Haber Detayı
TMO, hububat ve bakliyat ekilişlerinde son durumu açıkladı
TMO, hububat ve bakliyat ekilişlerinde son durumu açıkladı
İRFAN DONAT Türkiye genelinde kışlık hububat ekilişleri büyük ölçüde tamamlandığı bir süreçte Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), Fenolojik Değerlendirme – Hububat ve Bakliyatta Yağış, Ekiliş ve Gelişim Analiz raporunu yayımladı.
Yağışlardaki azalışa dikkat çekilen analizde, Türkiye genelinde Aralık ayı yağışlarının normaline göre Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde yüzde 7-11 artış kaydederken, diğer tüm bölgelerde yüzde 17-45 azalış olduğu belirtildi.
Yağışlarda geçen yıla göre ise Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yüzde 37-77 artış, diğer bölgelerde ise yüzde 10-62 azalış kaydedildi.
Su yılı yağışları tüm bölgelerde normallerinin altında gerçekleşti.
Normaline göre, tüm bölgelerde yüzde 11-34 azalış gerçekleşirken, en fazla azalma yüzde 34 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde meydana geldi.
Su yılı yağışlarında geçen yıla göre ise Marmara, İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yüzde 9-29 artış diğer bölgelerde yüzde 9-25 azalış gerçekleşti.
TMO nun Fenolojik Değerlendirmesine göre, Aralık ve Ocak ayı başında alınan yağışlar, özellikle geç ekim yapılan alanlarda çıkışları desteklemiş; düşük hava sıcaklıklarının etkisiyle bitkiler birçok bölgede dormansi dönemine girmiş gözüküyor.
Kar örtüsünün bulunduğu alanlarda hububatın soğuk stresine karşı korunduğu, kar örtüsünün yetersiz olduğu bölgelerde ise ocak ayı itibarıyla zirai don riskinin yakından izlenmesi gerektiği değerlendirildi.
Hububatın fenolojik gelişimi bölgesel iklim koşulları, ekim zamanı ve rakıma bağlı olarak farklılık gösteriyor.
Marmara, Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde erken ekim yapılan ve düşük rakımlı alanlarda kardeşlenme sürecine girildiği, İç Anadolu, Karadeniz’in iç kesimleri ve Doğu Anadolu’da bitkilerin çimlenme–çıkış veya erken yapraklı dönemde dormansiye geçtiği gözlemleniyor.
Analizde şu tespit ve uyarılara yer veriliyor: Mevsim itibarıyla hastalık ve zararlı baskısı ülke genelinde düşük seviyede seyretmekte olup, özellikle su stresi riski bulunan alanlarda ilerleyen dönemde bitkilerin hastalık ve zararlılara karşı daha hassas hale gelebileceği öngörülmektedir.
İç Anadolu Bölgesi’nde köstebek ve yer yer fare zararında artış dikkat çekmektedir.
Yağışların bölgesel ve zamansal düzensizliği, başta Ege, İç Anadolu ve Karadeniz’in iç kesimleri olmak üzere birçok bölgede ekiliş takvimini etkilemiştir.
Buna karşın aralık sonu ve ocak ayı başında alınan yağışlar ile kar yağışları, kök gelişimi ve toprak nemi açısından olumlu katkı sağlamıştır.
Kar yağışlarının taban suyunu beslemesi ve bahar dönemi öncesinde kök bölgesinde nem rezervi oluşturması, özellikle kıraç alanlar açısından kritik öneme sahiptir.
Baraj doluluk oranlarının düşük seyrettiği Ege ve Güneydoğu Anadolu’nun bazı havzalarında ise sulama kısıtları ürün desenini belirleyen temel faktörlerden biri olmuştur. ÜRÜN DESENİNDEKİ DEĞİŞİM VE DAĞILIM NEYE İŞARET EDİYOR?
Raporda ürün desenindeki değişim ve dağılıma dair de bilgiler paylaşılıyor. Ürün desenine bakıldığında, ülke genelinde meteorolojik kuraklık, su kısıtı, girdi maliyetleri ve bazı ürünlerde yaşanan fiyat belirsizlikleri nedenleriyle arpa ve ekmeklik buğday lehine belirgin bir yönelim olduğu kaydedilen raporda, Ayçiçeği, pamuk ve mısırdan buğday ve arpaya geçiş Marmara, Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yaygın şekilde gözlenmektedir.
Makarnalık buğdaydan ekmeklik buğday ve arpaya geçiş özellikle İç Anadolu, Ege ve Akdeniz Bölgelerinde öne çıkarken, Doğu Anadolu’nun bazı illerinde yem bitkilerine yönelim artmış, Kars’ta ise yem bitkilerinden buğdaya sınırlı bir geri dönüş yaşanmıştır denildi.
Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu’nun bazı kesimlerinde ise münavebe ve maliyet avantajı nedeniyle mercimek ve nohut gibi baklagil ekilişlerinde artış eğilimi olduğu kaydedilen raporda, İç Anadolu Bölgesi’nde yağış belirsizliği ve su kısıtı nedeniyle nadas alanlarında artış yaşandığı belirtildi.
Raporda şu tespitlere yer verildi: Bölgesel olarak değerlendirildiğinde; Marmara ve Ege Bölgelerinde hububat gelişiminin genel olarak iyi seyrettiği, ürün deseninde kanola ve hububata yönelimin belirgin olduğu, Akdeniz Bölgesi’nde toprak neminin yeterli olduğu ve pamuktan buğday ile arpaya geçişlerin öne çıktığı, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde alınan yağışların etkisiyle verim beklentisinin önceki yıla kıyasla daha olumlu olduğu, pamuk ekilişlerinde ise çok belirgin bir daralma yaşandığı değerlendirilmektedir.
İç Anadolu Bölgesi’nde hububatın ana ürün konumunu güçlendirdiği, arpa ve ekmeklik buğdayın ön plana çıktığı ve nadas alanlarının arttığı, Karadeniz Bölgesi’nde kıyı kesimlerde gelişimin iyi seyrettiği, iç kesimlerde ise yağış ve don riskinin belirleyici olduğu, Doğu Anadolu Bölgesi’nde ise hububatın dormansi döneminde olduğu, ürün desenindeki değişimlerin sınırlı ve bölgesel nitelikte kaldığı, görülmektedir.
Mevcut saha gözlemleri ve değerlendirmeler doğrultusunda, Türkiye genelinde hububat üretiminde ekiliş alanları bakımından arpa ve ekmeklik buğday ağırlığının arttığı, makarnalık buğday, özellikle pamuk ve mısır gibi ürünlerde ise göreceli bir daralma yaşandığı değerlendirildi.
Nihai verim ve üretim miktarlarının şekillenmesinde ocak–mart döneminde alınacak yağışların miktarı ve dağılımı, kar örtüsünün sürekliliği ile bahar yağışlarının zamanlamasının belirleyici olacağı öngörüldü.
KIRMIZI MERCİMEK EKİLİŞLERİNDE CİDDİ ARTIŞ VAR TMO nun bakliyat ekiliş ve bitki gelişimine ilişkin değerlendirmesinde ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi (ülkemizdeki kırmızı mercimek ekiliş alanlarının %97’si, toplam kırmızı mercimek üretiminin %98’i) için şu tespitler paylaşıldı: Yapılan saha kontrollerinde; Bölgede kışlık ekilişler; Kasım ayının ikinci haftası itibarıyla başlamış olup 6 Aralık’ta Batman’da, 20 Aralık’ta Kahramanmaraş’ta, 25 Aralık’ta Gaziantep ve Mardin’de, 26 Aralık’ta da Diyarbakır’da tamamlanmıştır. 28 Kasım’da Şanlıurfa’da ve 10 Aralık’ta Adıyaman’da başlayan ekilişler ise halen devam etmektedir.
Bitki çıkışları gerçekleşmiş olup bitki boyları erken ekim yapılan alanlarda 4-5 cm seviyesine ulaşmıştır.
Adıyaman’da Aralık ayı sonunda yağan kar ve don olayları nedeniyle ekilişlere ara verilerek uygun hava koşulları sağlandığında devam edilecektir.
Şanlıurfa’da zirai don meydana gelmesine rağmen büyük bir zarar oluşturmamıştır.
Genel olarak herhangi bir hastalık ve zararlı etmeninin bulunmadığı gözlemlenmiştir.
Kırmızı mercimek ekilişlerinde; Diyarbakır yöresinde fiyatların diğer ürünlere kıyasla yüksek olması ve münavebe uygulamaları nedeniyle geçen yıla göre buğday ve arpadan kırmızı mercimeğe ciddi bir kayış olduğu kaydedilirken, Şanlıurfa yöresinde %5 pamuk ve %5 arpadan kırmızı mercimeğe %10’luk bir kayış olduğu, Batman yöresinde münavebe uygulaması nedeniyle buğday ve arpa ekiliş alanlarından kırmızı mercimeğe %10’luk bir kayış olduğu belirtdildi.
Gaziantep yöresinde ise baraj doluluk oranlarının düşük olması ve yeterli yağışların gerçekleşmemesi nedeniyle Sulama Birlikleri tarafından domates, biber, patlıcan, karpuz vb. bostan ürünleri ile tüm ikinci ürünlere sulama desteği verilmeyeceği bildirildiği için kırmızı mercimek ekilişlerinde bu yörede de artışların olacağı öngörülüyor.
Bölge genelinde geçen yıla göre kırmızı mercimek ekilişlerinde ciddi bir artış olacağı tahmin ediliyor.
NOHUT EKİLİŞLERİ ARTTI TMO, nohuta ilişkin olarak da Güneydoğu Anadolu Bölgesi (ülkemizdeki nohut ekiliş alanlarının %9’u, toplam nohut üretiminin %12’si) ekiliş ve gelişim sürecine ilişkin şu tespitleri paylaştı: Ekilişler bölgede 15 Aralık’ta Diyarbakır’da, 20 Aralık’ta Adıyaman ve Mardin’de başlamış olup önümüzdeki günlerde diğer illerde de başlaması beklenmektedir.
Yapılan saha kontrollerinde; Adıyaman’da bitki çıkışları henüz gerçekleşmemiş olup ay sonu yağan kar yağışları nedeniyle ekilişlerin ertelendiği, Mardin’de lokal olarak çimlenmelerin başladığı, Diyarbakır’da çimlenme aşamasında olduğu, Genel olarak herhangi bir hastalık ve zararlı etmenin olmadığı gözlemlenmiştir.
Nohut ekilişlerinde; Bölgenin bazı kesimlerinde münavebe ve maliyet avantajı nedeniyle ekilişlerde bir miktar artış olacağı öngörülmekle birlikte nihai durumun ekilişlerin tamamlanmasına müteakip ortaya çıkacağı değerlendirilmektedir.