Haber Detayı

Gelir vergisini, 2025'te de çalışanlar sırtladı!
Ekonomi ekonomigazetesi.com
19/01/2026 07:12 (7 saat önce)

Gelir vergisini, 2025'te de çalışanlar sırtladı!

TEPAV Direktörü Coşkun Cangöz’ün çalışmasına göre, çalışanlar, 2025 yılı bütçesinde yılın başında tahmin edilen tutardan 662 milyar lira daha fazla vergi ödedi. Kurumlar vergisi ise başlangıç hedefinin yüzde 25 altında kaldı.

MEHMET KAYA/ANKARA Türkiye, genel olarak 2025’te yıl başında planlanandan daha düşük bütçe açığı ve daha yüksek faiz dışı fazla sağlamış olsa da, gelir, kurumlar ve taşıt-ev gibi servetler üzerinden alınan vergilerdeki ilginç değişimler dikkat çekti.

TEPAV Direktörü Coşkun Cangöz, Vakfın Blog sayfasında yayımladığı değerlendirmesinde, gelir vergisinde, hemen hemen tamamı çalışanların ücretlerinden kesilen gelir vergisi olan gelir vergisi tevkifatının başlangıç bütçesinde tahmin edilen tutarı yüzde 33,6 daha yüksek oranda gerçekleşmesine işaret etti.

Cangöz yazısında, “Bütçe açığı düşmüş işte, buna da sevinmeyelim mi? diyebilirsiniz.

Bu sorunun bütçedeki harcamalardan kaynaklanan yükün nasıl paylaşıldığında saklı.

Peki o zaman, 2025 bütçesini kim sırtlamış?

Stopajla vergisini ödeyen, eğitim, sağlık, gıda, ulaştırma, iletişim, giyim gibi her alan katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi ödeyen çalışan kesim… Vatandaş bir yandan hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısı ile mücadele ederken diğer yandan da devlet harcamalarını finanse etmiş.

Buna karşılık devlet harcamalarını kısmamış.

Ama iyi haber şu ki: israfa da kaçmamış.

Yani harcama kalemi bazında limitleri aşmış olsa da toplam açığı daha da büyütmemiş” yorumunu yaptı.

Gelir vergisi içinde beyana dayanan gelir vergisi artışı ise yüzde 10,99 ile çalışanların ödediği vergiden daha düşük olarak gerçekleşti.

Gelir vergisi ve ÖTV’de tahminin altında kalınmasının olası nedenleri  Coşkun Cangöz, EKONOMİ’ye yaptığı değerlendirmede ise gelir vergisi tevkifatının alt kalemlerinin açıklanmadığını hatırlatarak 2025 için faiz gelirlerinden alınan stopajın görece daha yüksek olabileceği görüşünü belirtti.

Yine de genel olarak gelir vergisinin çok büyük bir kısmı çalışanların ödediğinden oluşuyor.

Cangöz, 2025 için gelir vergisi tevkifatı içindeki faiz gelirleri etkisine yönelik olarak, “Temmuz ayında yapılan düzenlemelerle 6 aya kadar vadeli TL mevduat ve yatırım fonları için stopaj oranı yüzde 15’ten yüzde 17.5’e, 1 yıla kadar vadeli hesaplar için ise yüzde 12’den yüzde 15’e yükseltilmişti.

Bunun vergi tahsilatını artırıcı bir etki yapmış olduğu anlaşılıyor.

Sanırım, bu oran artışı muhtemelen yılbaşında planlanmış değildi.

Kurumlar vergisindeki zayıf performans, dolaylı vergilerin beklendiği gibi gitmemesi gibi nedenlerle Temmuz ayında yılın geri kalanını kurtarmak için böyle bir oran artışı yapılmış olsa gerek” yorumunu yaptı.

Alkollü içecekler ve tütün vergilerinde sınıra gelinmiş olabilir  Bu arada, Özel Tüketim Vergisi tahsilatında da başlangıç bütçesi tahmininin altında kaldı.

Türkiye’nin büyümesini sürdürdüğü 2025 yılı içinde, üstelik enflasyon devam ederken bu taraftaki tahminin tam tutmaması da dikkat çekti.

Coşkun Cangöz, bunun nedenlerine ilişkin olarak soruya, “Kolalı içecekler hariç hepsinde hedefin altında kalınmış.

Bunun çeşitli sebepleri var: dayanıklı tüketim ve motorlu taşıtlarda ekonomik büyümenin program hedefinin altında kalmış olması önemli.

Petrolde hem düşük büyüme hem de uluslararası petrol fiyatlarının nispeten düşük olması bu performansa neden olmuştur” değerlendirmesinde bulundu.

ÖTV’nin en önemli kalemlerinden olan alkollü içkiler ve tütün ürünlerinden yapılan tahsilatla ilgili, ortaya çıkan manzaranın ekonomik bir yaklaşıma da konu olabileceğini belirten Cangöz, “Alkol ve tütünde ise durum biraz farklı gibi, buradaki aşırı vergilendirme merdiven altı ve kaçak ürün tüketimine yönlendiriyor.

Artık restoranlar ve turistik işletmelerde bile bu ürünler satılabiliyor.

Sahte alkol nedeniyle ölümler hiç olmadığı kadar çok duyuluyor.

Alkol ve tütünde verginin sınırına gelmiş, hatta geçmiş bile olabiliriz” yorumunu yaptı. ■ Vergi gerçekleşmelerinin söyledikleri Cangöz yazısında, bütçe açığının 2025’te düşmüş olmasını olumlu bir gelişme olarak kaydederken, gelir kalemlerinde başlangıç bütçe tahminlerinin altında kalınmasına karşılık, harcama hedeflerinde üzerine çıkılmış olmasına vurgu yaptı.

Bütçenin bu görünümüyle olumlu sonuç alınmış olmakla birlikte, harcama tarafında kapsamlı bir gözden geçirme, gelir tarafında ise bir vergi reformu yapılmasının ekonomik ve sosyal kesimler arasındaki adaletli bir dengeyi sağlamada kaçınılmaz yapılması gerekenler arasında bulunduğu görüşünü öne çıkardı.  

İlgili Sitenin Haberleri