Haber Detayı
DEM Parti Eş Başkanı Bakırhan: Çözüm sürecine gerek kalmadığı sonucunu çıkarmak tarihi bir hata olur
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Suriye'deki Kürt güçlerinin Şam yönetimine entegrasyonunu öngören anlaşma ile Türkiye'deki barış sürecinin önündeki bahanelerin ortadan kalktığını belirtti. Bakırhan, hükümetin somut adımlar atması gerektiğini vurguladı.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada Suriye'deki Kürt güçlerinin Şam yönetimine entegrasyonunu öngören anlaşmadan sonra "Türkiye'deki barış sürecinin önündeki bahanelerin ortadan kalktığını" dile getirdi.Bakırhan, Ankara'nın bir yıldan fazla süredir Suriye'deki gelişmelerin barış sürecinin önünü tıkadığını ileri sürdüğünü söyleyerek, anlaşmayla birlikte bu argümanın boşa düştüğünü savundu.Suriye'de Kürt güçlerin belirli bölgelerden geri çekilmesinin Türkiye'deki sürecin gerekliliğini ortadan kaldırmadığını söyleyen Bakırhan, hükümetin artık somut adımlar atması gerektiğini söyleyerek, "Eğer hükümet 'Suriye'de Kürtleri zayıflattık, barış sürecine gerek kalmadı' diye bir hesap yapıyorsa bu tarihi bir hata olur" dedi.18 Ocak Pazar günü imzalanan 14 maddelik anlaşmayla SDG'nin Rakka ve Deyrizor vilayetlerinden çekilerek devlet kurumlarına entegre olması öngörülüyordu.Bakırhan ayrıca süreçte gelişme kaydedilmesi için Suriye sınırının iki tarafında da Kürtlerin haklarının tanınması gerektiğini dile getirdi:"Yapılması gereken açıktır: Kürtlerin hakları hem Türkiye'de hem de Suriye'de tanınmalıdır, demokratik rejimler kurulmalıdır ve özgürlükler sağlanmalıdır."Bakırhan T24'e yaptığı açıklamada ise "Suriye'de Kürtler kendi toprağında, kendi kimlikleriyle kalıcı hale geldi.
Bu kazanımı küçümsemek, yürütülen mücadeleye haksızlık olur.
Savaşın gürültüsü, masanın dilini boğmamalıdır" diye konuştu.
Son on gündür yaşananların Kürtleri "tarihte olmadığı kadar duygusal anlamda olumsuz etkilediğini" kaydeden Bakırhan, muhalefete de seslenerek "Bugün Suriye'ye sessiz kalanlar, yarın Türkiye'ye etkilerini görünce itiraz etmek için geç kalacaklar" dedi.Suriye'de merkezi hükümet ve Suriye Demokratik Güçleri, 18 Ocak'ta Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması'nı imzaladı.
SDG komutanı Mazlum Abdi kuvvetlerini Deyrizor ve Rakka'dan, Haseke'ye çektiklerini söyledi.Anlaşmayla Deyrizor ve Rakka'nın kontrolü tamamen Şam'a geçiyor.
Haseke içinse, "tüm sivil kurumların Suriye devletine bağlı kurum ve idari yapılarla entegrasyonu sağlanacaktır" deniliyor.Anlaşmanın beşinci maddesinde "Kürt bölgelerinin özel yapısının korunacağı" ifadesi yer alıyor.
Mazlum Abdi de anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada, "kazanımlarının" korunacağını savundu.Anlaşma, Türkiye açısından da önem taşıyor.SDG'nin Fırat Nehri'nin batısında kontrol ettiği bölgelerden çekilmesi ile Türkiye, Suriye'de 61 yıllık Baas rejiminin sona erdiği 8 Aralık 2024'ten bu yana en önemli hedeflerinden birine ulaşmış oldu.Ankara bu anlaşmayla Suriye'nin bütünlüğü ve Türkiye'nin güvenliği açısından kritik bir adım atıldığı görüşünde.DEM Parti İmralı heyeti ise PKK lideri Abdullah Öcalan'la görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, Öcalan'ın Suriye'deki çatışmalar ve artan gerilim nedeniyle endişeli olduğuna ilişkin sözlerini aktardı.Suriye'de yaşanan gelişmelerin görüşmede ana gündem olduğu belirtilen açıklamada, Öcalan'ın "çatışmalar ve artan gerilim nedeniyle son derece endişeli olduğunu" belirttiği ifade edildi.Öcalan'ın, bu durumu "Barış ve Demokratik Toplum Sürecini baltalama girişimi" olarak değerlendirdiği ve "Suriye'deki tüm sorunların ancak diyalog, müzakere ve ortak akılla çözülebileceğini" vurguladığı belirtildi.Açıklamada, Öcalan'ın "sorunun konuşularak çatışma zemininden çıkarılması için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduğunu" söylediği ifade edildi.