Haber Detayı
İmamoğlu'nun 'diploma' davasında yurttaşa saldıran jandarma Menzilci mi?
CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi kararına karşı açtığı dava öncesi adliye önünde yurttaşlara saldıran rütbeli jandarmanın Menzil cemaati mensubu olduğu iddia edildi.
CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı tutuklu Ekrem İmamoğlu’nun lisans diplomasının iptal edilmesi kararına karşı açtığı dava 15 Ocak'ta Silivri’de görüldü.
İstanbul 5.
İdare Mahkemesi, 15 gün içerisinde karar verecek.
Dava öncesi adliye önünde kaydedilen görüntüler ise tartışma konusu oldu.
Duruşmayı izlemeye gelen, aralarında CHP'li milletvekilleri, parti yöneticileri ve belediye başkanlarının olduğu yurttaşlara dönük jandarmanın sert müdahalesi büyük tepkiye yol açtı.
Müdahale sırasında kışkırtıcı ve saldırgan hareketleriyle göze çarpan teğmen rütbeli bir jandarma subayı ise ayrıca dikkat çekti.
VeryansınTV.com y azarı Erdem Atay'ın aktardığına göre, Yaşar isimli o subay Menzil cemaati mensubu.
Atay'ın sitedeki köşesinde aktardığına göre şu an Çekmeköy’deki Alemdar Komando Tugayında tim komutanı olarak görev yapan Yaşar'ın cemaat mensubiyeti Jandarma Okulu'ndaki ilişkilerine dayanıyor.
İşte Atay'ın yazısının tamamı: Fotoğrafta gördüğünüz kişi bir Jandarma Teğmen.
Videoyu izlediğinizde de bu teğmenin tavrını göreceksiniz ve “Böyle Türk askeri olur mu” diye kendi kendinize soracaksınız.
Olay, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diploma davası öncesinde yaşanıyor.
Diploma davasını izlemek için adliyeye gelen vatandaşlara ve CHP’li yetkililere bölgeye gelen jandarma müdahale ediyor. … ve videoyu izleyen herkes de bu teğmenin hal ve hareketlerine tepki gösteriyor. *** Ben de izlerken şoke oldum.
Bir Türk subayı bu hallere nasıl düşer?
Bu nasıl bir tavırdır?
Sen o üniformaya yakışanın ne olup olmadığını anlayamayacak kadar izandan, bilgiden, tecrübeden yoksun musun?
Seni kim eğitti?
Seni kim ya da kimler Jandarma okulundan mezun etti?
Yanıtını vereceğiz. *** Şimdi burada duruyoruz.
Sizi 2018 yılına götürüyoruz.
Yer, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi.
O yılın teğmen adayları okuluna yeni başlamış.
Herkes birbirini tanımaya çalışıyor.
İçlerinden birinin adı Yaşar.
Teğmen adayı Yaşar, ilk geldiğinde ateist söylemleriyle biliniyor.
Kiminle konuşsa, kime fikirlerini söylese, kiminle düşüncelerini paylaşsa konuştuğu kişi Yaşar’ı “Ateist” olarak tanımlıyor.
Kimse de bu durumu yadırgamıyor.
Ancak bir süre sonra Yaşar’da bir değişiklik baş gösteriyor.
Konuştuğu, zaman geçirdiği arkadaşları değişiyor ve bu da genel olarak tavırlarına yansıyor.
Namazlara başlıyor.
Namazları bu arkadaşlarıyla birlikte toplu şekilde kılıyor.
Yani bu bir grup teğmen adayları yalnız başına değil topluca camiye gidiyorlar her vakit.
Yaşar da onlarla birlikte… Yaşar, kendisini öyle kaptırmış ki, bir gün bir derste ellerini açıyor ve dua etmeye başlıyor.
Yaşar’ı görenler şaşırıyor.
E tabii, ders veren komutan da şaşkın.
Komutan soruyor: “Yaşar ne yapıyorsun?” Cevap gelmiyor.
Komutan meraklı bakışlarla bir daha soruyor: “Oğlum ne yapıyorsun?
Bir şey mi oldu?” Yaşar’dan yine ses yok!
Bir süre sonra Yaşar ellerini indiriyor, “Dua ediyordum komutanım” diyor ve susuyor.
Evet, Yaşar okul döneminde birçok kez bunu tekrarlıyor.
Dersin ortasında bir anda ellerini açıyor ve dua etmeye başlıyor.
Disiplini bozmasına rağmen de kimse Yaşar ve arkadaşlarına hiçbir şey yapmıyor ya da yapamıyor.
Çünkü Yaşar ve arkadaşlarının Jandarma Okulunda dokunulmazlıkları var.
Kimse onlara ses çıkaramıyor, tepki gösteremiyor veya askeri disiplin uygulayamıyor.
Her şeyi aleni bir şekilde yapıyor ve istedikleri gibi davranıyorlar.
Mesela askeri eğitim mi var?
Ve bu askeri eğitim tam da namaz saatine mi denk geldi?
Hemen komutana gidip biz namaza gidiyoruz diyorlar ve gidiyorlar.
Yani komutanlar bunlara izin vermek zorunda kalıyor.
Sonra da bu teğmen adayları topluca cemaat halinde namazını kılıp, eğitim alanına yeniden geliyorlar. *** Yaşar, hükümeti ve hükümetin görüşlerini destekliyor ve benimsiyor.
Bunu da her yerde çok açık bir şekilde dile getiriyor. *** Size bir ayrıntı daha anlatayım mesela.
Yaşar’ın da içinde bulunduğu bu ekip topluca çarşı iznine çıkar, nedense hepsi de birbirine çok yakın kıyafetler giyerdi.
Genellikle haki salaş gömlek ve altına da kumaş pantolon.
Bazı sevmedikleri teğmen adayları vardı bu ekibin.
Çarşı izinlerinde içlerinden bazıları bu sevmedikleri kişileri takip ettirir, bu kişilerle ilgili bilgileri yine kendilerine yakın olan “Abi”, pardon, komutanlarına aktarırlar.
Mesela namaz kılmayan bir teğmen adayı mı var?
Ve onu sevmiyorlar ya da hiç güvenmiyorlar mı?
Bir anda o sevmedikleri adam hakkında, “namaz kılanları fişliyor” diye yalan atıp, “abilerine”, pardon, komutanlarına arz ederler.
Yaşar da işte bunların arasındaydı.
İçlerinde “uzun” lakaplı biri de vardı.
Yaşar da genellikle o “uzun”un sözünü dinler, ne derse onu yapardı.
Evet, bunlar bir tarikata bağlıydı.
Tarikatın ismi ise Menzil’di! *** Evet, 2018 yılında öğrenci olan bu ekibin hepsi mezun oldu ve teğmenlik rütbelerini omuzlarına taktılar.
Şimdi her biri Türkiye’nin her yerine dağıldı.
Yaşar da mezun olmuş onun da tayini çıkmıştı. 2 yıl doğuda görev yaptı, ardından da kendisini Jandarma Sahil Güvenlik Akademisi’nde takım komutanı olarak gördük.
Yaşar şimdi de Çekmeköy’deki Alemdar Komando Tugayında tim komutanı olarak görev yapıyor. *** Ve, evet… Bu fotoğrafta ve videoda gördüğünüz kişi de Yaşar’ın ta kendisi! *** Şimdi bakıyorum da bu teğmene “olmuş mu” diye!
Yok olmamış bu!
Size göre de olmamış değil mi?
Ama Jandarma’yı yönetenlere göre olmuş!
Hem de çok iyi olmuş!