Haber Detayı

Can Atalay'dan 'Rönesans Rezidans Davası' açıklaması: 'İnsan yaşamına verilen değerin bir sınavıdır'
Türkiye cumhuriyet.com.tr
18/01/2026 12:27 (3 saat önce)

Can Atalay'dan 'Rönesans Rezidans Davası' açıklaması: 'İnsan yaşamına verilen değerin bir sınavıdır'

Gezi Parkı Davası hükümlüsü Can Atalay, “Rönesans Rezidans Davası, teknik raporların ve usul kurallarının ötesinde, insan yaşamına verilen değerin bir sınavıdır. İnsan hayatının değerini ölçen bir terazidir. Terazinin kefesi şaşarsa, toplumun vicdanı da dengesini yitirir” açıklamasını yaptı.

Silivri'deki Marmara Cezaevi'nde bulunan Gezi Parkı Davası hükümlüsü Can Atalay 'ın sosyal medya hesabından, Rönesans Rezidans davasına ilişkin, Adaletin İnsan Yaşamına Verdiği Değer Rönesans Rezidans Davalarında Sınanır! başlıklı paylaşım yapıldı.

Rönesans Rezidans davasının, ülkenin hukukla, sorumlulukla ve hafızayla kurduğu ilişkinin aynası olduğunu belirten Atalay, mahkeme salonunda konuşulanlar kadar, konuşulamayanların da kayda geçtiğini kaydetti.

TOPLUMSAL BİR EŞİK Rönesans Rezidans davasında çıkan tablonun, deprem yıkımlarının sorumluklarıyla yüzleşmenin hakiki bir boyuta ulaşamadığını gösterdiğini ifade eden Atalay, şöyle devam etti: Bir müteahhidin ağzından dökülen 'iki tane, üç tane ölü' ifadesi, deprem yargılamalarının özetidir.

Sayıya indirgenen hayatlar, istatistikle örtülmeye çalışılan cinayetler.

Avukatın isyanı tam da bu noktada yükseldi: 'Tane, adet ne demek; insandı onlar.' Duruşma salonlarında ailelere yöneltilen 'kısa kesin' telkinleri, acının mahiyetini ve adalete duyulan ihtiyacı anlamaktan uzak bir bürokratik reflekstir.

Kayıplarının naaşına dahi ulaşamamış insanların, mahkeme kürsüsünden seslerini duyurma çabası; bir haktan ziyade, sevdiklerine karşı yerine getirmek istedikleri son bir sadakat borcudur.

Avukat Yeşim Toplu’nun adliye önündeki seslenişi, ülkenin vicdanına yöneltilmiş bir soruydu: 'Rönesans’ta olası kast çıkmayacaksa, nerede çıkacak?' Soru, yalnızca bir dava dosyasına değil, tüm deprem yargılamalarına yazılmalıdır.

Ertelenen her duruşma, geciken her karar, bir başka binanın yıkılmasına sessizce izin vermektir.

Dava özelinde tartışılan 'olası kast' meselesi, teknik bir ceza hukuku başlığı değil, toplumsal bir eşiktir.

Bilirkişi raporlarının, yapı sürecindeki ihlallerin ve öngörülebilir risklerin varlığına rağmen talebin gerekçesiz biçimde reddedilmesi, ailelerde yalnızca bir hayal kırıklığı değil, adaletin yönüne dair bir belirsizlik yaratmaktadır.

Duruşmaların uzak tarihlere ertelenmesi, zaten enkazın altında kalmış olan güven duygusunu daha da derine gömmektedir.

Rönesans Rezidans Davası, teknik raporların ve usul kurallarının ötesinde, insan yaşamına verilen değerin bir sınavıdır.

İnsan hayatının değerini ölçen bir terazidir.

Terazinin kefesi şaşarsa, toplumun vicdanı da dengesini yitirir.

Aileler susmayacaklar, avukatlar takipten vazgeçmeyecekler, yurttaşların dayanışması güçlenerek sürecek… Adalet için umut, tam da burada başlıyor.

İlgili Sitenin Haberleri