Haber Detayı

Galatasaray'ı Gaziantep FK maçı sonrası yerden yere vurdular! 'Şampiyonluk hayal'
Galatasaray takvim.com.tr
18/01/2026 08:47 (8 saat önce)

Galatasaray'ı Gaziantep FK maçı sonrası yerden yere vurdular! 'Şampiyonluk hayal'

Trendyol Süper Lig'in 18. haftasında Gaziantep FK'yı ağırlayan Galatasaray, sahadan 1-1'lik beraberlik ve 2 puan kaybıyla ayrıldı. Takipçileri Fenerbahçe ve Trabzonspor'un iştahını kabartan Cimbom'a spor yazarları sert eleştirilerde bulundu. Özellikle transferlerin yapılmaması ve Avrupa serüveniyle ilgili gündemler manşete taşındı. Bu futbolla şampiyonluğun zor olduğu belirtildi. İşte o yorumlar...

Galatasaray, Gaziantep FK ile Süper Lig'de 1-1 berabere kaldı.

Spor yazarları, karşılaşmanın ardından özellikle teknik direktör Okan Buruk ve yönetimi eleştirdi.

EVREN TURHAN: ACİL AKSİYON ALINMALI Galatasaray Gaziantep maçı öncesi konsantrasyon eksikliği yaşıyordu.

Bunu hissediyorduk.

Yönetim transferle uğraşıyordu ve sonuç alamıyordu.

Özellikle ilk yarıda çok kötü bir futbol vardı.

Yunus Akgün ve Leroy Sane çok hareketsizdi.

Barış ve Yunus ile pozisyonlar buldular ancak başarılı olamadılar.

Takımda acayip bir durgunluk vardı.

İlkay oyunda hiç yoktu.

Sadece izledi.

İyi kapanan bir Gaziantep ve pozisyon üretemeyen bir Galatasaray izledik.

Dediğim gibi Galatasaray'ın oyununda ciddi bir düşüş var.

Oyuna bir türlü girememeleri ciddi bir sıkıntıydı...

Takım içersinde lider oyuncu eksikliği vardı.

İkinci yarıda aynı şekilde geçti.

Abdülkerim'in ortasıyla Icardi'nin kafa vurduğu bir pozisyon izledik.

Top belki Galatasaray'daydı ama üretkenlik yoktu.

Oyun içersinde tempo yükseltemediler.

Yedek kulübesi de zayıftı.

Kazımcan ve Ahmed Kutucu değişiklikleri geldi. 84. dakikada Galatasaray'da Barış Alper Yılmaz'ın golü beraberliği getirdi.

Takımın bu kadar eksik olması, transferin bir türlü çözülememesi ve yönetimin aksiyon almaması üzücüydü.

Galatasaray'ı uzun süredir bu kadar kötü oynarken gördüm.

Galatasaray'ı birçok oyuncu yaşamıyor.

Transferler acilen gelmeli ve tekrar eski günlere dönmeli.

Yoksa Galatasaray'ı kötü günler bekliyor.

LEVENT TÜZEMEN: TORREIRA'NIN ÖNEMİ Galatasaray'ın bir rakibe karşı bu kadar üstün oynayıp 70 dakika bir tane bile isabetli şut atamadığını hiç görmedim.

Sarıkırmızılılar, Gaziantep'e karşı defalarca hücum etti, oyunu rakip kaleye yıktı.

Ama gol atabilecek son vuruşları yapamadı.

Özellikle kartviziti golcü olan İcardi'nin biri kafayla, biri de karşı karşıya kaçırdığı golleri şaşkınlıkla izledim.

Az ama öz hücum eden G.Antep takımı, Bayo ile bir kontratak sonucu Galatasaray'ı avladı.

Demek ki İcardi, 3 gün arayla 2 tane üst üste maçı oynayacak zihinsel ve fiziksel yapıya sahip değil.

İyi ki Osimhen dönüyor.

Yoksa Galatasaray, gol yollarında büyük sıkıntı yaşamaya devam ederdi.

Torreira'nın, Galatasaray için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördük.

O bölgede Lemina çok çalıştı, mücadele etti.

Takımını atağa kaldırdı.

Ama kendisine İlkay yeterince katkı sağlayamadı.

İlkay ikili mücadeleleri kazanamadığı gibi hücumda arkadaşlarına yeterince destek olamadı.

Galatasaraylı oyuncuların ruh haline baktığımız zaman, maçı kazanmaktan çok yorgunluktan mı yoksa bıkkınlıktan mı bilinmez, zorla maça çıkmışlar gibi bir görüntü vardı.

Yunus, eski etkinliğinden çok uzaktı.

Özellikle Sane'nin sorumluluk almaması, kaçak savaşması, sadece pas vererek idare etmeye çalışması şaşırtıcıydı.

Sane'den beklediğimiz o patlama gücü yüksek deparları maalesef yine atmadı.

Çarşamba gecesi A.Madrid maçına G.Saraylı futbolcular bu ruh haliyle çıkarlarsa ve yeterince savunma anlamında birbirlerine destek yapamazlarsa korkarım farklı bir yenilgi ortaya çıkabilir.

MUSTAFA ÇULCU: HAKEM BAŞARILIYDI Galatasaray baskılıydı ancak Torreira olmayınca bir türlü beklenen ritmi ve tempoyu yakalayamadı.

Kazanma isteği ve arzusu düşüktü.

İcardi ve Yunus etkisiz kaldılar.

İlkay ritimsiz, Sane ve Barış biraz zorladılar o kadar.

Rakip kalabalık ve yerleşik savunma ile merkezi kapatınca üretmekte zorlandılar.

Hücumcular sürekli yer değiştirdiler ancak disiplinli ve sabırlı oynayan Gaziantepspor'un savunmasını bir türlü açamadılar.

Gaziantepspor kaptığı toplarda hızlı geçiş ve uzun oynayarak Draguş ve Bayo ile gol aradı.

Pozisyonda buldular.

Galatasaray tempoyu yükseltti ama savunma güvenliğini kaybedince Gaziantepspor Bayo ile golü buldu.

Okan hoca İlkay'ı geçte olsa oyundan alarak yaptığı hamle ile beraberliği buldu ancak Osimhen yoksa Galatasaray'da yok, düşüş devam ediyor.

Oğuzhan Çakır oyunun başında İlkay ve Barış'a sarıları göstermedi sözlü ikaz etti. 37'de Draguş'un Eren'e kontrolsüz hareketi minimum sarıydı onu da göstermedi. 53'de Nazım- Barış krizinde ikisine de sarılar doğru. 62'de Sallai penaltı beklentisi içinde kendini attı Sallai'ye sarı göstermeliydi ama göstermedi.

İlk yarı Yunus'un itilmesine devam diyen ikinci yarıda daha basit itmede Sane'ye faul kaldıran yardımcı Hakan Yemişken oyunu gerdi!

İcardi'ye çıkan sarı yanlıştı.

Hakemin bazı faul ve kartlarda hataları oldu ancak skora rağmen eyyam yapmadı.22 SERKAN KORKMAZ: FABIAN KORKMAZ Tribünde seyirci yok.

Yedek kulübesinde topçu yok.

Osimhen yok.

Torreira yok.

Hafta içi yılın en kritik maçı -hatta bazı isimler için- 'sezon finali' konumundaki Atletico sınavı var.

Süper Kupa ezeli rakibe (hem de berbat bir oyunla) kaptırılmış, takıma transfer beklenirken rotasyonda eksilme olmuş.

Gözler kulübede Berkan'ı bile arıyor, transfer beklentisini karşılayamayan yöneticilerin varlıkları tartışılıyor.

Dün akşamki Gaziantep maçını kazanmak sarı kırmızılılar için süper kupa finali kadar önemliydi.

Maçın ilk yarısında -neredeyse- hiçbir şey olmadı.

Gayretli birkaç oyuncunun (Sane, Barış, Lemina, Sallai) saman alevi benzeri parlamaları ev sahibine gol getirmeye yetmedi.

İkinci yarıda Galatasaray baskıyı 'bi' tık' daha artırırken, yedek kulübesi adeta bomboş olduğundan, 'en azından, Barış, Sane, Yunus, hatta İcardi kendi aralarında mevki değiştirseler' diye düşündüm. 'Kutucu girsin' bile dedim içimden (girdi).

Süper Kupa'yı ezeli rakibine kaptırdıktan sonra, Atletico ile hayati bir maça çıkacak takımın kulübesini bu hale getirmek için özel çaba sarfetmiş olunmalı.

Gol atmaya pek niyeti olmayan misafir takım öne geçtiğinde son düdüğe 20 dakika vardı. 84'te Barış Alper'in golünde uzuuuuun taç atışıyla Kazım Can'ın payı büyüktü.

Pek çok Galatasaraylı 'Keşke Berkan gitmeseydi, Demirbay dönseydi' diyordur.

Ne Fabian Ruiz'i Allah aşkına!

İlkay - Kutucu değişimdeki kısa süreli ıslıklar, fırtına öncesi esen minik bir rüzgar sadece.

ZEKİ UZUNDURUKAN: BU FUTBOLLA ŞAMPİYONLUK HAYAL Osimhen'in yokluğunun üzerine bir de Torreira'nın cezalı oluşu eklenince, Galatasaray'ın gücünün ne kadar zayıfladığına örnektir dünkü Gaziantep FK maçı...

Galatasaray'da Osimhen'in yeri asla dolmaz tamam da...

Torreira'nın eksikliği bu kadar fazla mı hissedilir be kardeşim!

Torreira bir gün gelecek bu takımdan ayrılacak.

O zaman ne yapacak Galatasaray!

İlkay sahada yok adeta.

Ağır ve güçsüz!

Yunus Akgün çok etkisiz!

Dün adeta 9 kişi oynadı Galatasaray!

Galatasaray ilk yarıda o kadar etkisizdi ki...

Rams Park'taki taraftarlar kötü futbol karşısında adeta saç-baş doldular.

Koca Galatasaray, 45 dakikada rakip kaleye isabetli şut atamadan soyunma odasına gitti.

İcardi rakip savunmayı hiç rahatsız edemedi bile.

Gaziantep FK çok iyi savunma yaptı.

Merkezi çok iyi savundu.

Özellikle Arda Kızıldağ muazzam bir futbol ortaya koydu.

İlk yarıda Galatasaray'da Barış Alper ve Sallai dışında savaşan futbolcu yoktu.

Galatasaray'ın bu maçta eksikleri çoktu ama konuk Gaziantep FK'nın eksikleri, Galatasaray'dan daha fazlaydı.

Galatasaray, ilk yarıdaki etkisiz ve yavaş oyununu ikinci 45'te de sürdürünce, Gaziantep etkili geçiş hücumları yapmaya başladı.

Bu hücumlardan birinden golü de buldu Burak Yılmaz'ın öğrencileri.

Galatasaray'ın geriye düşüşü, Rams Park tribünlerinin bir anda sessizliğe bürünmesine neden oldu.

Galatasaray taraftarı, bu yenilen golün şokunu çabuk atlatıp, takımlarını ateşlemek için her şeyi yaptı.

Buz gibi havaya rağmen sarıkırmızılı taraftarlar, Galatasaraylı futbolculardan daha fazla maçı istediler.

Galatasaray'da işler çok kötü giderken, arka direkte topla buluşan Barış Alper, etkili bir vuruşla skora denge getirdi.

Bu gol, tribünleri ve sahada dökülen Galatasaraylı futbolcuları kendine getirdi.

Ama skor talebası değişmedi.

Bu arada Uğurcan Çakır'ın maç boyunca etkili kurtarışlar yaptığını da unutmayalım. 90+5'te Gaziantep kontratağında Bayo, topu boş kale yerine auta attı.

Galatasaray, dün kaybettiği 2 puanla zirve yarışında büyük yara aldı.

Galatasaray geçmiş yıllarda kötü oynadığı maçları, sahneye çıkan birkaç oyuncusu sayesinde kazanırdı.

Bu sezon takım halinde kötü oynamaya başladı Galatasaray!

Örnek mi!

Kocaelispor ve Gaziantepspor maçları.

Fenerbahçe Süper Kupa Finali.

Bu gidiş, hiç iyi bir gidip değil!

Geciken transferler, sürekli aynı oyuncular üzerinden oynanan oyun ve yedek kulübesinin zayıflığı, Galatasaray'ı ne hale getirdi!

Hem de Şampiyonlar Ligi'nde oynanacak iki kritik maç kapıya dayanmışken...

Futbolcular milyon euro'ları alıp, keyfine bakıyor.

Olan yağmurda, çamurda, karda, buz gibi havada bu takımın peşinden koşan, takımını adeta ölümüne seven Galatasaray taraftarına oluyor.

Galatasaray taraftarının sesine kulak verin!

O zeki.

ÖMER ÜRÜNDÜL: AVRUPA'DA İŞİ ZOR Gaziantep'in sınırlı bir kadrosu var.

Böyle bir takımın önemli 5 oyuncusu eksikse yapacakları tek şey var.

O da çok koşup, mücadele edip, disiplin içinde direnç göstermek.

Bunu da başararak çok önemli puan aldılar.

İlk 30 dakikada Galatasaray'ın beklenen hücum presi alışılmış biçimde gündeme gelmiyordu.

Çünkü önde presin başlangıç noktası Osimhen yoktu.

Orta sahada da takımın iki kişilik pres dinamosu Torreira yoktu.

Dün en aklıma yatmayan olay şu oldu; ilk yarım saat Gaziantep hep topla çıkmak istedi.

Hep de kaptırdılar.

Ama Galatasaray'ın, kaptığı topları hiçbir varyasyonla pozisyona dönüştürememesi gerçekten ilginçti.

Kaleye tek isabetli şut yoktu.

İkinci yarıda Galatasaray'ı daha zor bir ortam bekliyordu.

Artık rakip daha geride garantili pas yoksa uzun oynuyordu.

Bu da Galatasaray'ı ciddi bir pozisyon sıkıntısına soktuğu gibi ilk yarının aksine savunma güvencesini de olumsuz etkiledi.

Bir de üstelik skor dezavantajına düşüldü.

İşler çıkmaza girmişti ama Barış Alper, rakip sol bekin bir hatasını değerlendirip yakaladığı şans topuyla beraberliği getirdi.

Sonraki baskı gol getirmediği gibi uzatmanın son dakikasında rakibin net pozisyonu kaçırmasından sonra Galatasaray yenilgiden kurtulmuş oldu.

Okan Buruk'un bana göre en büyük hatası, üretkenliğin sıkıntıya düştüğü dönemde çok iyi taç atan Kazımcan'ı maça almamasıydı.

Zaten beraberlik de öyle geldi.

Takımda büyük fiziksel düşüş var.

İlkay, Sane, Yunus güçsüzdü.

İcardi'yi zaten saymıyorum.

Atletico Madrid maçı bu görüntüde iyice zora girdi.

Tabii ki Torreira ile Osimhen takıma girecek.

Ama bu yeterli olur mu?

BÜLENT TİMURLENK: YUMRUĞUNU VURMALIYDI Transfer başladı başlayalı 'Yapacağız' diyorsun ama Berkan'ı apar topar yolcu ediyorsun. 15 gün olmuş, 'Biz 28 Ocak'tan sonra transfer yapacağız' diyorsun, Singo ortalıkta yok, Lucas'ın cezalı olduğunu bir ay önceden biliyorsun, 2.

Lig ekibi Fethiye karşısında derbiden sonra neredeyse tüm as oyuncularını kullanıyorsun, Sara sakatlanıyor, takımda 3 maç arka arkaya nefes alamadan oynayanlar var.

Rakibin 3 önemli futbolcusu yok, teknik direktörü tribünde. 3 puan farkla lider olduğun ligde kazanıp Atletico Madrid maçını düşünmen lazım.

Sen ne yapıyorsun bütün hafta?

Transferden sorumlu yöneticin Milano'da havaalanında İtalyan gazetecilere 'yakalanıyor'.

Ortaya 20 adamın ismini atıp bir tanesine imza bile attıramıyorsun.

Gaziantep maçının kaderini Lucas Torreira'nın yokluğunda orta sahadakilerin performansı belirleyecekti.

İlkay bir dizi filmin konuk oyuncusu gibi takılmaya devam ediyor, Lemina ağır ve Yunus 'Mertens'i' oynayamıyor.

Bol bol geçiş hücumu yiyor, kaleye isabetli şut atamıyorsun.

Galatasaray'ı yönetim kuruluyla değil, kardeşi Mehmet Özbek, Serdar Güzelaydın ve Cenk Ergün ile yöneten ve taraftarın önüne de linç öznesi olarak Abdullah Kavukcu'yu atan Başkan Dursun Özbek, liderlik koltuğunda oturan takımını izleyen taraftarların 'Yönetim istifa' tezahüratlarını duydu mu acaba? 3 yıl şampiyon olan hoca; transferde yumruğunu masaya vurur, eksiklerini aldırır.

Geçmişte basın toplantısında '12 kişiyle mi oynayacağız, daha ne oynadığımızı bile bilmiyorlar' diyen Okan Buruk, dün kulübesindekilere dönüp baktı mı acaba?

Buruk'un yakın dostu Kavukcu da Erden Timur gibi 'Tutunacak dalım kalmadı' derse buna kim şaşıracak?

AHMET ÇAKAR: OĞUZHAN ÇAKIR İYİ YÖNETTİ Artık çanlar G.Saray için çalıyor.

Dün geceki puan kaybı hem F.Bahçe hem Trabzonspor'u havaya soktu.

Üstelik G.Saray'da kalecisinden İcardi'ye, Okan Buruk'tan İlkay Gündoğan'a kadar herkeste bir ruhsuzluk, isteksizlik mevcut.

Tüm maç boyu tüm final pasları başarısız.

Gereksiz top kayıpları, kaybedilen topları geri kazanmadaki geçen uzun süre alışılmışın çok dışındaydı.

G.Saray, mütevazi Anadolu takımlarını İstanbul'da boğardı.

RAMS Park'ta kimse kafasını kaldıramazdı ama dün gece hiç de böyle olmadı.

Belki pozisyon buldular ama yedikleri gole bakıyoruz, tam bir defans hatası.

Gaziantepli oyuncu iki kişinin arasından geçti, tamamlandı ve ardından Antep'in golü geldi.

Bu dakikadan sonra G.Saray, ciddi anlamda şansa bir gol buldu.

Kazımcan'ın uzun taç atışı, Nazım Sangare'den sekti, Barış Alper bomboş tamamlayıverdi.

Aslında bu golden sonra bu kötü G.Saray, maçı da kazanabilirdi.

Abdülkerim'in kafasını çıkararak kaleci Zafer maç boyu kendisine fazla iş düşmemiş olmasına rağmen belki de maçı kurtardı.

Sonuçta bugün F.Bahçe ve Trabzon kazanırlarsa ligin ikinci yarısında kartlar yeniden dağıtılacak.

Hele son saniyede Antep'in kaçırdığı pozisyon gol olsa belki de G.Saray'da dinamikler yerinden oynayacaktı.

Hakem Oğuzhan Çakır kötü maç yönetmedi. 1-2 kart hatası, 1-2 de faul hatasıyla benim kriterlerime göre maçı iyi yönetti.

İlgili Sitenin Haberleri