Haber Detayı
İskenderun Hastanesi İçin Adalet Çağrısı
Demokratik Sağlık Sen, 6 Şubat depremlerinin üzerinden 35 ay geçmesine rağmen, en az 80 kişinin öldüğü belirtilen İskenderun Devlet Hastanesi için hala iddianame hazırlanmamasına tepki gösterdi. Demokratik Sağlık Sen Anadolu Şube Başkan Vekili Metin Yılmaz, "Yüreklerimiz yanmıştır. Şehit olan çocuklarımızın, annelerimizin yürekleri dağlanmış; kabirlerinde kemikleri sızlamaktadır. Her kim yetkiliyse bu sorumluların acilen yargı önünde hesap vermesi gerektiğine inanıyoruz" dedi.
Haber: Mehmet OFLAZ(HATAY) - Demokratik Sağlık Sen, 6 Şubat depremlerinin üzerinden 35 ay geçmesine rağmen, en az 80 kişinin öldüğü belirtilen İskenderun Devlet Hastanesi için hala iddianame hazırlanmamasına tepki gösterdi.
Demokratik Sağlık Sen Anadolu Şube Başkan Vekili Metin Yılmaz, "Yüreklerimiz yanmıştır.
Şehit olan çocuklarımızın, annelerimizin yürekleri dağlanmış; kabirlerinde kemikleri sızlamaktadır.
Her kim yetkiliyse bu sorumluların acilen yargı önünde hesap vermesi gerektiğine inanıyoruz" dedi.Demokratik Sağlık Sen üyeleri, İskenderun Devlet Hastanesi'nin başhekimlik binasının önünde 35 aydır iddianamenin hazırlanmamasını protesto etti.
Demokratik Sağlık Sen Anadolu Şube Başkan Vekili Metin Yılmaz, şöyle konuştu: "Depremde şehit olan tüm vatandaşlarımız ve görev şehidi olan sağlık personeli arkadaşlarımız adına bugün burada, kendimize bir görev bildiğimiz mücadeleyi, sendikalar üstü bir anlayışla ifa etmek için hep birlikte bulunuyoruz.
Bir olma, diri olma, yürekli olma zamanı diyoruz.
Artık İskenderun Devlet Hastanesi, 2012 yılından itibaren kendi resmi sitesinde dahi yıkım kararı bulunmasına rağmen tahliye edilmediği için 80 vatandaşımızın hayatını kaybettiği, sembol bir resmi kurum haline gelmiştir.
Ama sembol bir kurum haline gelen İskenderun Devlet Hastanesi'nde bakıyoruz ki, 35 ay geçmesine rağmen hala bir bilirkişi raporu bile düzenlenmemiştir.Yüreklerimiz yanmıştır.
Şehit olan çocuklarımızın, annelerimizin yürekleri dağlanmış; kabirlerinde kemikleri sızlamaktadır.
Buradan tüm yetkililere, başta Sayın Adalet Bakanımıza, Sağlık Bakanımıza, Cumhurbaşkanımıza, Hatay Valimize ve İl Sağlık Müdürümüze varana kadar sesleniyoruz.
Her kim yetkiliyse bu sorumluların acilen yargı önünde hesap vermesi gerektiğine inanıyoruz.
Bilirkişi raporu mu? 35 ayda yazılmayan bir rapor değil, yargılamanın sonuçlandığı bir rapor istiyoruz."Şifa veren eller göçük altında kalmasın istiyoruz"Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Hizmet binasında 72 canımız aynı şekilde feda edilmiştir.
Bu vatandaşlarımızla ilgili olarak, eski İl Sağlık Müdürü'nün kendi siyasi geleceği için Hatay'ı yetim bırakan, yüz yılın depreminde yaralarımızın sarılmasına engel olan bir sağlık müdürü, 26 Şubat'ta inşallah ikinci duruşmada yargılanmaya devam edecektir.
Biz, diğer sorumluların da hesap vermesini istiyoruz.
Şifa veren eller göçük altında kalmasın istiyoruz.Buradan tüm şehit olan vatandaşlarımıza, görev başında şehit edilen kardeşlerimize başsağlığı diliyor, yakınlarına sabr-ı cemil temenni ediyorum. ve çalışan tüm emekçi arkadaşlarımız, bizim aracılığımızla şunu soruyorlar; çalıştığımız şu anki binalar, acaba o yıkılan binalar gibi çürük müdür, değil midir?
Bunun da bilgisi verilsin.
Gönül rahatlığıyla, güvenli ortamda çalışan personel olarak şifa dağıtan eller olmak istiyoruz.
Acaba bir dakika sonra tost gibi ezilmiş binalarda can çekişen personeller mi olacağız?
Savaşta dahi en ön safta görev yapan biz sağlık meslek grubu olarak, en doğal talibiyiz, talipçisiyiz.Tekrar buradan, siz değerli basın mensubu arkadaşlarım aracılığıyla; emekçi kardeşlerimle beraber artık 'ben yaptım oldu' zihniyeti bitmeli, 'buna sebep olanlar hesap vermeli' diyoruz.
Tez zamanda, Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası'nda olduğu gibi, başta İl Sağlık Müdürü olmak üzere; doğal afet koordinasyon kurulu üyesi olmasına rağmen mahkemede 'Evet, bu binaların yıkım kararı var' demeyen bir İl Sağlık Müdürü hakkında, kamu vicdanını rahatlatacak bir kararın, müjdeli bir şekilde şehit edilen kardeşlerimizin yakınlarına verilmesini umut ediyoruz.""Bir an önce adalet istiyoruz"Hastanede babasını ve kardeşini kaybeden Bircan Şanlı, süreci İskenderun Adliyesi önünde ANKA Haber Ajansı'na şöyle değerlendirmişti: "Benim babamla kardeşim 5 Şubat'ta hastaneye yatış yaptılar, kontrol amaçlı bir yatıştı. 6 Şubat sabahı böyle bir şeyle karşılaştık. 35 aydır iddianame hazırlanmadı.
Biz sorumlulardan şikayetçi olduk, şikayetçi olduğumuzla kaldık.
Sadece tek şikayetçi olmadığımız kişi 60 yıl önce hastaneyi inşa eden müteahhit hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
Onun dışındaki herkes neredeyse terfi etti.
Henüz bir aşama kaydedilmedi.
Bir an önce sorumluların yargılanmasını istiyoruz.
Bu hastanenin depreme dayanıksız olduğu, yıkılacağı hastanenin resmi internet sitesinde vardı.
Buna rağmen 11 sene neyi beklediler?
Herkesin başı sağ olsun, bir an önce adalet istiyoruz."