Haber Detayı
DSİ projeleri Küçük Melen’de tarım hayvancılığı tehdit ediyor
Küçük Melen’de yürütülen DSİ projeleri, Düzce’nin verimli tarım arazilerini ve binlerce büyükbaş hayvanın yaşam alanlarını tehdit ediyor. Düzce Ziraat Odası ve bölge çiftçileri, meraların kullanılamaz hale geldiğini, manda ve diğer hayvan varlığının yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirterek projenin revize edilerek doğaya daha uygun hale getirilmesini istedi.
Düzce Ziraat Odası Başkanı Murat Ay, Tarım Bakanı İbrahim Yumaklı’dan Devlet Su İşleri’nin (DSİ) Küçük Melen’de yürüttüğü istinat duvarı ve genişletme çalışmalarının bölgenin verimli tarım arazilerinin yapısını ve canlı hayvan varlığını tehdit ettiği ettiğini öne sürerek projenin doğaya uygun hale getirilmesi için yardım istedi.
Söz konusu projenin bölge halkı üzerinde büyük mağduriyet yaşattığını öne süren Düzce Ziraat Odası Başkanı Murat Ay, Bakanlığa ilettiği yazıda, Bahçeköy ve Paşakonağı sınırları içinde yürütülen projenin doğaya uyumlu olmadığı, bu nedenle de bölgenin tarım alanlarının yapısında ve besicilik yapan çiftçiler üzerinde ciddi bir tahribata neden olduğunu vurguladı.
Mera üzerinde yapılan çalışmaların hayvanların suya erişimini de imkânsız hale getirdiğini belirten Başkan Ay, şunları söyledi: “ Çalışmalardan dolayı Bahçeköy, Paşakonağı sınırları içinde bulunan küçük Melen yatağında doğal yapı bozuldu.
Bölgede abartılı bir genişleme yapıldı.
Proje, doğaya uyumlu olmadığı için binlerce hayvanın suya erişimi imkânsız hale getirdi.
Bunun yanında yüzlerce dönüm birinci sınıf tarım arazisi de kamulaştırmalar nedeniyle mağduriyetlere neden olmuştur.
Sel taşkın seddesi efteni gölü genişletme projeleri hayvancılığın yoğun olarak yapıldığı Bahçeköy, Paşakonağı, Sadavo(Üçyol) köylerinin binlerce büyük baş hayvanın yaşadığı mera alanlarını kullanılamaz hale getirmiştir.
Bölgede nesli tükenmekte olan devlet tarafından desteklenen manda varlığının yaşam alanlarının olduğu, bu bölgede yapımı devam eden projeler üreticileri çok zor duruma düşürdü.
Sulak ve açık alanda yaşamını sürdüren mandaların yaşam alanları bozulduğu için zor duruma düşen çiftçiler, Düzce’de mandalarını satmaya başladı ve bölgede manda ve diğer büyükbaş hayvan varlığı bitme noktasına geldi” Mera alanlarımız kullanılamaz hale geliyor DSİ’nin sel taşkın seddesi ve Efteni Gölü genişletme projeleri nedeniyle Bahçeköy, Paşakonağı ve Sadavo (Üçyol) köylerinde binlerce büyükbaş hayvanın yaşam alanı olan meraların kullanılamaz hale geleceği kaydeden Ay, söz konusu projenin kendilerinin bölge halkının görüşleri doğrultusunda yeniden ele alınarak revize edilmesini beklediklerini ifade etti.
Bölge için bir diğer büyük tehlikenin de meranın tam ortasından geçirilmek istenen Gölyaka ile Düzce karayolu olduğunu ifade eden Ay, şöyle devam etti: “Gölyaka - Düzce ve diğer illerle bağlantı sağlayan iki adet karayolu olmasına karşın sadece bir kaç km kısaltma sağlayacağı için Gölyaka- Düzce arasında 3.yol olarak düşünülen Bahçeköy -Paşa Konağı sınırları içinde kalan güzergâh dünyada birinci derecede (alivyon) verimli toprak yapısına sahip.
Proje nedeniyle yüzlerce dönüm arazi kamulaştırılacak ve yol binlerce büyük baş hayvan varlığının olduğu meraların ortasından geçecek.
Bu durum hayvanların kontrolü mümkün olmadığı için yola çıkmaları durumunda can ve mal güvenliğini de ciddi şekilde tehlikeye atacaktır.
Ayrıca gıda ve suyun çok önemli olduğu günümüz dünyasında sulama yapmadan her türlü ürünün yetiştirildiği Düzce’de toplu olarak kalan son tarım arazi ve meraların yok edecektir.
Devletimizden beklentimiz Gölyaka yolunun acilen iptal edilerek bölgenin korunması ve gelecek nesillerimize bırakacağımız en büyük miras olacaktır “ dedi.
Yürütülen çalışmalara tepki gösteren bölge halkı da söz konusu projenin kendilerini mağdur ettiğini öne sürerek yeniden revize edilmesi isteminde bulundu.
Bazı bölge yaşayanlarının görüşleri ise şöyle: Artık köyde yaşamanın bir anlamı yok Paşakonağı Köyünden Ercan Şahin, “ Bizim geçimimiz çiftçilik ve hayvancılık DSİ’nin yaptığı bu projeyle ilgili hiçbir bilgimiz yok.
Bir anda önümüzde gelişen bir proje ile karşı karşıya kaldık.
Bunun sonucunda meramız komple yok oldu. 1500 dönüm arazimiz vardı mera olarak kullandığımız bir anda kayboldu.
Mandacılığı ve hayvancılığı yapan insanlar proje ile birlikte yapamaz hale geldi.
Tarım arazilerimiz, yolumuz gözetilmeden proje hayata geçti.
Yapacağımız hiçbir şey yok.
Tarım İl Müdürlüğüne başvuruyoruz bir cevap alamıyoruz.
Burada hayvancılık biterse köylerde yaşamanın da bir anlamı kalmıyor.
Çünkü tek geçim kaynağımız bu.
Bir de Gölyaka yolu üzerimizden geçiyor ve yapılarımızın yıkılacağı söyleniyor.
İki elimiz bağlandı kaldık.
Gölyaka yolu iptal edilmeli.
Yapacak hiçbir şeyimiz yok.
Tarım arazilerimiz kullanılmaz hale geldi ve biz ne yapacağımızı bilmiyoruz.
Proje bizi mağdur etti.” Hayvancılık hem teşvik veriliyor hem yok ediliyor Düzce Manda Birliği Başkanı Cafer Çelik, “ Birliğimizi kurduğumuzda 4.500 mandamız vardı.
Meramızda setler yapıldığından buyana manda sayımız 1.500’e kadar geriledi.
Üyelerimiz hayvancılığı bırakmaya başladı.
Devletten beklentimiz setlerin üzerinin tekrar kapatılması meramızın eski haline gelmesini istiyoruz.
Şu anda 6 köy bu durumda etkilenmiş durumdayız.
Gölyaka yolunun da iptal edilmesini istiyoruz çünkü mera içinde yol olmaz.
Meramıza dokunulmamasını istiyoruz.
Nesli tükenmekte olan bir hayvan varlığı 2011 yılında devletin teşviklerle manda sayısını artırmaya çalıştığı ve Tarım Bakanlığı’nın her yıl destek vererek manda varlığını artırmaya çalışıyor.
Ama yapılan uygulama tam tersi oldu.
Mera alanı küçüldüğü için tüm üyelerimiz ciddi sıkıntı içinde. 110 olan üye sayımızda hayvancılığı bırakanlar nedeniyle 50’a kadar düştü.” Manda Melen’e girmeden bu iş nasıl olacak Doğukan Uğur bölge çiftçisi “ Manda Birliği Üyesiyim.
Benim ahırımı yerimi komple istimlak ediyorlar.
Benim başka ahırım yok.
Nerede hayvancılık yapacağım.
Bu bir esnafın elinden dükkânını almak gibi bir şey.
Kimseye bir şey sorup danışmıyorlar adam geliyor kazığı çakıyor ‘Mahkeme yolunuz açık’ deyip gidiyorlar.
Önceden sel geliyordu çamur bir günde akıp gidiyordu.
Ama bu proje ile aylardır çamur içinde yaşıyoruz.
Tüm tarlalar tarumar oldu.
Aldıkları, kullandıkları yerlerinde daha kimseye parasını ödemediler.
Ben bu araziyi alırken traktörümü satarak aldım. 70 tane hayvanım vardı yaşanan bu durumdan sonra benim hayvan sayım 3’e düştü.
Manda suda yaşıyor ama bu projeden sonra Melen’e manda sokamayacağız.
Manda Melen’e girmeden bu iş nasıl olacak?
Meramız dikenden geçilmiyor her kapıyı çaldım sonuç alamadım.”