Haber Detayı

Diyette tatlı isteğine teslim olmayın: Krizleri bitiren altın değerinde öneriler
haberturk.com
18/01/2026 21:59 (14 saat önce)

Diyette tatlı isteğine teslim olmayın: Krizleri bitiren altın değerinde öneriler

Masum bir çikolata isteğiyle başlayıp diyetin bozulmasına kadar giden tatlı krizleri, aslında vücudun verdiği önemli sinyallerden biri. Peki bu sinyalleri doğru okuyup tatlı isteğini sağlıklı yollarla nasıl bastırabiliriz?

Tatlı krizleri çoğu zaman “kendini tutamamak” olarak görülse de, uzmanlar bunun biyolojik ve psikolojik nedenlere dayandığını vurguluyor.

Kan şekerini dengeleyen ve duygusal yeme döngüsünü kıran yöntemlerle bu krizlere son vermek mümkün.

TATLI KRİZLERİ NEDEN ORTAYA ÇIKAR?

Tatlı krizleri çoğunlukla kan şekeri dalgalanmaları ve duygusal etkenlerle ilişkilidir.

Karbonhidrat ağırlıklı bir öğün sonrasında kan şekerinin hızla yükselip ardından düşmesi, vücutta ani bir enerji azalmasına yol açar.

Bu düşüş, beynin hızlı enerji ihtiyacı hissetmesine neden olur ve tatlı isteğini tetikler.

Duygusal faktörler de bu sürecin önemli bir parçasıdır.

Stres, mutsuzluk, yorgunluk veya sıkıntı gibi durumlarda beyin, kendini iyi hissettirecek bir “ödül” arayışına girer.

Şekerli besinler serotonin salınımını artırdığı için bu tür anlarda daha cazip hale gelir.

Bu durum, duygusal yeme davranışının temelini oluşturur.

Hormon dengesizlikleri de tatlı krizlerinde belirleyici olabilir.

Açlık ve tokluk hormonları olan leptin ve ghrelinin düzensiz çalışması, insülin direnci ya da yetersiz uykuya bağlı artan kortizol seviyesi şeker isteğini güçlendirebilir.

TATLI KRİZLERİNE YOL AÇAN TEMEL FAKTÖRLER Hipoglisemi: Kan şekerinin hızla düşmesi anlamına gelir.

Uzun süre aç kalındığında veya ara öğünler atlandığında tatlı krizi kaçınılmaz olabilir.

Bu durumda 3 saatte bir küçük ve dengeli öğünler tüketmek önemlidir.

Polikistik Over Sendromu (PKOS): PKOS yaşayan birçok kadında gizli şeker veya insülin direnci görülür.

Uygun tıbbi takip ve beslenme planı ile tatlı krizleri kontrol altına alınabilir.

Vitamin ve Mineral Eksiklikleri: Özellikle demir, magnezyum ve krom eksiklikleri tatlı isteğini artırabilir.

Bu nedenle eksikliklerin doktor kontrolünde değerlendirilmesi gerekir.

Adet Öncesi Sendromu (PMS): Regl öncesi dönemde östrojen seviyesinin düşmesi, tatlıya yönelimi artırabilir.

Bu süreç, diyetisyen desteğiyle daha rahat yönetilebilir.

Duygusal Durumlar: Depresyon, yoğun stres veya mutsuzluk tatlı tüketimini artırabilir.

Araştırmalar, yaşam doyumu düşük bireylerde tatlı ihtiyacının daha fazla olduğunu göstermektedir.

Bu durumda psikolojik destek büyük önem taşır.

Alışkanlıklar: Çocuklukta ödül olarak verilen tatlılar, yetişkinlikte de mutlulukla eşleşebilir. “Kendimi ödüllendireyim” düşüncesiyle kontrolsüz tatlı tüketimi krizleri besleyebilir.

KAN ŞEKERİNİ DENGELEMEK: EN ETKİLİ KORUMA YOLU Tatlı krizlerini önlemenin en etkili yollarından biri kan şekerini dengede tutmaktır.

Düzenli ve dengeli öğünler, ani iniş çıkışların önüne geçer.

Her öğünde yeterli protein, lif ve sağlıklı yağ bulunması sindirimi yavaşlatır ve uzun süreli tokluk sağlar.

Tam tahıllar, baklagiller, sebzeler ve meyveler lif açısından zengin seçeneklerdir.

Rafine şeker içeren gıdalar ve işlenmiş ürünler hızlı enerji verse de ardından gelen düşüşle tatlı isteğini artırır.

Şekerli içecekler de bu gruba dahildir ve mümkün olduğunca sınırlandırılmalıdır.

Yeterli su tüketimi de önemlidir.

Susuzluk hissi bazen açlık veya tatlı isteğiyle karıştırılabilir.

Günlük 8–10 bardak su içmek bu karışıklığı azaltır.

TATLI KRİZLERİNİ AZALTAN PRATİK STRATEJİLER Az ama sık beslenin: Ana öğünleri dengeleyip ara öğün eklemek, kan şekerinin düşmesini önler. 150 kalori kuralı: Günlük 150 kaloriyi geçmeyen tatlı tüketimi genellikle sorun yaratmaz.

Sütlü veya meyveli tatlılar daha iyi bir alternatiftir.

Akıllı tatlı kombinasyonları: Çikolatayı tek başına tüketmek yerine meyveyle birlikte yemek (muz, çilek gibi) tatlı isteğini daha hızlı bastırır.

Meyve + kalsiyum desteği: Taze veya kuru meyveleri yoğurt, süt veya kefirle tüketmek tokluk hissini artırır.

Odak değiştirin: Tatlı isteği geldiğinde ilk 10 dakikayı farklı bir aktiviteyle geçirmek (yürümek, toparlanmak, birini aramak) isteğin azalmasına yardımcı olabilir.

Basit karbonhidratlardan kaçının: Hamur işleri ve pastane ürünleri yerine tam tahıllar ve baklagilleri proteinle birlikte tüketmek daha uzun süre tok tutar.

Psikolojik destekten çekinmeyin: Tatlı, duygusal boşlukları doldurmaz.

Stres ve üzüntü kaynaklı krizlerde profesyonel destek almak en sağlıklı yaklaşımdır.

Görsel doyumu önemseyin: Güzel sunulmuş, sağlıklı tarifler tatmin duygusunu artırır ve aşırı yeme ihtiyacını azaltır.

ŞEKER TÜKETİMİNİ AZALTMADA SÜRDÜRÜLEBİLİR YAKLAŞIMLAR Şekeri bir anda tamamen kesmek yerine kademeli azaltma daha kalıcı sonuçlar sağlar.

Vücudun yeni düzene uyum sağlaması için zamana ihtiyacı vardır.

Etiket okuma alışkanlığı edinmek çok önemlidir.

Birçok ürün gizli şeker içerir.

Fruktoz, glikoz şurubu, mısır şurubu gibi isimleri tanımak fark yaratır.

Doğal tatlandırıcılar (hurma, bal, kuru üzüm) ölçülü kullanıldığında faydalı olabilir; ancak aşırı tüketim yine kan şekerini olumsuz etkileyebilir.

Bitki bazlı besinlerin artırılması, bağırsak sağlığını destekler.

Sağlıklı bir bağırsak mikrobiyotası, hem ruh halini hem de besin isteklerini olumlu yönde etkileyerek tatlı krizlerinin azalmasına katkı sağlar.

Görsel Kaynak: shutterstock

İlgili Sitenin Haberleri