Haber Detayı
Küresel algoritma tezgahına karşı Dijital Telif Yasası şart!
Küresel dijital platformların kapalı ve kar odaklı algoritmaları, yerli ve milli medya kuruluşlarını görünmez bir baskı altına alıyor. İçeriklerin bedelsiz kullanılması ve reklam gelirlerinin tek taraflı yönlendirilmesi "dijital sömürü düzeni" eleştirilerini güçlendirirken küresel algoritma tezgahının kamuoyunu manipüle ettiği deüzerinde durulması gereken başka bir gerçek... Medya özgürlüğü, şeffaflık ve milli güvenlik için ise Dijital Telif Yasası’nın bir an önce yasalaşması gerekiyor.
Dijital çağın görünmez gücü algoritmalar, haberden reklama, bilgiden kamuoyuna kadar geniş bir alanda belirleyici rol oynarken, yerli ve milli medya kuruluşları küresel dijital platformların baskısı altında varlık mücadelesini sürdürüyor.
HEM VERİ HEM EMEK ÇALINIYOR Sosyal medya şirketlerinin kapalı devre algoritmaları kullanıcı davranışlarını büyük veriye dönüştürerek içerikleri kendi kar hedefleri doğrultusunda öne çıkarıyor, yerel üretimleri bedelsiz kullanıyor ve reklam gelirlerini tek taraflı biçimde yönlendiriyor.
TEZGAHI BOZMAK İÇİN DİJİTAL TELİF YASASI ŞART Bu durum, medya dünyasında 'bir dijital sömürü düzeni' tartışmasını gündeme getiririkenbu tezgahın kırılmasının yolu, Türkiye'de Dijital Telif Yasası'nın bir an önce çıkarılmasından geçiyor.
Konuyu gündemine alan Sabah Gazetesi Yazarı Okan Müderrioğlu 'Yeni uyuşturucu türü: Küresel Algoritma!' başlıklı yazında meseleye 'Mevzu derin...' diyerek dikkat çekti.
Müderrisoğlu şu ifadeleri kaleme aldı: 'Hemen her birimiz sihirli bir kelimenin çekim alanındayız. 'Algoritma!' Nedir bu?
Belirli bir hedefe ulaşmak için geliştirilen, mantıksal sıralama ile düzenlenmiş adımlar bütünü...
Başka bir anlatımla, yazılımlara akıl ve işlem yetkisi kazandıran özel kurgu, 'algoritma' olarak hayatımızı yönetebiliyor!
Günümüz şartlarında yerli ve milli medya kuruluşları, küresel algoritma imparatorluğuna karşı büyük bir mücadele veriyor!
Sosyal medya platformları olarak adlandırılan bu uluslararası yapılar; yerel içerik üretimlerini bedelsiz kullanıyor, reklâm piyasasını yönlendiriyor, okuyucu-izleyici-takipçiyi istediği gibi manipüle ediyor.
Tam manasıyla 'dijital sömürüdüzeni' işletiyor.
Algoritma deyip geçmemek lâzım!
Arkasında müthişkarmaşık ve kapalı devre bir tezgâh çalışıyor.
Medya bağlamında örneklendirecek olursak...
Sosyal ağa giren birey, 'Ne okudu?
Ne kadar süre baktı?Nerede durdu?
Ne paylaştı?
Hangi başlığa tıkladı?..' Hepsi kayda alınarak, 'büyük veriye' dönüştürülüyor.
Burada en kritik veri ise 'durma süresi!' Neden?
Çünkü,kullanıcı hangi içerikte duruyorsa, algoritma bunu kendi üst aklınca 'değerli sayıyor.' Ardından ikinci aşamaya geçiyor...
Üzerinde durulan içeriğin, 'Başlık dili duygusal, çatışmalı, merak uyandırıcı mı?
Görsel var mı?
Kısa mı uzun mu?
Güncel mi?
Benzer içerikler daha önce nasıl performans aldı?' diye ince işçilik yapıyor.
Bununla da kalmıyor!
Algoritma, milyonlarca içerik arasından, kendi gizli kriterlerine göre, 'gösterilmeye aday' olanları seçiyor.
Her içeriğe görünmez bir puan veriyor.
Böylece 'toplam skora' ulaşıyor.
Nasıl mı? 'Tıklanma ihtimalini, okuma süresini, duygusal tepki olasılığını, kullanıcı geçmişini' hesaba katıyor.
Ve bütün bunları...
Sadece, 'mutlak kâr hedefiyle' tasarlıyor, toplumsal faydayı bir parça olsun bile gözetme ihtiyacı duymuyor, yeri geldiğinde istihbarat servisleri ile işbirliğine girerek 'etkileşim maksimizasyonunu' esas alıyor.
Bu yüzden, 'Çatışma, korku, öfke, kimlik temelli içerikler' belirgin şekilde ön plana çıkarılıyor.
Mevzu derin...
Sosyal medya şirketlerinin Türkiye ölçeğinde ve acilen çıkarılacak 'Dijital Telif Yasası'na' tabi olması gerekiyor!
Bu sayede hem içerik üreticisi yerli medya ile gelir paylaşması hem de şeffaf çalışması söz konusu olacak.
Yani...
Kullanıcıya gösterilen reklâmların açıkça reklâm olduğu belirtilecek ve içerikten ayırt edilemeyecek gizli/tanıtıcı sunumlar ortadan kalkacak.
Sosyal medya platformu; reklâmın kim tarafından verildiğini, sponsorunu açıklamak zorunda kalacak.
Neden o kullanıcıya bahse konu reklâmın gösterildiğini izah edecek.
Çok daha önemlisi, 'Reklam Deposu' kuracak.
Bu depoda; reklâm içeriği, görünüm sayısı, hedefleme kriterleri ve parayı ödeyen taraf gibi bilgiler bulunacak.
Şayet bu önlemler alınırsa... 'Oy verme süreçlerine dış müdahaleyi engellemek ve dezenformasyonla mücadele etmek' kolaylaşacağı gibi rekabeti ve yerel medyanın görünürlüğünü koruma mekanizması güçlenecek!
Özetle..
Milli güvenlik için, hakikat için, haber özgünlüğü ve haber alma özgürlüğü için, yerli ve milli medyayı yaşatmak için DİJİTAL TELİF YASASI bir an önce TBMM gündemine gelmeli ve yasalaşmalıdır!'