Haber Detayı

5 farklı uzmandan hayati açıklamalar! Uzun ve sağlıklı yaşamanın bilimsel reçetesi
Aile hurriyet.com.tr
19/01/2026 12:03 (2 saat önce)

5 farklı uzmandan hayati açıklamalar! Uzun ve sağlıklı yaşamanın bilimsel reçetesi

Longevity kavramı son dönemde yalnızca bir trend değil, sağlıklı yaşlanmaya dair bilimsel bir yaklaşım olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, uzun ve kaliteli bir yaşam için beslenmeden harekete, stres yönetiminden zihinsel sağlığa kadar pek çok faktörün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Amaç, daha uzun yaşamak değil, sağlıklı, dengeli ve aktif bir yaşam sürmek. 2026’da uzun yaşam hedefiyle yeni adımlar atmak isteyenlere, 5 uzman kritik başlıklarda yol gösteriyor.

Uzun yaşamın görünmeyen yüzü: Zihinsel dayanıklılık“Uzun yaşamanın sırrı yalnızca ne yediğimizde ya da ne kadar spor yaptığımızda değil, zihnimizde, ilişkilerimizde ve duygusal dayanıklılığımızda gizli.”Psikolojik dayanıklılığın uzun yaşam üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmede bulunan Klinik Psikolog Melike Urcan, stres karşısında esnek kalabilmenin ve duyguları düzenleyebilmenin vücuttaki stres hormonu olan kortizolün dengede kalmasını sağladığını belirtiyor.

Bu durum bağışıklık sisteminin güçlenmesine, hastalıklara yatkınlığın azalmasına ve kalp-damar sağlığının korunmasına katkı sağlıyor.

Kronik stres ve yalnızlık ise vücudu sürekli alarm halinde tutarak bağışıklık sistemini zayıflatıyor.

Uzun süreli duygusal zorluklar, sindirim sistemi, hormonal denge ve bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkilere yol açabiliyor.Uzun yaşayan bireylerde bazı ortak özelliklerin öne çıktığını vurgulayan Urcan, güçlü sosyal ilişkiler, stresi yönetebilen bir düşünce yapısı, duygusal düzenleme becerisi ve aktif yaşam tarzının bu özelliklerin başında geldiğini ifade ediyor.

Aktif yaşamdan kastedilen yalnızca spor yapmak değil; günlük hayatta üretken olmak, sosyal bağları sürdürmek ve hayata anlam katan bir amaç duygusuna sahip olmak olarak tanımlanıyor.Zihinsel dayanıklılık ve duygusal denge uzun ve sağlıklı yaşamın temel yapı taşlarından birini oluşturuyor.

Beyni yıpratan alışkanlıklar zamanla etkisini gösteriyor“Sağlıklı beyin için bedensel ve zihinsel aktiviteler, yeni şeyler öğrenmek, hobiler ve sosyal ilişkiler anahtar rol üstleniyor.”Beyin sağlığının uzun yaşam üzerindeki rolüne ilişkin değerlendirmede bulunan Nöroloji Hekimi Uzm.

Dr.

Nurgül Gürgen, geçmişte insan ömrünün bulaşıcı hastalıklar ve kontrol edilemeyen koşullar nedeniyle oldukça kısa olduğunu, günümüzde ise yaşam süresinin uzadığını ancak bu sürenin sağlıklı geçirilmesinin asıl belirleyici olduğunu ifade ediyor.

Beyin sağlığı ile vücut sağlığının birbirinden ayrılamaz.

Damar sağlığını korumak hem kalp hem de beyin fonksiyonları açısından kritik önem taşıyor.

Akdeniz tipi beslenme, obeziteden kaçınmak ve kalori alımını kontrol altında tutmak bu noktada öne çıkan temel faktörler arasında yer alıyor.

Hareketli yaşam beyin sağlığı açısından büyük önem taşıyor.

Günlük yürüyüşler, ev işleri ve hafif fiziksel aktiviteler bile beyin fonksiyonlarını destekliyor.

Bunun yanı sıra tansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıkların düzenli takip ve tedavisi de uzun yaşam için vazgeçilmez oluyor.

Zihinsel aktiviteler, yeni bir dil öğrenmek, yeni hobiler edinmek ve sosyal ilişkileri sürdürmek beyin yaşlanmasını yavaşlatan koruyucu unsurlar arasında gösteriliyor.

Kaliteli uyku ve stres yönetimi ise bu sürecin tamamlayıcı parçaları olarak öne çıkıyor.Beyin sağlığını koruyan yaşam alışkanlıkları uzun ve sağlıklı yaşamın temelini oluşturuyor.

Vücuttaki sessiz riskler bedeni yıpratıyor“Enfeksiyonlar, obezite ve inflamatuar hastalıklar vücutta sürekli bir yük oluşturarak beklenen yaşam süresini kısaltabiliyor.”Bağışıklık sistemi ve uzun yaşam ilişkisine dair bilgiler veren İç Hastalıkları Uzmanı Dr.

Tolga Topçu, uzun yaşamın genetik faktörlerin yanı sıra çevresel koşullar, beslenme, uyku, fiziksel aktivite ve hastalıkların zamanında tanı almasıyla yakından ilişkili olduğunu belirtiyor.

Vitamin ve mineral eksiklikleri, kronik inflamasyon ve bağırsak sağlığı bağışıklık sisteminin etkin çalışmasında belirleyici oluyor.

Enfeksiyonlar, obezite ve inflamatuar hastalıkların vücutta sürekli bir yük oluşturarak beklenen yaşam süresini kısaltabiliyor.

Bağırsak sağlığı son yıllarda uzun yaşam çalışmalarında öne çıkıyor.

Sağlıklı bir bağırsak florasının bağışıklık sistemi üzerinde koruyucu etkisi oluyor, gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınmak bu nedenle önem arz ediyor.

Hücresel düzeyde ise glutatyon gibi antioksidan moleküllerin yaşlanma sürecinde önem kazanıyor.

Bu alandaki çalışmalar devam ediyor ve takviye kullanımının mutlaka hekim kontrolünde değerlendirilmesi gerekiyor.

Bağışıklık sistemi ve hücresel denge uzun yaşam üzerinde doğrudan etkili rol oynuyor.

Sofradaki alışkanlıklar yaşam süresini nasıl etkiliyor?“Uzun yaşamın sırrı tek bir mucizevi besinde değil, düzenli, dengeli ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarında yatıyor.”Beslenmenin uzun yaşam üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmede bulunan Diyetisyen Deniz Ayşen Demir, uzun ve sağlıklı yaşam için mucizevi besinler yerine sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarının önemine dikkat çekiyor.

Bitkisel ağırlıklı, doğal ve sade beslenmenin temel alınması gerekiyor.

Akdeniz tipi beslenme modeli bağışıklık sistemini destekliyor ve hücre yaşlanmasını yavaşlatmaya yardımcı oluyor.

Renkli sebze ve meyveler, liften zengin tam tahıllar ve baklagiller bağırsak mikrobiyotasını güçlendirirken; omega-3’ten zengin balıklar, ceviz ve keten tohumu gibi sağlıklı yağlar kalp-damar ve beyin sağlığına katkı sağlıyor.

Şekerli ve işlenmiş gıdalardan uzak durmak, yavaş yemek yemek, öğün atlamamak ve porsiyon kontrolü yapmak uzun yaşamın temel beslenme alışkanlıkları arasında yer alıyor.

Sağlıklı bir uyku düzeni de bu sürecin tamamlayıcı unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.Uzun yaşam tek bir besine değil, dengeli, bilinçli ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarına dayanıyor.

Kalbin ritmi uzun yaşamın anahtarı“Kalp sağlığını korumak, yalnızca kalp krizi riskini azaltmak değil, yaşam kalitesini ve süresini doğrudan etkileyen bir yatırım.”Kalp Damar Cerrahisi Hekimi Prof.

Dr.

İ.

Oral Hastaoğlu, uzun ve sağlıklı yaşamın temel taşlarından birinin kalp-damar sağlığı olduğunu vurguluyor.

Günümüzde kalp hastalıklarının yalnızca ileri yaşlarda değil, genç yaşlarda da görülebildiğine dikkat çeken Prof.

Dr.

Hastaoğlu, sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam, stres ve düzensiz uyku gibi faktörlerin kalp sağlığını doğrudan etkilediğini belirtiyor.

Kalp ve damar sağlığını korumak yalnızca ilaçlarla değil, yaşam tarzı değişiklikleriyle mümkün.

Düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme, sigaradan uzak durma ve stres yönetimi kalp sağlığı üzerinde belirleyici rol oynuyor.

Özellikle tansiyon, kolesterol ve kan şekeri düzeylerinin düzenli kontrol edilmesi, erken dönemde fark edilen risklerin önüne geçilmesini sağlıyor.

Kalp sağlığı yalnızca fiziksel değil, zihinsel iyilik haliyle de yakından ilişkilidir.

Kronik stres kalp ritmini olumsuz etkileyebiliyor, bu nedenle yaşam temposunun dengelenmesi büyük önem taşıyor.Kalbi korumak aslında yaşamın tüm alanlarında daha bilinçli seçimler yapmakla mümkün.

Küçük ama sürdürülebilir alışkanlıklar uzun ve sağlıklı bir yaşamın kapısını aralıyor.

Uzun ve sağlıklı yaşam bilinçli seçimlerle mümkünUzun ve sağlıklı bir hayat, tek bir alışkanlıkla ya da mucizevi bir formülle değil; her gün tekrarlanan küçük ama bilinçli seçimlerle mümkün oluyor.

Zihinsel dayanıklılıktan beyin sağlığına, bağışıklık sisteminden beslenme alışkanlıklarına ve kalp-damar sağlığına uzanan bu bütüncül yaklaşım, uzun hayatın temelini oluşturuyor.

Uzmanların ortak mesajı ise net: Sağlıklı yaşlanmak, bedeni ve zihni birlikte koruyan sürdürülebilir bir hayat tarzını benimsemekle mümkün.

Yeni bir yıla girerken atılacak her küçük adım daha uzun, daha kaliteli ve daha dengeli bir hayatın kapısını aralayabilir.

İlgili Sitenin Haberleri