Haber Detayı

Mideniz mi Doyuyor, Gözünüz mü? İşte 20 Dakika Kuralı
Dr. bayram yıldız gercekgundem.com
20/01/2026 06:00 (7 saat önce)

Mideniz mi Doyuyor, Gözünüz mü? İşte 20 Dakika Kuralı

Hepimiz o anı yaşamışızdır: En sevdiğimiz yemek masadadır, iştahla yemeye başlarız ve bir noktada "galiba biraz fazla kaçırdım" deriz.

Peki, vücudumuz "tamam, yeterli" dediği halde biz neden bazen duramayız?

Doymak sadece midenin dolması mıdır, yoksa zihnimizin bize oynadığı bir oyun mu?Beyin ve Mide Arasındaki "Gecikmeli" Telefon HattıAslında doyma hissi, mide ile beyin arasındaki komplike bir haberleşme sürecidir.

Biz yemeği yerken midemiz genişlemeye başlar ve buradaki sinirler beyne "burada yer azalıyor" sinyali gönderir.

Ancak asıl mesele hormonlardadır.Yemek yemeye başladıktan sonra vücut tokluk hormonları salgılamaya başlar.

Ancak bu hormonların beyne ulaşıp "Tamam, doyduk!" demesi yaklaşık 20 dakika sürer.

Eğer bu 20 dakika içinde çok hızlı yerseniz, beyniniz daha doyma mesajını almadan siz ihtiyacınızdan fazlasını tüketmiş olursunuz.

Yani aslında doymak, bir miktar sabır işidir."Doydum" Demenin Farklı Dilleriİlginç olan şu ki; doygunluk sadece biyolojik değil, aynı zamanda kültürel bir öğrenmedir.

Dünyanın farklı yerlerinde "doymak" farklı anlamlara gelir:Japonların Yüzde 80 Kuralı: Japonya'da (özellikle uzun yaşamıyla bilinen Okinawa'da) "Hara Hachi Bu" denilen bir felsefe vardır.

Bu, "midenin %80'i dolduğunda dur" demektir.

Onlar için tam doymak değil, açlığın gitmesi esastır.Fransızların Lezzet Odaklılığı: Fransızlar için doymak, tabağın büyüklüğüyle değil, alınan keyifle ilgilidir.

Az ama kaliteli, yoğun lezzetli yiyeceklerle sofradan doymuş değil, "tatmin olmuş" şekilde kalkarlar.Batı Tipi "Tabak Bitsin" Alışkanlığı: Bizde ve birçok modern toplumda ise doygunluk sinyali mide değil, tabaktır.

Tabak boşaldığında "doyduk" kabul ederiz.

Bu da aslında vücudumuzu dinlemeyi unuttuğumuzun bir işaretidir.

Bu nedenle tabaklar büyüdükçe kilo da artmaktadır.Doyduğumuzu Nasıl Anlarız? (Pratik İpuçları)Eğer vücudunuzun sesini duymakta zorlanıyorsanız, şu üç küçük işarete dikkat edebilirsiniz:Lezzet Eşiği: Yemeğin ilk lokması muhteşemdir, değil mi?

Ama dikkat edin; 10. lokmadan sonra o büyü yavaş yavaş bozulur.

İşte o an, vücudunuzun "ihtiyacım olanı almaya başladım" deme şeklidir.Derin Bir Nefes: Yemek yerken istemsizce derin bir nefes alıp arkaya yaslanıyorsanız, bu midenizin diyaframınıza yaptığı tatlı bir baskıdır.

Durmak için harika bir andır.Dikkatin Dağılması: Çatal bıçak sesinden çok masadaki sohbete odaklanmaya başladıysanız, biyolojik yakıt alma işleminiz başarıyla tamamlanmış demektir.Obeziteyle Mücadelede İlk Adım: Tabak BoyutuGünümüzde obezite, sadece estetik bir kaygı değil, modern dünyanın en büyük halk sağlığı krizlerinden biridir.

Bu krizle mücadelede en etkili silahımız ise tabak boyutlarını küçültmektir.

Yapılan araştırmalar, tabağımızdaki miktarı sadece yüzde 20 oranında azaltmanın, beynimiz tarafından "yoksunluk" olarak algılanmadığını ancak uzun vadede kilo kontrolünde devrim yarattığını gösteriyor.Tabak boyutunun kontrolü, "hiç yememek" değil, "ihtiyacın kadarını estetik bir şekilde sunmak" sanatıdır.

Restoranlarda devleşen tabaklar ve "süper boy" teklifleri, biyolojik doygunluk sınırlarımızı sabote ediyor.

Oysa tabak boyutlarını küçültmek, kan şekerini dengeleyerek insülin direncini kırmanın ve vücudun yağ yakma moduna geçmesini sağlamanın en doğal yoludur.Sonuç olarak; Obeziteyi engellemek için diyet listelerinde kaybolmak yerine, tabak boyutlarımızı kademeli olarak aşağı çekmek ve beynimize doyması için ihtiyaç duyduğu o 20 dakikayı tanımak zorundayız.

Unutmayın; sağlığınız tabağınızın büyüklüğünde değil, vücudunuzun sesini ne kadar duyabildiğinizde gizlidir.Sağlıklı günler dilerim.Sorularınız için:Instagram: @dr.bayramyildiz

İlgili Sitenin Haberleri