Haber Detayı
Suriye’de Yeni Dönem: Ateşkes ve Tam Entegrasyon Süreci Resmen Başladı
Suriye’de sahadaki dengeleri kökten değiştiren gelişmeler, Fırat hattında başlatılan kapsamlı askeri operasyonlar ve ardından imzalanan Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması ile yeni bir aşamaya taşındı. Yaklaşık 44 saat süren çatışmalı sürecin ardından ilan edilen ateşkes, SDG’nin Suriye devlet yapısına entegrasyonunu öngören siyasi ve idari bir dönüşüm sürecini de beraberinde getirdi.
Suriye ordusunun Deyr Hafir, Meskene, Tabka, Deyrizor ve Rakka’da kontrolü sağlamasıyla sonuçlanan yaklaşık 44 saatlik operasyon süreci, SDG’nin devlet yapısına entegre edilmesini öngören siyasi ve idari bir dönüşümü de beraberinde getirdi.
Şam yönetimi ile SDG arasında varılan anlaşma, yalnızca çatışmaların durdurulmasını değil, yeni bir güvenlik ve yönetim mimarisinin inşasını hedefliyor.
Suriye ordusu, 13 Ocak’ta Fırat Nehri’nin batısında yer alan Deyr Hafir ve Meskene bölgelerini askeri alan ilan etti.
Deyr Hafir başta olmak üzere bölgedeki 27 binden fazla sivil, iki günlük insani koridor sayesinde geçici olarak tahliye edildi. 16 Ocak’ta ise yerel saatle 22.00 sıralarında, Fırat’ın batısındaki SDG kontrolündeki bölgelere yönelik operasyon başlattığını duyurdu. 17 Ocak’ta Deyr Hafir ve Meskene’nin kontrolü SDG’den alındı.
Operasyon Tabka ve Rakka’ya genişledi Deyr Hafir ve Meskene’nin ardından ordu, Fırat’ın batısında Tabka yönünde ilerledi.
Aynı gün, Fırat Nehri’nin doğusunda yer alan ve SDG kontrolündeki Rakka kent merkezine sıfır noktaya ulaşacak şekilde yeni bir askeri bölge ilan edilerek operasyonun genişletileceği sinyali verildi. 17 Ocak akşamı Suriye birlikleri, Rakka kent merkezinin girişine yaklaşık 5 kilometre mesafeye kadar ulaştı. 18 Ocak sabahı ise Tabka kentinde kontrol tamamen Suriye ordusuna geçti.
Deyrizor ve Rakka da Ordu Kontrolüne Geçti Aşiret güçleri, 18 Ocak’ta Fırat’ın doğusunda yer alan Deyrizor ilinin tamamında kontrolü ele geçirdi.
Aynı gün, Suriye’nin en büyük enerji merkezleri arasında yer alan Ömer Petrol Sahası ile Kuniko Doğal Gaz Sahası da ordu kontrolüne geçti. 18 Ocak’ta Rakka kent merkezinde kontrol sağlanırken, çatışmalarda en az 4 sivil hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı.
Aşiretlerin kent merkezlerinde kontrol sağlamasının ardından Suriye ordusu da 18 Ocak’ta Fırat Nehri’nin doğusuna geçmeye başladı.
Akşam saatlerinde ordu birlikleri, büyük ölçüde kontrol altına alınan Rakka kent merkezine girdi.
Öte yandan Suriye ordusu, Türkiye sınırındaki Tel Abyad bölgesinden, Rakka kırsalı ve Haseke yönüne iki ayrı cephe açarak operasyon alanını genişletti.
Bu gelişmelerle birlikte Deyrizor, Rakka, Tabka, Deyr Hafir ve Meskene başta olmak üzere uzun süredir SDG kontrolünde bulunan birçok bölgede yönetim Şam’a geçti.
Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması Yaklaşık 44 saat süren operasyonlar, Şam yönetimi ile SDG arasında imzalanan Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması ile sona erdi.
Şam yönetimi, 18 Ocak’ta saat 18.00’de yaptığı yazılı açıklamada, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın, SDG ile ateşkes ve örgütün tam entegrasyonunu kapsayan anlaşmayı imzaladığını duyurdu.
Anlaşmaya göre; Tüm cephelerde derhal ve kapsamlı ateşkes ilan edilecek, SDG güçleri Fırat’ın doğusuna çekilecek, Deyrizor ve Rakka vilayetleri idari ve askeri olarak tamamen Suriye hükümetine devredilecek, Haseke’deki tüm sivil kurumlar Suriye devlet yapısına entegre edilecek, Enerji kaynakları ve sınır kapıları devlet kontrolüne geçecek, SDG mensupları Suriye güvenlik güçleri kadrolarına dahil edilecek.
Ayrıca, Kobani’deki ağır silahlı SDG unsurlarının lağvedileceği, Suriye İçişleri Bakanlığı’na bağlı ve yerel halktan oluşan bir güvenlik gücü kurulacağı belirtildi.
Suriyeli olmayan PKK mensuplarının ülke dışına çıkarılması ve SDG kontrolündeki DAİŞ kamplarının Suriye yönetimine devredilmesi de anlaşma maddeleri arasında yer aldı.
Ateşkesin ardından cephe hatlarında çatışmalar sona ererken, Suriye ordusu, son olarak Münbiç’in güneybatısındaki Tişrin Barajı’nı, çatışma yaşanmadan SDG’den devraldı.
Suriye Yönetimi ile SDG Arasındaki Anlaşmanın Bütün Maddeleri Şöyle: 1) Suriye hükümet güçleri ile SDG arasında, tüm cepheler ve temas noktalarında derhal ve kapsamlı bir ateşkes sağlanırken; SDG’ye bağlı tüm askeri birimlerin Fırat’ın doğusuna çekilmesi, yeniden konuşlanma için bir hazırlık adımı olarak gerçekleştirilecektir. 2) Deyrizor ve Rakka vilayetlerinin idari ve askeri olarak derhal ve eksiksiz biçimde Suriye hükümetine devredilmesi.
Bu; tüm sivil kurum ve tesislerin kontrolünün devralınmasını, ilgili Suriye hükümeti bakanlıklarındaki mevcut çalışanların görevlerine iade edilmesi için derhal kararname çıkarılmasını ve hükümetin iki vilayetteki SDG çalışanlarını ve savaşçılarını ya da sivil yönetimi hedef almayacağına dair taahhüdünü içermektedir. 3) Haseke vilayetindeki tüm sivil kurumların, Suriye devletine bağlı kurum ve idari yapılarla entegrasyonu sağlanacaktır. 4) Suriye hükümeti, bölgedeki tüm sınır kapıları ile petrol ve gaz sahalarını devralacak; bu kaynakların Suriye devletine geri dönüşünü sağlamak amacıyla hükümet güçleri tarafından korunmaları temin edilecektir. 5) SDG’ye bağlı tüm askeri ve güvenlik unsurlarının, gerekli güvenlik taramasından geçtikten sonra, Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısı içinde bireysel olarak entegrasyonu sağlanacaktır.
Bu süreçte personele askeri rütbeleri ile mali ve lojistik hakları eksiksiz olarak verilecek; ayrıca Kürt bölgelerinin özel yapısı korunacaktır. 6) SDG yönetimi, devrik rejimin kalıntılarını kendi saflarına katmamayı taahhüt edecek ve Kuzeydoğu Suriye bölgelerinde bulunan devrik rejim subaylarının listelerini teslim edecektir. 7) Haseke Valiliği için aday atamasını öngören bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarılacak; bu adım, siyasi katılımın ve yerel temsiliyetin güvence altına alınması amacını taşımaktadır. 8) Ayn el-Arab/Kobani şehrinin ağır askeri unsurlardan arındırılması sağlanacak; şehrin sakinlerinden oluşan bir güvenlik gücü kurulacak ve yerel polis gücü, idari olarak Suriye İçişleri Bakanlığı’na bağlı şekilde faaliyet gösterecektir. 9) DAİŞ mahkumları ve kamplarıyla ilgili sorumlu idari birimler ile bu tesislerin korunmasından sorumlu güçler, Suriye hükümeti ile birleştirilecek; hükümet, bu alanların tüm yasal ve güvenlik sorumluluğunu üstlenecektir. 10) SDG yönetimi tarafından sunulan ve merkezi devlet yapısında üst düzey askeri, güvenlik ve sivil görevleri üstlenecek lider adaylarını içeren liste onaylanacak; bu adım, ulusal ortaklığın güvence altına alınmasını amaçlamaktadır. 11) 2026 yılına ait 13 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi; Kürt halkının kültürel ve dilsel haklarının tanınmasını, ayrıca önceki dönemlerden kalan düzenlemelerden kaynaklı hak kayıplarının ve mülkiyet haklarının geri verilmesini öngören hak ve medeni meselelerin çözülmesini kapsamaktadır. 12) SDG, egemenliği ve bölgenin istikrarını sağlamak amacıyla tüm yabancı PKK liderlerini ve unsurlarını Suriye Arap Cumhuriyeti sınırları dışına çıkarmayı taahhüt etmektedir. 13) Suriye devleti, IŞİD’e karşı terörle mücadeleyi sürdürmeyi; bu çerçevede uluslararası koalisyonun aktif bir üyesi olarak ABD ile ortak koordinasyonu sağlayarak bölgenin güvenliği ve istikrarını garanti altına almayı taahhüt etmektedir. 14) Afrin ve Şeyh Maksud bölgelerindeki halkın güvenli ve onurlu şekilde evlerine dönmelerine ilişkin mutabakatların sağlanması için çalışmalar yürütülecektir.
ABD’den Anlaşmaya Destek Anlaşmanın duyurulmasının ardından ateşkes için arabulucu olan ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da yazılı bir açıklama yaptı.
Barrack, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi’yi “iki büyük Suriyeli lider” olarak nitelendirdi.
Barrack açıklamasında, ABD’nin anlaşmaya ulaşılması sürecinde sergilenen yapıcı tutumu takdir ettiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı: “Amerika Birleşik Devletleri, bugün varılan ateşkes anlaşmasına ulaşılması yönünde sergiledikleri yapıcı çabalar nedeniyle Suriye hükümetini ve Suriye Demokratik Güçleri’ni (SDG) takdir etmektedir.
Bu anlaşma, birleşik bir Suriye hedefi doğrultusunda diyaloğun ve iş birliğinin yeniden canlandırılmasının önünü açmaktadır.” Barrack, çatışmaların gölgesinden çıkma ortak vizyonuyla hareket eden ‘’iki liderin’’, artık tüm Suriyeliler için daha aydınlık bir gelecek inşa etmek üzere bir araya geldiğini vurguladı.
Anlaşmanın, eski hasımların ayrışma yerine ortaklığı tercih ettiği kritik bir dönüm noktasını temsil ettiğini ifade etti.
Açıklamada, Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’nın Kürtlerin Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunu teyit ettiği hatırlatılırken, ABD’nin de SDG’nin DAİŞ’le mücadeledeki rolüne dikkat çektiği aktarıldı.
Barrack, “Amerika Birleşik Devletleri, DAİŞ’le mücadelede tarihî ortağımızın, Uluslararası Koalisyon’un en yeni üyesiyle sorunsuz biçimde bütünleşmesini memnuniyetle karşılamaktadır” ifadelerini kullandı.
Barrack, kapsamlı entegrasyon anlaşmasının ayrıntılarının netleştirilmesine yönelik zorlu bir sürecin şimdi başladığını belirterek, ABD’nin bu sürecin her aşamasında kararlılıkla destek vermeye devam edeceğini vurguladı.
Açıklamada DAİŞ’in tamamen yenilgiye uğratılması yoluyla ABD’nin ulusal güvenlik çıkarlarının korunacağı, aynı zamanda Başkan Donald Trump’ın Ortadoğu Barış Planı’nın da ileri taşınacağı ifade edildi.
ABD’nin, DAİŞ tehdidine karşı sürdürülen bu çabadan cesaret aldığı belirtilirken; bu sürecin, Kürtlerin de dahil olduğu tüm Suriyelilerin haklarını güvence altına alan birleşik ve kapsayıcı bir Suriye’nin inşasına katkı sunacağı kaydedildi.
Şara: Tüm Suriyeliler İçin Bir Kazanım Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, SDG ile yapılan ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının tüm Suriyeliler için bir kazanım olduğunu belirterek, bunun yeniden inşa, kalkınma ve istikrar süreci için önemli bir başlangıç olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Şara, yeni anlaşmanın 10 Mart 2025 tarihli anlaşmanın ruhunu taşıdığını belirterek, anlaşmanın YPG/SDG'nin kontrolündeki kuzeydoğu bölgelerdeki sivil ve askeri kurumların devlet yönetimine entegre edilmesini öngördüğünü söyledi.
Mazlum Abdi ile bir görüşme planlandığını ancak kötü hava koşulları nedeniyle bu görüşmenin pazartesi gününe ertelendiğini aktaran Şara, "Gerginliği derhal düşürmek için anlaşmayı bugün iletişim yoluyla imzaladık, diğer maddelerin detaylarını yarın ele alacağız." dedi.
Cumhurbaşkanı Şara, devlet kurumlarının Deyrizor, Haseke ve Rakka olmak üzere üç vilayetin tamamına gireceğini vurguladı.
YPG/SDG kontrolündeki bölgelerde yaşanan halk hareketlerine ilişkin değerlendirmede bulunan Şara, "Doğu bölgelerindeki Arap aşiretlerimize sükûnet çağrısında bulunuyor, SDG ile yapılan anlaşmanın maddelerinin aşamalı olarak uygulanmasına imkân tanımalarını istiyoruz.
Nihai hedefimiz ülkede tam istikrardır." ifadelerini kullandı.
Şara, Suriye devletinin yapısına ilişkin, "Suriye devleti karar alma mekanizması bakımından birleşik ve merkezi bir devlettir.
Devlet kurumları ülkenin tüm coğrafyasına girecektir." ifadelerini kullandı.
Anlaşmayı "Tüm Suriyeliler için bir kazanım" olarak nitelendiren Şara, bunun yeniden inşa, kalkınma ve istikrar süreci için önemli bir başlangıç olduğunu kaydetti.
Ahmet Şara Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Görüştü Anlaşmanın ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Suriye topraklarının PKK’dan tamamen arındırılmasının hem Suriye hem bölgenin tamamı için gerekli olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye'nin Suriye'ye terörle mücadele başta olmak üzere birçok alanda desteğinin artarak süreceğini ifade etti.
Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, anlaşmanın Suriye’de istikrar ve güvenliğin sağlanmasına yönelik çabaları hızlı ve etkili biçimde ilerletmesinin beklendiği ifade edildi.
Bakanlık açıklamasında, “Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması’nın, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliği temelinde ülkede istikrar ve güvenliğin tesisine yönelik çabaları ivedi ve etkili biçimde ilerletmesini diliyoruz” denildi.
Açıklamada, anlaşmanın yalnızca Suriye halkı için değil, başta Suriye’nin komşuları olmak üzere tüm bölgenin güvenlik ve huzuruna katkı sağlamasının temenni edildiği vurgulandı.
Dışişleri Bakanlığı, 8 Aralık 2024’te başlayan sürecin Suriye’nin müreffeh bir geleceğe kavuşması açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, gelinen aşamanın kritik olduğuna dikkat çekti.
Açıklamada, sahadaki gerçeklerin doğru şekilde değerlendirilmesi gerektiği ifade edilerek, Suriye’nin geleceğinin ayrışmadan değil; birlik, bütünleşme ve entegrasyondan geçtiğinin ülkedeki tüm gruplar ve bireyler tarafından tam anlamıyla idrak edilmesinin önemine vurgu yapıldı.
Mazlum Abdi: Anlaşmayı Kabul Ettik Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi de anlaşmanın duyurulmasının ardından, ateşkes ve entegrasyon anlaşmasına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Abdi, anlaşmanın savaşı durdurmak ve daha fazla can kaybını önlemek amacıyla kabul edildiğini söyledi.
Abdi, sürecin geçmişine değinerek, Ocak ayının 4’ünde Şam’da bir toplantı gerçekleştirdiklerini, ardından birçok görüşme yaptıklarını ve son olarak Erbil’de bir araya geldiklerini ifade etti.
Amaçlarının başından beri savaşın önüne geçmek olduğunu vurgulayan Abdi, buna rağmen çatışmanın farklı güçler tarafından planlandığını ve dayatıldığını savundu.
Abdi, “Bu savaşın bir iç savaşa dönüşmemesi, daha fazla ölüm yaşanmaması; özellikle sivil kayıpların ve anlamsız ölümlerin önlenmesi için sonuçları belirsiz bu süreci durdurma kararı aldık” ifadelerini kullandı.
Bu kapsamda, Deyrizor ve Rakka bölgelerinden Haseke’ye çekilme kararı alındığını ve anlaşmanın bu temel üzerine inşa edildiğini belirtti.
Mazlum Abdi, Şam’daki görüşmelerin ardından halka kapsamlı bir açıklama yapacaklarını belirterek, “Devrimin ve halkımızın kazanımlarını korumakta ısrarlıyız.
Bölgemizin hassasiyetlerini koruyacağız ve bunun için elimizden gelen her şeyi yapacağız” dedi.
Abdi, “Gücümüz vardır ve çabalarımız sürecektir.
Bu uzun soluklu bir mücadeledir.
Halkımız, örgütümüz ve yoldaşlarımız bu savaşta ve son 14 yılda olduğu gibi bu mücadelede de başarıya ulaşacaktır” ifadelerini kullandı.