sevgi ilişkile­rine, saygınlık ve itibara duyulan doyurulmamış bir özlemin oldu­ğunu belirtmiştir.Buradan yola çıkarak da nevroza1, bir eksiklik hastalığı gözüyle bakılabileceği­ni ifade etmiştir.2 Nasıl ki fizyo­lojik ihtiyaçları (beslenme, uy­ku, soğuktan-sıcaktan korunma vs.) karşılanmadığında birey bit­kin ve yorgun düşüyorsa benzer şekilde psikolojik eksiklik ve ih­tiyaçları karşılanmadığında da bireyin mental anlamda iyi his­setmesi ve iyi işlev göstermesi mümkün olamamaktadır.Üç temel ihtiyaçPsikolojik ihtiyaçların ne­ler olduğu ile ilgili alanyazında farklı görüşler öne sürülmüş­tür.

Bunlar arasında en çok kabul gören yaklaşım olan öz-belirle­me teorisine göre üç temel psi­kolojik ihtiyaçtan bahsedilmek­tedir.

İlişki, yeterlik ve özerklik ihtiyacı olarak sıralanan bu ge­reksinimler evrensel olarak ka­bul edilmektedir.

İlişki ihtiya­cı, sosyal bir canlı olmamıza ve beynimizin sosyalleşmeye uy­gun bir şekilde yapılanmasına dayanmaktadır.Louis Cozolino, doğumdan ölüme kadar hepimi­zin bizi arayan, bize ilgi gösteren, kim olduğumuzu merak eden ve kendimizi güvende hissetmemi­ze yardım eden insanlara ihtiya­cımız olduğunu ifade etmekte ve ilişkilerin bizim doğal habitatı­mız olduğunu vurgulamaktadır.

Dolayısıyla iyi ilişkiler içinde ol­mak doğamıza uygun davranmak olarak değerlendirilebilir.

Derin, doyurucu, sıcak, anlamlı ve gü­vene dayalı sağlıklı ilişkilerin ol­ması ve bu sayede yeterli düzey­de sosyal ve duygusal desteğin sağlanabilmesi, bahse konu olan ilişki ihtiyacının karşılandığını gösterir.Yalnızlık, sosyal destek eksikliği ve izole bir yaşam sürü­yor olmak ise ilişki ihtiyacının karşılanmadığını gösterir ve psi­kolojik iyi oluşu olumsuz etkiler.

Nitekim Irvin Yalom bu durumu göz önünde bulundurarak, yal­nızlığın ruhsal hastalıkların üre­yip çoğalabileceği en uygun or­tam olduğunu ifade etmektedir.İkinci temel psikolojik ihtiyaç ise yeterliktir.

Yeterlik ihtiya­cı; bireyin kendisini yetkin his­setmesi, bir şeyler başarabildi­ğini görmesi, kendine güvenme­si ve karşılaştığı sorunları etkin bir şekilde çözebilmesi ile ilgili­dir.

Bu ihtiyacın yeterince karşı­lanmamış olması ise bireyde öz­güven eksikliğine, yetersizlik ve değersizlik duygularına yol aça­bilmektedir.

Bu nedenle de bi­rey öz-saygı sorunları yaşayabil­mekte ve kendisini işe yaramaz olarak değerlendirebilmekte­dir.

Bu durum da hem ilişkilerine hem de genel ruh haline olumsuz olarak yansımaktadır.Özerklik: Kişinin direksiyona geçmesiÜçüncü temel psikolojik ihti­yacımız da özerkliktir.

Özerklik ihtiyacı bireyin davranışlarını kendisinin seçmesi, yönlendir­mesi ve dışsal baskılardan etki­lenmemesi ile ilgilidir.

Kısaca özerklik kişinin yaşamının di­reksiyonuna geçmesidir diyebi­liriz.

Özerklik ihtiyacının karşı­lanmamış olması bireyi aşırı de­recede onay arayışına ve sosyal baskılar altında ezilmeye itebil­mektedir.Özerkliğini yitirmiş birey adeta kendi için değil de çevre için yaşayan birisine dönü­şebilmektedir.

Yani istediği ha­yatı değil de daha çok kendisin­den istenilen hayatı yaşamakta­dır.

Henry D.

Thoreau bu özerk olma isteğini, ben dünyaya biri­leri beni bir şeylere zorlasın diye gelmedim, kendi üslubumla ne­fes alacağım diyerek anlatır.

Carl Gustav Jung da benzer şekilde, ben başıma gelen şeylerin topla­mı değilim, ben olmayı seçtiğim şeyim demektedir.Ruhsal tehlike çanlarıİlişki, yeterlik ve özerklik ola­rak ifade ettiğimiz bu üç ihtiyaç, bizler için bir röntgen filmi işle­vi göstermektedir.

Bu filme bak­tığımızda gördüğümüz aksak­lıklar, eksiklikler ve kırıklıklar mental sağlığımızın tehlikede olduğunun işaretidir.

Sonuç ola­rak; “yeterince seviliyorum, ba­ğımsızım, değerli ve yeterliyim” diyebiliyorsanız psikolojik ihti­yaçlarınız karşılanıyor demek­tir.

Tersi durumda ise, ruh sağlığı açısından tehlike çanları çalıyor denilebilir.1 Nevroz, günlük yaşamı önemli ölçüde zorlaştıran ancak gerçeklik algısının bozulmadığı psikolojik sorunlara verilen genel bir isimdir.2 Maslow, A.

H. (2011).

İnsan Olmanın Psikolojisi, Kuraldışı Yayınları.

İlgili Sitenin Haberleri