Haber Detayı

Yaylaların şifalı bitkilerini ihraç etmekte zorlanıyoruz
şirket haberleri ekonomim.com
19/01/2026 00:33 (1 saat önce)

Yaylaların şifalı bitkilerini ihraç etmekte zorlanıyoruz

“Otlarla konuşan adam” olarak bilinen iş insanı Süleyman Bilgin, Karadeniz yaylalarından toplanan tıbbi ve aromatik bitkileri uzun yıllar başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülkeye ihraç ediyor.

Trabzon’un Sürmene ilçesinde sahibi olduğu Bilgin Tarım Ürünleri AŞ ve Bilgin Çiçekçilik aracılığıyla ihracat yapan Bilgin, ekonomik zorluklar nedeniyle işlerini istedikleri düzeyde sürdüremediklerini söyledi.

Süleyman Bilgin, “Yüksek faizler ve finansmana erişimde yaşadığımız sıkıntılar nedeniyle yatırım yapamıyoruz.

Talep edilen birçok ürüne ‘yok’ demek zorunda kalıyoruz.

Doğada bolca var ama ne yazık ki girdi maliyetleri çok yüksek, yatırım yapıp işleyemediğimiz için satamıyoruz” dedi.

Bitki bilimci ve araştırmacı kimliğiyle de tanınan Süleyman Bilgin, babası Nazım Bilgin’in mirasını sürdürerek Karadeniz yaylalarından toplanan ot ve bitkilerin ihracatını gerçekleştiriyor.

Geçmiş yıllarda Şirket olarak İstanbul İhracatçı Birlikleri tarafından 5 kez altın madalya ve takdir beratı ile ödüllendirilen Bilgin; 2020 yılında TİM’in “İhracatın Yıldızları” yarışmasında ise “Girişimcilik Şampiyonu” seçilmişti.

Bölgedeki birçok ailenin geçim kaynağı olmasına vesile olan Bilgin, bitkilerin üretiminden, doğadan toplanmasına ve ambalajına kadar tüm süreçte istihdam sağlıyor.

Avrupa ülkeleri ,”Aslanpençesi "bitkisi talep ediyor Karadeniz’in yaylalarından toplanan yaban mersini, aslanpençesi, kurtpençesi, mısır püskülü, sarmaşık yaprağı, acı çiğdem tohumu gibi onlarca türün ihracatını yaptıklarını belirten Bilgin, şöyle konuştu: “Doğadan toplanan bitkileri tesisimizde işlemden geçirip kurutulmuş olarak hem iç pazara sunuyoruz hem de yurt dışına gönderiyoruz.

Babamızdan beri aile şirketi olarak bu sektördeyiz.

Yurt dışında özellikle ilaç sektörüne çalışan firmaların taleplerini karşılıyoruz.

İhracatta Almanya başı çekiyor; ardından İsviçre, Fransa, İtalya, ve Bulgaristan geliyor.

Yıllık ihracat miktarımız talep ve doğadaki ürünün yetişme durumuna göre değişiyor.” Topladıkları ürünlerin çoğunu bölgeden temin ettiklerini ifade eden Bilgin, bu sayede köylerde yaşayan birçok insanın gelir elde ettiğini vurguladı.

Ekonomideki belirsizlik nedeniyle Sürmene’deki tesislerinde yatırım yapamadıklarını belirten Bilgin, “Bu dönem finansmana erişim çok zor.

Teşviklerden yararlanamıyoruz.

Kredi faizleri yüksek olduğu için ihtiyacımız olmasına rağmen makinelerimizi yenileyemedik.

Hurdaya atamıyoruz; yenilenmesi gerekiyor ama hâlâ kullanıyoruz.

Yatırım ortamı sağlanırsa bölgede yeniden canlanma olur, daha çok ürün işler ve ihracatı artırırız.

Bugün bizden talep edilen birçok ürüne ‘yok’ diyoruz; doğada var ama işleyemiyoruz” diye konuştu.

Köylüler İçin Gelir Kapısı olan sektörde başı çektiklerini ve başka firmaların da sektöre katkı sağlamasını arzuladıklarını dile getiren Bilgin, “Hedefimiz, girişimcilerin üniversitelerle birlikte bilimsel çalışmalar yaparak yöremizin endemik türlerini ve ekonomik değeri olan bitkilerin; yetiştirmesi, üretmesi ve bu ürünlerin başta Uzak Doğu ile yeni pazarlara açılması.

Ürün toplama işlerini çoğunlukla köylerdeki vatandaşlarımız yapıyor.

Bu iş sayelerinde insanlar geçimini sağlıyor.

İnsanlar mısırı topluyor, kullanıyor ya da satıyor; püskülünü bize getiriyor ve para kazanıyor.

Bundan daha güzel bir şey olabilir mi?” dedi.

Sürmene’ye Kadın Kooperatifi Kurulmalı Türkiye’nin birçok yerinde kadın kooperatifleri bulunduğunu ancak Sürmene ve Köprübaşı’nda bu girişimin hayata geçirilemediğini söyleyen Bilgin, şunları ekledi: “Bu işlerle ilgilenen kimse olmadığı için kadın kooperatifi kurulamadı..

Oysa yerel yönetimlerin bu konuya destek olması gerekir.

Kooperatif aracılığıyla bölgemizdeki kadınlar eğitim alarak bulundukları yerlerde bitki toplayabilir.

Çünkü işimizin temeli toplama.

Bilinçli ve doğru toplama yapılırsa hem daha kaliteli ürün elde edilir hem de kadınlar daha fazla gelir kazanır.

Şu an köylüden doğrudan aldığımız ürünlerde sıkıntı yaşıyoruz.

Toplamayı yeterince bilmediği için dalıyla budağıyla getiriyor ya da yaş getiriyor.

Böyle olunca ürün heba oluyor; hem köylü hem biz hem de ülke kaybediyor.

Bu nedenle Sürmene’de kadın kooperatifi kurulması birçok istihdamı beraberinde oluşturacağı gibi, ürününü de daha verimli hale getirecektir"dedi.

İlgili Sitenin Haberleri