Haber Detayı
Şam ile SDG anlaşma imzaladı | Çelik: Kürt kardeşlerimizin hakları teminat altına alındı
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Suriye'de yayımlanan kararname ile Kürt vatandaşların haklarının teminat altına alınmasının önemli bir kazanım olduğunu söyledi. Çelik, "Kürt kardeşlerimizin hukuk temelinde elde ettiği kazanımlar sevindiricidir." dedi.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Suriye'de yayımlanan kararname ile Kürt vatandaşların haklarının teminat altına alınmasının önemli bir kazanım olduğunu söyledi.
Çelik, "Kürt kardeşlerimizin hukuk temelinde elde ettiği kazanımlar sevindiricidir." dedi.
Suriye ordusunun YPG/SDG'ye yönelik operasyonu sahadaki kazanımların ardından ateşkese sonuçlandı.
Şam yönetimi ile YPG/SDG arasında 14 maddelik anlaşma imzalandı.
Buna göre YPG/SDG güçlerinin Suriye ordusunun tam entegrasyonu sağlanacak.
Tüm sınır kapıları, petrol sahaları ve doğalgaz sahaları Suriye hükümetinin kontrolüne geçecek.
Tüm bu gelişmeler yaşanırken Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Suriyeli Kürtler ile ilgili bir kararname yayımladı.
Şara, Kürt kökenli vatandaşların Suriye halkının, dilsel kimlerinin de Suriye'nin ulusal kimliğinin ayılmaz bir parçası olduğunu belirtti.
ÖMER ÇELİK: ÖNEMLİ BİR KAZANIM Suriye'de yayımlanan kararname ile ilgili olarak AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik bir açıklama yaptı.
Kararnamenin önemli olduğunu vurgulayan Çelik, "Esad yönetimi tarafından yıllar boyunca temel haklarından yoksun bırakılmış Kürt kardeşlerimizin hukuk temelinde elde ettiği kazanımlar sevindiricidir." dedi.
Kararnamenin birinci maddesinde, "Suriyeli Kürt vatandaşlar, Suriye halkının vazgeçilmez ve ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilir ve kültürel ve dilsel kimlikleri, çeşitli ve birleşik Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır." ifadelerine yer verildiğini anımsatan Çelik, şöyle devam etti: "- Madde, Suriyeli Kürt kardeşlerimize dönük Baas rejimi dönemindeki tüm ret ve inkar politikalarının bitirildiğinin açık ifadesidir.
Bu adım Suriye'deki tüm etnik ve mezhebi gruplara dönük aynı yaklaşımın üretileceğinin de kanıtıdır. - Suriye Yönetimi devrimden sonra pek çok zorlukla karşı karşıya kaldı.
Bunların başında terör örgütlerinin istikrarsızlaştırıcı faaliyetleri gelmektedir.
DEAŞ terör örgütüyle mücadelenin kesintisiz sürmesi açık bir gerçek ve gerekliliktir.
Ayrıca SDG terör örgütünün faaliyetleri ve 'talimatıyla hareket ettiği odakların siyasi hedefleri' hem Suriye hem Türkiye için tehdit teşkil etmektedir." "BU SURİYE GERÇEKLERİNE AYKIRIDIR" YPG/SDG'nin devlet içinde devlet ve ordu içinde ordu gibi hareket etmeyi hedeflemesinin kötülük üretmek isteyen odaklar tarafından verilen bir görev olduğunu belirten Çelik, şöyle devam etti: "Ama bu Suriye gerçeklerine ve “tek Suriye ve tek ordu” ilkesine aykırıdır.
Defalarca söylediğimiz gibi “devlet içinde devlet ve ordu içinde ordu olmaz.” Bir ülkede “iki devlet ve iki ordunun” varlığı herkese kötülük getirecek bir iç savaştır.
Terör örgütlerinin “paralel devletçik” ve “paralel ordu” gibi hareket etmesi ise kötülük üretmeye çalışan odakların aparatı olduklarının delilidir.
Bundan Kürt, Arap ve Türkmen fayda elde etmez, kimin fayda elde edeceği de malumdur." "SDG KÖTÜLÜK PROJESİNİN ALETİ OLMUŞTUR" Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreçlerinin iç içe geçtiğini ve birbirinden ayrılamayacağını söyleyen Çelik, "SDG 10 Mart Mutabakatı'na uymayarak Suriye’deki Kürt kardeşlerimizi ve tüm Suriye’yi hedef alan kötülük projesinin aleti olmuştur.Böylece “terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge” hedefimize de sabotaj düzenlemiştir." dedi.
Çelik şöyle devam etti: "SDG/PKK’nın 'terörsüz bölge' hedefine suikast ve 'terörsüz Türkiye' hedefini akamete uğratma girişimi, Suriye Yönetiminin terörle mücadele operasyonlarıyla engellenmiştir.
SDG’nin 'terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge' ilkemizi hedef alan 'darbe girişimi' durdurulmuştur.
SDG’nin aleti olduğu 'darbe mekanizması' işlevsiz kalmıştır."