Haber Detayı

İran krizinde Türkiye'nin iki kırmızı çizgisi | Dış Haberler
Dünya haberturk.com
18/01/2026 15:53 (5 saat önce)

İran krizinde Türkiye'nin iki kırmızı çizgisi | Dış Haberler

ABD'nin İran'a yönelik bir askeri müdahalesi ihtimali düşük de olsa masada duruyor. Bölgeyi ateş çemberine çevirecek ve gerginliği artıracak böyle bir adımda Türkiye NATO üyesi olsa bile İran’a askeri müdahalenin içinde, kıyısında, köşesinde; hiçbir yerinde yer almayacak. İran'a askeri müdahaleye katılmamak bölgesel barış adına Türkiye'nin kırmızı çizgisi olduğu kadar bir terör saldırısına karşılık vermek de diğer bir kırmızı çizgi. Bülent Aydemir'in haberi...

İran da başlayan halk hareketleri, ABD ve İsrail’in gerginliğin dozunu artıran açıklamaları İran a bir askeri müdahale olur mu?

Böyle bir müdahale olursa Türkiye nin tavrı ne olur? sorularına yol açtı.

İran a askeri müdahalenin Türkiye’nin kırmızı çizgisi olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Türkiye, ABD’nin ya da NATO nun talebi olsa dahi İran’a karşı oluşacak bir cephenin içinde yer almayacak.

Buna rağmen, NATO üyesi bir ülke olarak dolaylı angajman kurallarına tabi olarak; sınırda ve sınır ötesinde oluşabilecek risklere karşı güvenlik adımları ve çatışmanın fiili etki alanının genişlemesi durumunda Türkiye teyakkuza geçerek her türlü tedbiri almaktan kaçınmayacak.

TÜRKİYE NİN ÇIKARLARI BARIŞI DESTEKLİYOR Bölgede yaşanan mücadele ve çatışmalarda Türkiye’nin çıkarları ile ABD’nin veya İsrail’in çıkarları örtüşmüyor.

ABD ve İsrail; baskıyla, halk hareketleriyle, ambargoyla ve örtülü operasyonlarla rejime baskı uygulayarak zayıflatma yönünde politikalar izliyor.

ABD’nin bölge politikalarında önceliği İsrail’in güvenliği iken, Türkiye’nin hedefi sınır güvenliğini, komşularımızdaki devlet ve toprak bütünlüğünü koruyarak, kaosun ve istikrarsızlığın önlenmesi olarak ifade edilebilir.

İran’da rejimin ya da devlet mekanizmasının çökmesi Türkiye açısından stratejik bir risk oluşturuyor.

NATO ŞEMSİYESİ İRAN İÇİN SÖZ KONUSU DEĞİL İran meselesi NATO sözleşmesinin, “Üye devletlerden birine saldırı olması durumunda bütün üyeler harekete geçer” meselesini düzenleyen 5. maddenin kapsamı dışında değerlendiriliyor.

Bu nedenle Türkiye’nin, NATO üyesi olsa bile ittifak içinde yer alarak İran’a müdahalede bulunma gibi bir yükümlülüğü bulunmuyor.

NATO böyle bir karar alsa bile Türkiye buna uymayacak.

Geçmişte Irak’ta da benzer bir tercih önüne gelmiş, TBMM Irak’a asker gönderme tezkeresini reddetmişti.

Türkiye, NATO üzerinden İran’a karşı askeri bir inisiyatif almaya da komşu bir bölge ülkesi olarak karşı çıkıyor.

DİĞER KIRMIZI ÇİZGİMİZ TERÖRLE MÜCADELE Askeri doktrinlerinde İran’ın füze ve nükleer silah geliştirme programları Türkiye için dolaylı tehdit olarak görülse de İran, doğrudan hedef olarak görülmüyor.

Bu nedenle doğrudan rejimi hedef alan müdahaleler bugüne kadar olmadı.

Suriye’de, Irak’ta, Libya’da bile Türkiye ile İran veya Haşdi Şabi güçleri arasında doğrudan bir çatışma olmadı.

Türkiye kendi sınır güvenliği ve saha kontrolü açısından meseleyi terörle mücadele bağlamında değerlendiriyor.

Sınırlarından bir saldırı olması durumunda Türkiye’nin, “Hudut namustur” ilkesi doğrultusunda askeri doktrinleri devreye girer.

Rejimle doğrudan sıcak çatışmadan kaçınmak Türkiye’nin kırmızı çizgisi olduğu kadar, terörle mücadele ve sınır güvenliğinin riske girmesi de aynı şekilde müdahale gerektiren bir kırmızı çizgidir.

PROVOKASYONLARA DİKKAT Sahada provokasyon içeren girişim ve eylemlere karşı da Türkiye hazırlıklarını yapıyor.

İran kaynaklı bir PKK/PJAK saldırısı yanında Türkiye topraklarına yönelik füze, SİHA saldırısı ya da sabotaj ihtimali ya da sınırda göçmen krizi olması durumunda da senaryolara hazırlanılıyor.

Bu durumda dahi Türkiye derinliği düşük, sürekli olmayan, süreli askeri adımlar atabilir.

Bunun adı İran’a müdahale değil, sınır güvenliği operasyonu olur.

Türkiye egemen bir devlet olarak aynı Suriye’de olduğu gibi merkezi otorite çöker, sınır hattında terör oluşumu baş gösterir, radikal unsurlar ve kontrolsüz silahlı yapılar sahaya yayılırsa o zaman kendi güvenliğini sağlamak adına her türlü olasılığa hazırlanıyor.

Bu durumda ileri bir tampon hat ve güvenlik kuşağı devreye alınabilir.

BM Güvenlik Konseyi bir karar alır ve İran’ın daveti üzerine bir görev gücü oluşturursa o zaman işin rengi değişir.

TSK ancak insani koridor ve sınır güvenliği, istikrar adına ancak bir denklemde yer alabilir.

Bu arada Türkiye sonuna kadar diplomatik kanalları ve caydırıcı görüşmeleri yürütmekten yana tavır sergileyecek.

İlgili Sitenin Haberleri