Haber Detayı

Sol tartışır sağ malı götürür (6)
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
20/01/2026 04:00 (4 saat önce)

Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Bu gelişme, Türkiye’nin ve Kürtlerin bölgedeki etkilerini ve rekabetini yok etmiyor ama dengeliyor.

Siyasal ömrü bitmiş olan iktidar ortaya çıkan bu belirsizlikleri kendi ömrünü uzatmak amacıyla kullanacak ve bu zorlamalar, sorunları ve siyasal gerginlikleri “dayanılmaz düzeylere” taşıyacaktır.

Altı yazılık bu dizinin son yazısını bu “dayanılmaz düzeyler” bağlamda okumanızı öneririm. *** Beş yazının sonucu şu: En son örneği, 2023 seçimlerinde görüldüğü gibi, Sağ kesimdeki “liberal”, “dinci”, “etnikçi” politikacıların hepsi “Temel Hak ve Özgürlükleri” sadece kendileri için istiyor ve “Son tahlilde” Demokrasi’yi değil, Otokrasi’yi tercih ediyorlar.

Bir “Kitle Partisi” olmak iddiasındaki CHP, 1 Kasım 1945 yılından itibaren, hem Sağ’a kayar hem de Sağ’da ittifak ararken, sürekli olarak ya aldatılmış ya da engellenmiştir.

Sonuç olarak Cumhuriyetin temelleri sürekli olarak aşındırılmıştır.

Bu aşınmayı engellemek için kabul edilen 1961 Anayasası ise 1971 ve 1980 Askeri Darbeleri, 2016 Askeri Darbe Teşebbüsü ve 2017 sözde halkoylamasıyla, tümüyle tahrip edilmiştir.

Türkiye bugün “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen, tek bir kişinin yönetimindeki “Şahsım Devleti” rejimine mahkûm edilmiştir.

Bu süreçte, birtakım Marksistlerin, Atatürkçüleri ve Cumhuriyeti düşman görmeleri ve Atatürkçülerin ve Cumhuriyetçilerin bir bölümünün de Marksistleri vatan haini olarak nitelemeleri, önemli bir rol oynamıştır. *** Siyasal beceriksizlikler ve hatalar sonunda “Şahsım Devleti” kurulunca, biri olumlu biri olumsuz iki önemli değişiklik ortaya çıkmıştır: Olumsuz değişiklik, CHP’nin sağa kayışının kurumsallaşması ve partiyi çekirdek tabanından kopartmış olmasıdır.

Olumlu değişiklik ise TKP ve TKH gibi gerçekten Marksist olan partilerin Laik Cumhuriyeti ve ülkenin üretim ilişkilerine çağ atlatan Atatürkçülüğü düşman olarak görmekten vazgeçmiş olmalarıdır.

Ama bugün ne CHP içindeki hizip kavgaları bitmiş ne Marksistler arasındaki “liboşluk” eğilimleri son bulmuş ne de siyasal ömrü biten iktidarın baskıları ve rejimi totaliterleştirme girişimleri hız kesmiştir!

Üstelik, bütün bu çelişkiler, artık tümüyle siyasal iktidarın emrine giren medya ve yargı aracılığıyla, “Çözüm Süreci” bahane edilerek bilinçli ve kararlı biçimde derinleştirilmektedir. *** Zaten tahrip edilmiş olan Cumhuriyeti yeniden kurmak ve korumak sadece Atatürkçülerin ve Marksistlerin değil, bütün siyasal partilerin varlık sorunudur.

Bu bağlamda kim kimle ittifak eder bilemem ama yok edilmek istenen CHP’nin yaşam savaşına destek vermek bütün siyasal partilerin görevidir...

Çünkü “Ana Muhalefet Partisi” nden sonra sıra onlara gelecektir.

Muhalif siyasal partileri, varlıklarını sürdürebilmek ve Cumhuriyeti yeniden kurmak ve korumak için derhal ittifaka davet ediyorum!

İlgili Sitenin Haberleri