Haber Detayı

Milli çözüm sürecine Kürt feminist katkı.. Halide Dündar’ın Diyarbakır Cezaevi anıları.. Satır arasındaki giz: Kürt öğretmenler
Güncel odatv.com
19/01/2026 08:08 (1 saat önce)

Milli çözüm sürecine Kürt feminist katkı.. Halide Dündar’ın Diyarbakır Cezaevi anıları.. Satır arasındaki giz: Kürt öğretmenler

Cemile Y. Çetin yazdı...

Halide Dündar’ın “Bir Kürt Feminist” kitabı, kardeşi Fuat Dündar tarafından derlenip yayınlanan bir biyografi kitabı.Halide Dündar’ın yaşamını, siyasal mücadelelerini ve kadın-kadın hareketi içindeki yerini anlatıyor:Yaşamı, Diyarbakır Lice ilçesinde eli sakat doğumundan dolayı buruk başlıyor.Öğrencilik yıllarında Devrimci Demokrat Kadınlar Derneği (DDKAD) gibi örgütlerde siyasi faaliyetlere katılıyor.İstanbul’daki sendikal yaşamında “Roza” ve “Jujin” dergilerinin çıkarılmasında öncü rol oynuyor.Halide Dündar'ın kitabı sadece bir bireyin biyografisi değil, Kürt kadın hareketi ve Türkiye’de feminist siyasi tarih açısından dönemsel kesitler sunuyor.5 NO’LU CEZAEVİ ANILARI12 Eylül askeri darbesi sonrasında Diyarbakır Cezaevi, Türkiye tarihinin en ağır insan hakları ihlallerinin yaşandığı mekanlardan biri olarak hafızalara kazındı.Sistematik işkence, insanlık dışı disiplin uygulamaları, kimlik inkarına dayalı baskılar ve psikolojik yıkım, tutuklular üzerinde kalıcı travmalar bıraktı.Bu cezaevi, Kürt siyasi tutuklular başta olmak üzere birçok insan için yalnızca bir hapishane değil, devlet şiddetinin ve inkar politikalarının sembolü haline geldi.Burada yaşanan zulümlerin PKK’nın büyümesinde hayli etkili olduğu; tutukluların hapisten çıktıktan sonra dağa çıktıkları yazıldı, söylendi.PKK yaptığı propagandayla, Diyarbakır Cezaevini güçlü bir kurucu hafıza ve seferberlik mitine dönüştürmeyi başardı.“DEVLETİN DİLİ” BİLE DEĞİŞTİDiyarbakır Cezaevi’ne dönük bu hâkim düşünce “devlet diline” bile yansıdı:“Ba­kın PKK te­rör ör­gü­tü gi­bi ba­şı­mız­da be­la var.

Ama ba­kı­yor­su­nuz 1980’li yıl­lar­da Di­yar­ba­kır Ce­za­evi­’n­de ya­pı­lan yan­lış­lık­la­rın PKK’­nın güç­len­me­sin­de ne ka­dar önem­li rol oy­na­dı­ğı­nı gö­rü­yor­su­nuz.

Keş­ke o za­man bu ha­ta­lar ya­pıl­ma­say­dı.”Di­yar­ba­kır Ce­za­evi PKK’­yı güç­len­dir­di ise Ma­mak Ce­za­evi Dev­rim­ci-Yo­l’­u ni­ye güç­len­dir­me­di?

O dönem herkes vahşetten geçirildi.Mesela salt bu olamaz; toplumsal, siyasal ve ekonomik zeminde yazılmalı PKK analizi…Neoliberalizmin bölgede kapattığı yüzlerce kamu işletmelerinin, tarımın-hayvancılığın-köylülüğün yok edilerek işsizliği nasıl büyüttüğü üzerinde durmak gerekmez mi?CEZAEVİNDEN ÇIKAN KÜRT ÖĞRETMENLERHalide Dündar, Diyarbakır 5 No’lu cezaevi sürecinde yaşadıklarını kadın koğuşu deneyimleri üzerinden hem bireysel hem de kolektif direnci anlatıyor.

Anılarında satır aralarında beliren bir nokta gerçekten kritik:Kendisi ve (isimlerini verdiği) hapis arkadaşlarından bazıları Diyarbakır Cezaevi’nden çıktıktan sonra öğretmenlik yapıyor!Yani “ceberrut” denen devlet, kapısını kimi tutuklulara açıyor.

Bu gerçek, “cezaevi zulmü PKK’yi büyüttü” tezini tek başına açıklamakta yetersiz kalıyor.

Eğer zulüm otomatik olarak silahlı örgütlenme üretiyor olsaydı, Diyarbakır cezaevinden çıkan herkesin yolu PKK’ya çıkardı!Oysa Halide Dündar’ın işaret ettiği “öğretmen olan solcular” bu kabul edişi bozuyor.Halide Dündar ve öğretmen olan arkadaşları siyaseti bırakmıyor, sendika faaliyete yoğunlaşıyorlar, “Rosa” ve “Jujin” isimli dergiler çıkarıyorlar.Sonuç olarak; Halide Dündar’ın anılarının açtığı gedik şunu gösteriyor: Mesele Diyarbakır Cezaevi değil; cezaevinin oturduğu tarihsel, sınıfsal, etnik ve iktisadi bağlamdır.Devlet şiddeti tek başına PKK’yi “yaratmadı” ama inkâr, eşitsizlik ve siyasal kanalsızlıkla birleştiğinde, PKK’nin büyüyebileceği zemin oluşturdu.Öğretmen olan solcular ise bu zeminin kaçınılmaz olmadığını gösteren en güçlü karşı örnektir.

Yani “şiddet” tek çözüm değildir.Son yarım asırlık siyasi tarih “şiddetsizliği” benimseyen öğretmen Halide Dündar’ı haklı çıkardı.Milli çözüm sürecine bu açıdan da bakmak şart.Cemile Y.

ÇetinOdatv.com

İlgili Sitenin Haberleri