Haber Detayı

Başkan Seçer: “Baskılara rağmen sosyal belediyecilik hizmetlerini sürdüreceğiz”
şehirler ekonomim.com
17/01/2026 17:10 (3 saat önce)

Başkan Seçer: “Baskılara rağmen sosyal belediyecilik hizmetlerini sürdüreceğiz”

CHP Büyükşehir Belediye Başkanları Mersin Buluşması bildirgesini okuyan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanvekili Vahap Seçer, tüm baskılara rağmen sosyal belediyecilik anlayışıyla hizmetlerini sürdüreceklerini belirterek, “Bir bütün olarak ülkemizde karşı karşıya kaldığımız bu tablo karşısında yerel yönetimler olarak bizler; eşitliği esas alan, kapsayıcı ve dayanışmacı bir anlayışla hareket ediyoruz” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ‘Büyükşehir Belediye Başkanları Mersin Buluşması’, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanvekili Vahap Seçer’in ev sahipliğinde başladı.

Kent merkezindeki bir otelde düzenlenen toplantıya; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanvekili Nuri Aslan, Adana Büyükşehir Belediye Başkanvekili Güngör Geçer, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir ve CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek katıldı.

Gerçekleştirilen toplantının ardından sonuç bildirgesini kamuoyuna paylaşan Başkan Seçer, “Toplantımızda; yoksullukla mücadele kapsamında hayata geçirdiğimiz sosyal politikaları, adaletli hizmet anlayışı doğrultusunda yürüttüğümüz çalışmaları, çevreye duyarlı, iklim değişikliği ve kuraklıkla mücadeleyi esas alan, modern ve çağdaş kentler yaratma hedefiyle uyguladığımız projeleri kapsamlı biçimde değerlendirdik.

Bunun yanı sıra, Türkiye’de her geçen gün daha fazla hissedilen adaletsizlikler, ağırlaşan ekonomik kriz ve hukuksuz uygulamaların ortaya çıkardığı tabloyu; küresel ve ulusal siyasetin ülkemize ve şehirlerimize etkileriyle birlikte ele aldık” dedi.   “Belediye başkanları tutuksuz yargılansın” Türkiye nüfusunun 3’te 1’inin yaşadığı şehirlerin seçilmiş belediye başkanlarının görevde olmadığını ifade eden Başkan Seçer, “Bugün aramızda olmaları gerekirken, siyasal yargı süreçleriyle belediyelerinden, kentlerinden ve özgürlüklerinden mahrum bırakılan; başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu, Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeydan Karalar ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhittin Böcek olmak üzere seçilmiş belediye başkanlarına yönelik hukuksuz uygulamalar ve yargı baskısı artarak devam etmektedir.

Türkiye nüfusunun 3’te 1’inin yaşadığı şehirlerin seçilmiş belediye başkanları görevde değildir.

Görevden almalar ve kayyum uygulamalarıyla somutlaşan bu müdahalelerin, yalnızca yerel yönetimleri değil, doğrudan halkın iradesini hedef aldığı açıktır.

Masumiyet karinesi ve tutuksuz yargılanma hakkını ihlal eden bu anlayışın bir an önce sona ermesini, arkadaşlarımızın tutuksuz bir şekilde yargılanmasını acil olarak talep ediyoruz” şeklinde konuştu.   “Kararlı bir duruş sergilemeye devam edeceğiz”   13 büyükşehir belediye başkanı olarak demokrasiye, hukukun evrensel ilkelerine ve adalet anlayışına aykırı bu süreci yakından izlemeye, hukuksuzluklara karşı ortak ve kararlı bir duruş sergilemeye devam edeceklerini aktaran Seçer, “Bu mücadeleyi yalnızca tutuklu belediye başkanlarımız ve partimiz adına değil, halkın iradesini ve ortak geleceğimizi savunmak için, umudu ve dayanışmayı güçlendirerek tüm yurttaşlarımızla birlikte sürdüreceğimizi kamuoyuna bir kez daha ilan ediyoruz.

Görev süremizin ikinci yılını tamamlarken, bir yandan adaletsizliklerle bir yandan da derinleşen ekonomik krizin ağır sonuçlarıyla karşı karşıyayız.

Bu tablo, her geçen gün yurttaşlarımızı ve belediyelerimizi daha yakıcı bir biçimde etkilemektedir.

Yerelde başarılı hizmetler üreten belediyelere dönük idari baskılarla da bu tablo bilinçli olarak ağırlaştırılmaktadır” diye konuştu.

Merkezi hükümet tarafından yatırım ve proje onaylarından tahsislere, izin süreçlerinden vergi ve SGK yapılandırmaları ve kredilere kadar pek çok alanda yerel yönetimler arasında birkaç istisna dışında açık bir çifte standart uygulandığını anlatan Seçer, “Bununla eş zamanlı olarak, belediyelerin yetki ve mali hareket alanını daraltmayı hedefleyen yasal düzenleme hazırlıkları ve kanun teklifleri gündeme getirilmekte; yerel yönetimlerin kaynak kullanma ve hizmet üretme kapasitesi sınırlandırılmak istenmektedir.

İktidar tarafından sürdürülen bu yaklaşım, yerel yönetimleri işlevsizleştirmeyi amaçlamakta; sosyal desteklerden altyapı yatırımlarına, kent hizmetlerinden kalkınma projelerine kadar birçok alanda yurttaşların aldığı kamusal hizmetleri doğrudan olumsuz etkilemektedir” şeklinde konuştu.

Belediyelerin tüm baskılara karşın sosyal belediyecilikten geri adım atmayacaklarını dile getiren Başkan Seçer şunları söyledi: “Yurttaşların yoksulluğa mahkûm edilmesine karşı durarak kentlerimizi güçlendiren yatırım ve hizmetleri kararlılıkla sürdürecek, toplumcu belediyecilik anlayışıyla; emeklinin, emekçinin, işsizin, esnafın, kadının, gencin, çocuğun, engellinin, tüm yurttaşların yanında olmaya devam edecektir.

Dünyanın içinden geçtiği çok katmanlı krizler, küresel belirsizlikler, Orta Doğu ve yakın coğrafyamızda yaşanan savaşlar ülkemizi de doğrudan etkilemektedir.

Bu savaş, çatışma ve belirsizliklerin ortasında dış müdahalelere izin vermeden ülkemizdeki iç barışın güçlenmesine her zamankinden daha çok ihtiyaç duyulmaktadır.

Ülkemizde demokratik işleyişin zayıflaması, hukuk devleti ilkesinin aşınması ve kutuplaştırıcı politikaların derinleşmesi toplumsal barışı ve birlikte yaşamı tehdit etmektedir.

Bu hassasiyetle iktidarı daha adil ve demokratik davranmaya davet ederken, kentlerinde birbirinden farklı kesimlerin bir arada yaşadığı yöneticiler olarak bizler de yerel yönetimlerin barışın tesisindeki sorumluluğunu bilerek hareket etmeye devam edeceğimizi vurguluyoruz.

Bir bütün olarak ülkemizde karşı karşıya kaldığımız bu tablo karşısında yerel yönetimler olarak bizler; eşitliği esas alan, kapsayıcı ve dayanışmacı bir anlayışla hareket ediyoruz.

Parti programımız çerçevesinde; yerinden yönetim, katılımcılık ve yerel demokrasi ilkeleri doğrultusunda; yurttaşlık bilincini güçlendiren, adaleti esas alan ve üretimle güçlenen kentler kurmak için çalışıyoruz.”  

İlgili Sitenin Haberleri