Haber Detayı

Mısır, Fas, Tunus, Lübnan ve Irak'tan Gelen Gençler, Adalet Bakanlığı'na Öcalan ile Görüşmek İçin Dilekçe ...
Güncel haberler.com
19/01/2026 18:07 (4 saat önce)

Mısır, Fas, Tunus, Lübnan ve Irak'tan Gelen Gençler, Adalet Bakanlığı'na Öcalan ile Görüşmek İçin Dilekçe ...

Mısır, Fas, Tunus, Lübnan ve Irak'tan gelen gençlerden oluşan Ortadoğu Gençlik Heyeti, PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşmek için Adalet Bakanlığı'na dilekçe verdi. Açıklamada Kürt halkına yönelik ihlaller kınanarak Öcalan'ın serbest bırakılması çağrısında bulunuldu.

(ANKARA) - Mısır, Fas, Tunus, Lübnan ve Irak'tan gelen gençlerden oluşan Ortadoğu Gençlik Heyeti ile DEM Parti Gençlik Meclisi, Adalet Bakanlığı'na terör örgütü PKK'nın lideri Abdullah Öcalan ile görüşmek için dilekçe verdi.

Ardından yapılan basın açıklamasında Kürt halkına ve Kuzey-Doğu Suriye'ye yönelik ihlaller kınanırken, Öcalan'ın serbest bırakılması çağrısı yapıldı.Mısır, Fas, Tunus, Lübnan ve Irak'tan gelen gençlerden oluşan farklı siyasi parti üyelerinin gençlik temsilcilerinin oluşturduğu Ortadoğu Gençlik Heyeti ve DEM Parti Gençlik Meclisi, Adalet Bakanlığı'na terör örgütü PKK'nın lideri Abdullah Öcalan ile İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde görüşme talebiyle başvuruda bulundu.Başvuru sonrası Adalet Bakanlığı önünde açıklama yapıldı.

Açıklama Türkçe ve Arapça olarak okundu.

Türkçe açıklamayı DEM Parti Gençlik Meclisi üyesi Rezan Kağanarslan, okudu.

Açıklamada, Kuzey-Doğu Suriye'de halkların maruz kaldığı sömürü, şiddet ve ağır hak ihlallerinin sert biçimde kınandığı ifade edildi.

Özellikle Halep'te Kürt halkının "silahsızlandırma" gerekçesiyle zorla yerinden edildiği, sistematik baskı ve kolektif hak ihlallerine maruz bırakıldığı vurgulandı.Bu uygulamaların arkasında emperyalist hakimiyet ve tekelleşmeyi hedefleyen projelerin bulunduğu savunulan açıklamada, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi (Rojava) bölgesinde sivilleri hedef alan, yaşam, onur ve güvenlik haklarını ihlal eden saldırıların sürdüğü belirtildi.

Açıklamada, söz konusu politikaların özellikle Kürt kadınlarını hedef aldığına dikkat çekilerek, ataerkil sistemin kadınları şiddet, yoksulluk ve güvencesizlik döngüsüne itmeye çalıştığı ifade edildi.

Halklara yönelik baskının kadınlara yönelik baskıyla iç içe geçtiği kaydedildi."Öcalan'ın tutukluluğunun devam etmesi uluslararası sözleşmelere aykırı"Öcalan'ın tutukluluğunun devam etmesinin, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ile uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu savunulan açıklamada, bu durumun bölgede yürütülmesi gereken barış süreçlerinin önünde ciddi bir engel oluşturduğu vurgulandı ve "Kürdistan İşçi Partisi (PKK), Yoldaş Abdullah Öcalan aracılığıyla, toplumsal barışın ön koşulu olarak diyaloğa dayalı demokratik çözümü ilk kez ortaya koymuştur.

Buna rağmen Türkiye Cumhuriyeti devleti, barış sürecinin gereklerini ve anlaşma maddelerini yerine getirmemiş; aksine tecrit ve hapis politikalarını sürdürmüştür" denildi."Kürt davasını destekledikleri gerekçesiyle tutuklananların derhal serbest bırakılmalı" Açıklamada, demokratik çözümün Türkiye açısından hukuki ve ahlaki bir yükümlülük olduğu belirtilerek, Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılmasının herhangi bir siyasi çözümün temel koşulu olduğu kaydedildi.

Kürt davasını destekledikleri gerekçesiyle tutuklananların derhal serbest bırakılması çağrısı da yinelendi.Açıklamada, "silahsızlandırma" söylemiyle milis gruplara alan açılmasının barışa hizmet etmeyeceği ifade edildi ve şunlar kaydedildi: "Toplumsal eşitlik ve demokrasi olmadan barış kurulamaz; yıkılmış köylerin enkazı ve zorunlu göç koridorları üzerinde direnen halkların iradesi kırılarak istikrar sağlanamaz.

Ayrıca Rojava'da Kürt halkı ve Kuzey-Doğu Suriye halklarıyla tam dayanışma içinde olduğumuzu vurguluyor; şiddet, baskı ve tasfiyeden uzak, adalet ve karşılıklı saygı temelinde barış ve güven içinde yaşama haklarını savunuyoruz.

Rojava'da yaşananlar, uluslararası ve insancıl hukukun açık ihlali olup bölgesel istikrar ve toplumsal barış için doğrudan bir tehdit oluşturmaktadır.

Bu süreç, özgürlük ve ortak insani değerler uğruna ağır bedeller ödemiş bir halkın acılarını daha da derinleştirmektedir."Kürt halkı ile Kuzey-Doğu Suriye halklarının dil, kültür, sivil, siyasi, ekonomik ve sosyal haklarının tanınmasını talep ediyoruz"Bu ihlallerden sorumlu olan tüm tarafları hukuki ve ahlaki olarak tamamen sorumlu tutuyor; uluslararası toplumu, insan hakları örgütlerini ve Birleşmiş Milletler'i acilen harekete geçmeye, ihlalleri durdurmaya, sivilleri korumaya ve suç faillerinin hesap vermesini sağlamaya çağırıyoruz.Anlaşmalara saygı gösterilmeden kalıcı barışın, siyasi tutuklular varken adaletin mümkün olmadığını vurguluyor; Yoldaş Abdullah Öcalan'ın hiçbir koşul olmaksızın derhal serbest bırakılmasını, yasal haklarının tamamının güvence altına alınmasını ve Kürt halkı ile Kuzey-Doğu Suriye halklarının dil, kültür, sivil, siyasi, ekonomik ve sosyal haklarının tanınmasını talep ediyoruz."

İlgili Sitenin Haberleri