Haber Detayı

HDK Kadın Meclis 'Öz savunma yaşatır' kampanyası başlattı
Politika artigercek.com
17/01/2026 17:10 (1 saat önce)

HDK Kadın Meclis 'Öz savunma yaşatır' kampanyası başlattı

Öz savunma yaşatır" kampanyasının deklerasyonunu açıklayan HDK Kadın Meclisi, “Öz savunma bizim için bir yaşam hakkıdır, bu bir tercih değil, zorunluluktur” dedi.

Artı Gerçek- Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Kadın Meclisi, "Öz savunma yaşatır" kampanyasının deklarasyonunu Şişhane Meydanı'nda yaptı.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları'nın katılımıyla yapılan açıklamaya çok sayıda kadın katıldı. “Öz savunma yaşatır” pankartının açıldığı açıklamada sık sık “Jin Jiyan Azadî”, “Yaşasın kadın dayanışması”, “Öz savunma haktır engellenmez” sloganları atıldı. 'CEZASIZLIK ŞİDDETİ BESLİYOR' Basın metnini okuyan Merkezi Kadın Koordinasyonu üyesi Esengül Demir, erkek egemen şiddetin evde, sokakta, iş yerinde, kampüste ve kamusal alanda süreklilik kazandığını belirtti.

Esengül Demir, cezasızlık politikalarının kadına yönelik şiddeti beslediğini ifade ederek, şiddetin politik ve sistematik olduğunu söyledi.

Esengül Demir, “Tam da bu nedenle, hayatta kalmak, yaşamlarımızı ve haklarımızı savunmak için öz savunmaya ihtiyaç duyuyoruz.

Çünkü öz savunma bizim için bir tercih değil, yaşamı savunmanın zorunlu bir yoludur.

Tarih boyunca öz savunmayla varlığımızı koruduk.

Erkek egemen şiddet karşısında yaşamlarımızı, bedenlerimizi, haklarımızı ve özgürlüklerimizi kolektif ve bireysel mücadelelerle savunduk.

Bugün Türkiye ve Kürdistan’da bu mücadele, kadınların örgütlü direnişiyle büyümeye devam ediyor.

Feminist hareketlerden Kürt kadın mücadelesine, sosyalist kadın hareketinden mahalle ve sokak dayanışmalarına uzanan bu tarih, ortak öz savunma hafızamızdır.

Bu hafıza yalnızca geçmişin değil, bugünün ve geleceğin de mücadele hattıdır” dedi. 'ÖZ SAVUNMA GÜNDELİK YAŞAMIN AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR' Esengül Demir, “’Jin Jiyan Azadî” molla rejimine karşı ayaklanan kadınlar, Suriye’de cihatçı ve selefi çetelere karşı direnen kadınlar; dünyanın dört bir yanında erkek egemenliğine karşı mücadele edenlere ilham vermeyi sürdürüyor.

Bu direnişler, öz savunmanın sınırları aşan, kolektif ve politik bir mücadele olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

Yaşamı savunma iradesi, birbirine değerek ve birbirinden güç alarak büyümeye devam ediyor.

Öz savunma yalnızca saldırı anına sıkışmış bir refleks değildir.

Erkek egemen düzenin ürettiği şiddete, eşitsizliğe ve baskıya karşı yaşamı savunma halidir.

Kendini savunmak zorunda bırakılan kadınlar için çoğu zaman hayatta kalmanın tek yoludur.

Bu nedenle öz savunma, gündelik yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır, bir zorunluluk olduğu kadar politik bir haktır” şeklinde konuştu. 'KADINLAR VE LGBTİ+LAR HEDEF ALINIYOR' Şiddetin bireysel olmadığını belirten Esengül Demir, İstanbul Sözleşmesi’ni ve 6284 sayılı yasayı anımsatarak şunları paylaştı: “Göçmen ve mülteci kadınların haklarının gasp edilmesi, çıplak arama uygulamaları, kolluk şiddeti, ekonomik sömürü, güvencesiz çalışma ve yoksulluk, psikolojik baskı, cinsel şiddet ve ayrımcılık erkek egemenliğinin farklı tezahürleridir.

Bu şiddet biçimleri birbirinden bağımsız değil, birbirini besleyen bir sistemin parçalarıdır.

Tam da bu nedenle; erkek egemen şiddetin derinleştiği, cezasızlığın kalıcı hale getirildiği, kadınların ve LGBTİ+’ların yaşamlarının her alanda hedef alındığı bu düzende, yaşamı savunmak için ‘Öz Savunma Yaşatır’ kampanyamızı deklare ediyoruz.

Bu kampanya ile öz savunmayı hayatın her alanında büyüteceğiz.

Dayanışmayı ev ev, sokak sokak, mahalle mahalle öreceğiz.

Hiçbir kadını yalnız bırakmayacağız.

Şiddetin gizlendiği değil konuşulduğu, teşhir edildiği ve birlikte karşı durulduğu bir mücadele zemini kuracağız.

Tüm yaşam alanlarında bir araya gelmeyi güçlendireceğiz.

Kadın meclislerini, dayanışma ağlarını ve kolektif örgütlenme biçimlerini büyüteceğiz.

Hukuki öz savunma büyütülecek, cezasızlığa karşı yan yana durulacak.

Fiziksel öz savunmaya dair bilgi ve deneyimler paylaşılacak, bedenler ve yaşamlar üzerindeki söz hakkı savunulacak.” BEŞTAŞ: KADINLAR KENDİSİNİ KORUYACAK Daha sonra konuşan HDK Eşsözcüsü Meral Danış Beştaş, “Hayatlarımızı savunduğumuz için bir aradayız” diyerek, her yerde erkek devlet şiddeti ile karşı karşıya olduklarını kaydetti.

Meral Danış Beştaş, “Bizler her gün öldürülen kadınların sesi olacağız.

Şiddet sadece morluk değil aynı zaman da bir şiddet, hukuk, siyasettir, erkek egemendir.

Adalet kadınlar söz konusu olunca bir istisnaya dönmüş durumda.

Hukuk işlemiyorsa öz savunma diyoruz.

Katledilen kadınların verilerini her gün okuyoruz.

Şiddet kadınların en yakınındakidir.

Şiddetin en görünüz hali kadın cinayetleridir.

Öz savunma hayatta kalma stratejisidir.

Devletin yapamadığını kadınlar öz savunma ile birlikte yapıyor.

Kadınlar özsavunma ile koruyacak.

Şiddet kader değildir” diye ekledi.

SEBAHAT TUNCEL: ERKEK SİSTEME KARŞI MÜDAHALE TJA’lı Sebahat Tuncel, “HDK bu kampanya ile erkek egemen sisteme karşı bir müdahale gerçekleştiriyor.

Biz özgür olarak yaşayacağız bundan başka seçenek tanımıyoruz.

Yıllarca kadınlar olarak sokaklardaydık.

Biz yaşamak istiyoruz eşit, özgür bir şekilde yaşamak istiyoruz.

Savaş çatışma süreçlerinde kadına yönelik şiddet artıyor.

Çatışma ve savaşlarda en çok kadınlar etkileniyor.

Kadınlar her daim ‘savaşa hayır barış hemen şimdi’ dedi.

Kadınlar için savaşa karşı olmak sadece bir talep değildir.

Nerede olursa olsun ‘savaşa hayır’ dedik.

Barış ve Demokratik Toplum süreci var ama Türkiye Suriye de çetelere destek vererek savaşı sürdürüyor.

Biz kadınlar soruyoruz bu şiddet suçtur.

Derhal bu pratikten çıkıp barış için adımlar atılmalıdır.

Derhal barış pozisyonuna dönüşmesi gerekiyor.

Barış siyasetine dönülmelidir” diye konuştu.

TÜLAY HATİMOĞULLARI: SURİYE'DE ıIŞİD UZANTILARI KADINLARA KARŞI ŞUÇ İŞLENMEYE DEVAM EDİLİYOR Son olarak söz alan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, ise şunlara değindi: “Türkiye’de, kadınlar erkekler tarafından şiddete maruz kalıyor.

Ve biz kadınlar evimizde mahallemizde, iş yerlerimizde, yaşam alanlarımızın her yerinde, çalıştığımız kurumlarda öz savunmamızı gerçekleştireceğiz.

Öz savunma anlamak ve dayanışmak demektir.

AKP iktidarının yaratmış olduğu erkek yargı kadın cinayetleri, cezasızlıkla sonuçlanan kararlarıdır.

Kadınlar katledilmeye devam ediliyor.

IŞİD gibi kadın düşmanı bir örgütlenme El Kaide El Nusra gibi örgütlerin uzantıları Suriye'de başta Kürt kadınları ve onlarla dayanışma içinde mücadeleyi yürüten Arap kadınlarına karşı, Süryani kadınlarına karşı suç işlemeye devam ediyorlar.

Saldırıda bir kadın savaşçının o İŞİD’lilerin eliyle, HTŞ'lerin eliyle, SMO'cuların eliyle nasıl binadan aşağı atıldığını gördük.

Bu hiçbir vicdana sığmaz.

Kendine Müslüman diyen hiçbir insanın vicdanına, İslami değerlere sığmayacak olan bir şeydir.

Ve ayrıca savaş hukukuna göre de suçtur bu yapılanlar. ‘ÖZ SAVUNMA HAKTIR’ Siyasal İslamcı zihniyetin kadın düşmanı politikalarını görüyoruz.

Bu nedenle bir kez daha diyoruz ki; erkek devlet şiddetine karşı öz savunma haktır.

Bir olmak, örgütlenmek ve beraber mücadele yürütmek dışında hiçbir şansımız ve seçeneğimiz yok.

Patriyarkal kapitalizmin emeğimizi nasıl sömürdüğüne en fazla kadınlar tanıktır.

Ve buradan özellikle Halkların Demokratik Kongresi'nin başlatmış olduğu bu kampanyada bizler erkek devlet şiddetine karşı, savaşlara ve çatışmalara karşı, yaratılmak istenen erkek egemen zihniyetinin sonuçlarına karşı bedenimiz, emeğimiz ve kimliğimiz için mücadele etmeye devam edeceğiz.” (Mezopotamya Ajansı)

İlgili Sitenin Haberleri