Haber Detayı
Spor yazarlarından Galatasaray-Gaziantep FK maçı yorumu: Torreira’nın önemi
Trendyol Süper Lig'in 18. haftasında lider Galatasaray, sahasında Gaziantep FK ile karşılaştı.Sarı-kırmızılılar mücadeleden 1-1'lik beraberlikle ayrılarak ligin ikinci yarısına beklenmedik bir puan kaybıyla başladı. Fotomaç Gazetesi yazarları, mücadelenin ardından dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. | Son dakika GS spor haberleri
SERKAN KORKMAZ - FABIAN RUIZ!
Tribünde seyirci yok.
Yedek kulübesinde topçu yok.
Osimhen yok.
Torreira yok.
Hafta içi yılın en kritik maçı -hatta bazı isimler için- 'sezon finali' konumundaki Atletico sınavı var.
Süper Kupa ezeli rakibe (hem de berbat bir oyunla) kaptırılmış, takıma transfer beklenirken rotasyonda eksilme olmuş.
Gözler kulübede Berkan'ı bile arıyor, transfer beklentisini karşılayamayan yöneticilerin varlıkları tartışılıyor.
Dün akşamki Gaziantep maçını kazanmak sarı kırmızılılar için süper kupa finali kadar önemliydi.
Maçın ilk yarısında -neredeyse- hiçbir şey olmadı.
Gayretli birkaç oyuncunun (Sane, Barış, Lemina, Sallai) saman alevi benzeri parlamaları ev sahibine gol getirmeye yetmedi.
İkinci yarıda Galatasaray baskıyı 'bi' tık' daha artırırken, yedek kulübesi adeta bomboş olduğundan, 'en azından, Barış, Sane, Yunus, hatta İcardi kendi aralarında mevki değiştirseler' diye düşündüm. 'Kutucu girsin' bile dedim içimden (girdi).
Süper Kupa'yı ezeli rakibine kaptırdıktan sonra, Atletico ile hayati bir maça çıkacak takımın kulübesini bu hale getirmek için özel çaba sarfetmiş olunmalı.
Gol atmaya pek niyeti olmayan misafir takım öne geçtiğinde son düdüğe 20 dakika vardı. 84'te Barış Alper'in golünde uzuuuuun taç atışıyla Kazım Can'ın payı büyüktü.
Pek çok Galatasaraylı 'Keşke Berkan gitmeseydi, Demirbay dönseydi' diyordur.
Ne Fabian Ruiz'i Allah aşkına!
İlkay - Kutucu değişimdeki kısa süreli ıslıklar, fırtına öncesi esen minik bir rüzgar sadece.
MUSTAFA ÇULCU - HAKEM BAŞARILIYDI Galatasaray baskılıydı ancak Torreira olmayınca bir türlü beklenen ritmi ve tempoyu yakalayamadı.
Kazanma isteği ve arzusu düşüktü.
İcardi ve Yunus etkisiz kaldılar.
İlkay ritimsiz, Sane ve Barış biraz zorladılar o kadar.
Rakip kalabalık ve yerleşik savunma ile merkezi kapatınca üretmekte zorlandılar.
Hücumcular sürekli yer değiştirdiler ancak disiplinli ve sabırlı oynayan Gaziantepspor'un savunmasını bir türlü açamadılar.
Gaziantepspor kaptığı toplarda hızlı geçiş ve uzun oynayarak Draguş ve Bayo ile gol aradı.
Pozisyonda buldular.
Galatasaray tempoyu yükseltti ama savunma güvenliğini kaybedince Gaziantepspor Bayo ile golü buldu.
Okan hoca İlkay'ı geçte olsa oyundan alarak yaptığı hamle ile beraberliği buldu ancak Osimhen yoksa Galatasaray'da yok, düşüş devam ediyor.
Oğuzhan Çakır oyunun başında İlkay ve Barış'a sarıları göstermedi sözlü ikaz etti. 37'de Draguş'un Eren'e kontrolsüz hareketi minimum sarıydı onu da göstermedi. 53'de Nazım- Barış krizinde ikisine de sarılar doğru. 62'de Sallai penaltı beklentisi içinde kendini attı Sallai'ye sarı göstermeliydi ama göstermedi.
İlk yarı Yunus'un itilmesine devam diyen ikinci yarıda daha basit itmede Sane'ye faul kaldıran yardımcı Hakan Yemişken oyunu gerdi!
İcardi'ye çıkan sarı yanlıştı.
Hakemin bazı faul ve kartlarda hataları oldu ancak skora rağmen eyyam yapmadı.
LEVENT TÜZEMEN - TORREIRA'NIN ÖNEMİ Galatasaray'ın bir rakibe karşı bu kadar üstün oynayıp 70 dakika bir tane bile isabetli şut atamadığını hiç görmedim.
Sarıkırmızılılar, Gaziantep'e karşı defalarca hücum etti, oyunu rakip kaleye yıktı.
Ama gol atabilecek son vuruşları yapamadı.
Özellikle kartviziti golcü olan İcardi'nin biri kafayla, biri de karşı karşıya kaçırdığı golleri şaşkınlıkla izledim.
Az ama öz hücum eden G.Antep takımı, Bayo ile bir kontratak sonucu Galatasaray'ı avladı.
Demek ki İcardi, 3 gün arayla 2 tane üst üste maçı oynayacak zihinsel ve fiziksel yapıya sahip değil.
İyi ki Osimhen dönüyor.
Yoksa Galatasaray, gol yollarında büyük sıkıntı yaşamaya devam ederdi.
Torreira'nın, Galatasaray için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördük.
O bölgede Lemina çok çalıştı, mücadele etti.
Takımını atağa kaldırdı.
Ama kendisine İlkay yeterince katkı sağlayamadı.
İlkay ikili mücadeleleri kazanamadığı gibi hücumda arkadaşlarına yeterince destek olamadı.
Galatasaraylı oyuncuların ruh haline baktığımız zaman, maçı kazanmaktan çok yorgunluktan mı yoksa bıkkınlıktan mı bilinmez, zorla maça çıkmışlar gibi bir görüntü vardı.
Yunus, eski etkinliğinden çok uzaktı.
Özellikle Sane'nin sorumluluk almaması, kaçak savaşması, sadece pas vererek idare etmeye çalışması şaşırtıcıydı.
Sane'den beklediğimiz o patlama gücü yüksek deparları maalesef yine atmadı.
Çarşamba gecesi A.Madrid maçına G.Saraylı futbolcular bu ruh haliyle çıkarlarsa ve yeterince savunma anlamında birbirlerine destek yapamazlarsa korkarım farklı bir yenilgi ortaya çıkabilir.
ZEKİ UZUNDURUKAN - BU FUTBOLLA ŞAMPİYONLUK HAYAL!
Osimhen'in yokluğunun üzerine bir de Torreira'nın cezalı oluşu eklenince, Galatasaray'ın gücünün ne kadar zayıfladığına örnektir dünkü Gaziantep FK maçı...
Galatasaray'da Osimhen'in yeri asla dolmaz tamam da...
Torreira'nın eksikliği bu kadar fazla mı hissedilir be kardeşim!
Torreira bir gün gelecek bu takımdan ayrılacak.
O zaman ne yapacak Galatasaray!
İlkay sahada yok adeta.
Ağır ve güçsüz!
Yunus Akgün çok etkisiz!
Dün adeta 9 kişi oynadı Galatasaray!
Galatasaray ilk yarıda o kadar etkisizdi ki...
Rams Park'taki taraftarlar kötü futbol karşısında adeta saç-baş doldular.
Koca Galatasaray, 45 dakikada rakip kaleye isabetli şut atamadan soyunma odasına gitti.
İcardi rakip savunmayı hiç rahatsız edemedi bile.
Gaziantep FK çok iyi savunma yaptı.
Merkezi çok iyi savundu.
Özellikle Arda Kızıldağ muazzam bir futbol ortaya koydu.
İlk yarıda Galatasaray'da Barış Alper ve Sallai dışında savaşan futbolcu yoktu.
Galatasaray'ın bu maçta eksikleri çoktu ama konuk Gaziantep FK'nın eksikleri, Galatasaray'dan daha fazlaydı.
Galatasaray, ilk yarıdaki etkisiz ve yavaş oyununu ikinci 45'te de sürdürünce, Gaziantep etkili geçiş hücumları yapmaya başladı.
Bu hücumlardan birinden golü de buldu Burak Yılmaz'ın öğrencileri.
Galatasaray'ın geriye düşüşü, Rams Park tribünlerinin bir anda sessizliğe bürünmesine neden oldu.
Galatasaray taraftarı, bu yenilen golün şokunu çabuk atlatıp, takımlarını ateşlemek için her şeyi yaptı.
Buz gibi havaya rağmen sarıkırmızılı taraftarlar, Galatasaraylı futbolculardan daha fazla maçı istediler.
Galatasaray'da işler çok kötü giderken, arka direkte topla buluşan Barış Alper, etkili bir vuruşla skora denge getirdi.
Bu gol, tribünleri ve sahada dökülen Galatasaraylı futbolcuları kendine getirdi.
Ama skor talebası değişmedi.
Bu arada Uğurcan Çakır'ın maç boyunca etkili kurtarışlar yaptığını da unutmayalım. 90+5'te Gaziantep kontratağında Bayo, topu boş kale yerine auta attı.
Galatasaray, dün kaybettiği 2 puanla zirve yarışında büyük yara aldı.
Galatasaray geçmiş yıllarda kötü oynadığı maçları, sahneye çıkan birkaç oyuncusu sayesinde kazanırdı.
Bu sezon takım halinde kötü oynamaya başladı Galatasaray!
Örnek mi!
Kocaelispor ve Gaziantepspor maçları.
Fenerbahçe Süper Kupa Finali.
Bu gidiş, hiç iyi bir gidip değil!
Geciken transferler, sürekli aynı oyuncular üzerinden oynanan oyun ve yedek kulübesinin zayıflığı, Galatasaray'ı ne hale getirdi!
Hem de Şampiyonlar Ligi'nde oynanacak iki kritik maç kapıya dayanmışken...
Futbolcular milyon euro'ları alıp, keyfine bakıyor.
Olan yağmurda, çamurda, karda, buz gibi havada bu takımın peşinden koşan, takımını adeta ölümüne seven Galatasaray taraftarına oluyor.
Galatasaray taraftarının sesine kulak verin!
O zeki.