Haber Detayı
Türkiye tekstil sektöründe büyük çöküş: 35 yıllık ilerleyiş kaybedildi!
Tekstil ve hazır giyim sektörü, artan maliyetler ve finansmana erişimde yaşanan sorunlar nedeniyle ciddi bir daralma sürecinden geçiyor. İhracatta güç kaybı ve şirket kapanmaları sektör temsilcilerini endişelendirirken, gözler hükümet desteklerinin sektöre nasıl yansıyacağına çevrildi. 2026’ya girilirken sektörün geleceği, alınacak ekonomik adımlara bağlı olarak şekillenecek.
Türkiye ekonomisinin köklü üretim alanları arasında yer alan tekstil ve hazır giyim sektörü, yüksek enflasyonun tetiklediği maliyet artışları ve finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar nedeniyle son yıllarda ciddi bir daralma sürecine girdi.
Yüz binlerce kişiye istihdam sağlayan sektör, üretimden ihracata kadar birçok alanda baskı altında kalırken, firmalar artan giderler karşısında ayakta durmakta zorlanıyor.
Son üç yıllık dönemde sektördeki istihdam kaybı 380 bine ulaşırken, yalnızca 2025 yılında 4 bin 500’ü aşkın şirket faaliyetlerini sonlandırdı. 2026’ya önemli üretim ve istihdam kayıplarıyla giren sektör temsilcileri, Avrupa ülkeleri için kritik bir tedarikçi konumunda bulunan Türk tekstil ve hazır giyim firmalarının özel bir stratejiyle desteklenmesini talep ediyor.
İHRACATTA GERİLEME, İTHALATTA ARTIŞ DİKKAT ÇEKİYOR DW Türkçe’den Aram Ekin Duran’ın, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgilere göre, hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı 2025’te bir önceki yıla kıyasla düşüş göstererek 16,8 milyar dolara geriledi.
Aynı dönemde tekstil ve hammaddeleri ihracatı da sınırlı bir kayıpla 9,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.
Deri ve deri mamulleri ile halı ihracatında da gerileme yaşanırken, emek yoğun dokuma sektörlerinin toplam ihracatındaki kayıp 1,5 milyar doları buldu.
Bu tabloyla birlikte Türkiye’nin dünya hazır giyim pazarındaki payı 35 yıl sonra ilk kez yüzde 3’ün altına inerken, Avrupa Birliği pazarındaki payı da 30 yıl sonra yüzde 5 seviyesinin altına düştü.
KAPANAN ŞİRKET SAYISI ARTIYOR Türkiye’nin toplam ihracatı içinde görece sınırlı bir paya işaret eden bu kayıp, tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan istihdam erimesi ve zararına üretim yapan şirketler dikkate alındığında rekabet gücü açısından önemli bir risk oluşturuyor.
Aynı dönemde ihracat gerilerken, ithalatta yaşanan artış da dikkat çekiyor.
Enflasyonun hızla yükseldiği 2022’de 2,6 milyar dolar olan hazır giyim ve tekstil ithalatı, 2025 sonunda 5 milyar dolara yaklaştı.
Bu durum, yerli üreticilerin iç pazarda da yabancı firmalar karşısında güç kaybettiğini ortaya koyuyor.
TOBB verilerine göre, 2025’in Ocak-Ekim döneminde sektörde kepenk indiren şirket sayısı 4 bin 600’e ulaştı. “KAN KAYBI 2026’DA DA SÜREBİLİR” Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektör Meclis Başkanı Şeref Fayat, sektörde yaşanan sorunların 2026’da da devam edebileceği görüşünde.
Fayat, döviz kurunun baskılanması ve kredi maliyetlerindeki yüksek faizlerin sürmesi halinde sektörün kan kaybının artarak devam edeceğini ifade ediyor.
İhracat gelirlerinden çok istihdamdaki sert düşüşe dikkat çeken Fayat, “Son 3 yılda tekstil ve hazır giyimdeki istihdam kaybı 380 bini buldu” değerlendirmesinde bulunuyor. “SEKTÖRÜN BEKLEYECEK TAKATİ KALMADI” Hazır giyimciler, istihdam ve asgari ücret desteklerinin artırılmasını, döviz dönüşüm desteklerinin güçlendirilmesini talep ederken, bu başlıkları Ankara’da gündeme taşımaya hazırlanıyor.
İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkan Yardımcısı Mustafa Paşahan, sektörün mevcut koşullarda beklemeye tahammülünün kalmadığını vurguluyor.
Paşahan, “Eğer şartlar düzelirse hem ihracat hem de istihdamda eski seviyelere ulaşabileceğimize inanıyorum.
Artık dibi gördük.
Hazır giyim sektörünün takati kalmadı” sözleriyle sektörün içinde bulunduğu durumu özetliyor.
HÜKÜMET DESTEĞİ YETERLİ OLACAK MI?
Hükümet, tekstil ve hazır giyim sektöründeki istihdam kaybını sınırlamak amacıyla 2026 için yeni bir destek mekanizmasını devreye aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun genel kurulunda yaptığı konuşmada, çalışan başına verilen desteğin artırıldığını duyurdu.
Bu desteğin özellikle emek yoğun sektörler açısından önemli olduğunu belirten Şeref Fayat, uygulamanın etkisinin yılın ilk aylarında daha net görüleceğini ifade ediyor.
Fayat’a göre, asıl belirleyici unsur ise yılın ikinci yarısında finansman maliyetleri ve döviz kurlarındaki gelişmeler olacak. “KENDİ ÇÖZÜMÜMÜZÜ ÜRETMEK ZORUNDAYIZ” Öte yandan mevcut ekonomi politikalarının sektöre yeterli katkıyı sağlamadığını düşünenler de bulunuyor.
Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (ETHİB) Başkanı Jak Eskinazi, uygulanan politikalarla ilgili beklentilerinin kalmadığını dile getiriyor.
Eskinazi, sektörün yüksek katma değer ürettiğini vurgulayarak, “Biz artık kendi pazarlarımızı korumak için kendi çözümlerimizi bulmak zorundayız.
Artık bir şey beklemiyoruz, kendimiz yaratacağız pazarı” ifadelerini kullanıyor.