Haber Detayı

Terörsüz Türkiye süreci yeniden ivme kazanacak
Yazarlar hurriyet.com.tr
20/01/2026 00:10 (10 saat önce)

Terörsüz Türkiye süreci yeniden ivme kazanacak

SURİYE’de Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile Mazlum Abdi arasında varılan anlaşma Ankara’da memnuniyetle karşılandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şara’yı arayarak tebrik etti. 18 Ocak Anlaşması, 10 Mart’a göre daha ileri maddeler içeriyor.

Tarihi bir dönüm noktası diyebiliriz.HASEKE VALİLİĞİ Mazlum Abdi ilk başta oynaması gereken rolü en sonunda oynadı.

Kandil’in itirazlarına rağmen anlaşmayı imzaladı.

O nedenle de kendisine bir jest olarak Haseke valiliği düşünülüyor.

Mazlum Abdi’nin Haseke valisi olması Türkiye’yi rahatsız eder mi?

Askeri bir görev olarak görülmüyor, sivil bir unvan olarak değerlendiriliyor.

Anlaşmayı imzaladığı için ona yapılmış bir jest olarak düşünülüyor.

SDG içinde diyaloğa açık olanlara yönelik bir mesaj olarak görülüyor.

Mazlum Abdi kendisine teklif edilen görevi kabul etmezse Haseke valiliğine onun önerdiği bir isim atanabilir.YENİ BİR LİDER DOĞUYORAhmed Şara’yı dudak bükerek izleyenlerin bir kez daha düşünmesi gerekiyor.

Ortadoğu’da yeni bir lider doğuyor.

Trump’ın ifadesiyle Şara güçlü bir lider.

Savaş meydanlarından geliyor ama aynı zamanda barış yapmayı da biliyor.ERDOĞAN’IN STRATEJİK SABRIBu noktaya gelinmesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sahada tam pres ama aynı zamanda diyalog yolunu açık tutan liderliği etkili oldu. “Kılıç kınından çıkarsa kaleme ve kelama yer kalmaz” demişti. 8 Aralık’ta Esed’in devrildiği Suriye devriminden sonra ABD’nin isteği doğrultusunda SDG’nin entegrasyonu için müzakere yolu açık tutuldu. 10 Mart’ta bir anlaşma yapıldı.

Ancak SDG bunun uygulamadı.

Bu süre zarfında Cumhurbaşkanı Erdoğan, stratejik sabırla hareket etti.

Bu süreci ABD ile ters düşmeden, Trump’la birlikte yönetmeye özen gösterdi.

Çünkü ABD’ye rağmen bir şey yapılması zordu.GÜÇ YOLUYLA BARIŞStratejik sabır bir yere kadar sürdü.

SDG’nin 10 Mart anlaşmasını uygulamayacağı ortaya çıkınca bu kez Trump’ın “Güç yoluyla barış” doktrini devreye girdi.

SDG, Halep’te sivillere saldırınca bu kez güç kullanıldı. “1 saat içinde Şam’a ineriz” diye tehditler savuran SDG, 48 saat içinde Halep’ten sökülüp atıldı.

Deyr Hafir ve Meskene’de ise örgüt tam bir travma yaşadı.

Mazlum Abdi, “Türkiye, SDG’ye saldırırsa, İsrail herhangi bir saldırıyı durdurmak için Şam’ı bombalayacağına dair bize söz verdi” demişti.

Ne oldu Mazlum Abdi?

Güvendiğin dağlara kar mı yağdı?Bu sürecin çok iyi analiz edilmesi gerekiyor.1- Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güçlü liderliği, ABD Başkanı Trump’ın kararlı duruşu ve Ahmed Şara’nın dirayetli liderliği bu sonucun alınmasını sağladı.MİT BAŞKANI İBRAHİM KALIN2- Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, MİT Başkanı İbrahim Kalın sonuca odaklı bir süreç yönetimi sergilediler.

Güç kullanılması gereken noktada gücü, diyalog gerektiği zaman da masayı devreye soktular.3- MİT Başkanı İbrahim Kalın gösterişten uzak tutumuyla hemen hemen her yerdeydi ama hiçbir yerde değildi.

MİT Başkanı Kalın, sahadaki tüm gelişmeleri koordine edip Milli Savunma ve Dışişleri Bakanlığı ile tam bir koordinasyon sağladı.TOM BARRACK BİZE LAZIM4- Cumhurbaşkanı Erdoğan sahadaki ve masadaki gelişmeler hakkında düzenli olarak bilgilendirilip talimatları alındı.

Erdoğan’ın talimatları çerçevesinde taraflarla koordinasyon sağlandı.5- ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilci Tom Barack, hem Beyaz Saray’ı doğru bilgilendirdi hem de Başkan Trump’ın kararlı tavrını sahaya yansıtmayı başardı.

Tom Barrack bize lazım.6- SDG, 10 Mart anlaşmasını yerine getirmedi.

Diyalog ve müzakere yoluyla entegrasyona karşı direndi.

Ne oldu?

Önce güç sonra diyalog devreye girdi.

Mazlum Abdi imzalamak zorunda kaldı.

Bu anlaşmayı da uygulamazlarsa ne olur?

Bir daha o zemini de o masayı da bulamayabilirler.7- Kandil sahada yenildi.

SDG, masada yalnız kaldığını gördü.

Türkiye-ABD ve Suriye devletinin kararlılığı karşısında geri adım atmak zorunda kaldılar.

Mazlum Abdi sonunda uluslararası konjonktürün aleyhine olduğunu gördü.TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ8- En önemli kazanımlardan biri ise Suriye’deki anlaşma Terörsüz Türkiye sürecine olumlu katkı sağlayacak.

Yeni bir ivme kazandıracak.9- Bu sürecin bir kaybedeni de İsrail oldu.

Mazlum Abdi, iç savaş planlanıyor demişti.

İç savaşı planlayan İsrail’di.

Lazkiye ve Tartus’ta Nusayrileri, Suveyda’da Dürzileri, Suriye’nin kuzeyinde ise SDG’yi ayaklandırıp, Suriye’yi tekrar iç savaş yıllarına döndürmeyi planlıyordu.

Ama başaramadı.

Böylece İsrail’in Davut Koridoru hevesi tarihe gömülmüş oldu.

Trump, Netanyahu ile 7 Nisan’da Beyaz Saray’da yaptığı görüşmede, “Suriye’nin anahtarı Türkiye’nin elinde” demişti.10- Bu anlaşmanın ipuçları 25 Eylül’de Beyaz Saray’da yapılan Erdoğan-Trump görüşmesinde saklı.

Trump, Erdoğan’la görüşmesi sırasında ekibine dönerek “Türkiye aleyhinde bir şeyi bana getirmeyin.

Bana çözüm önerileriyle gelin” demişti.

Erdoğan-Trump görüşmesinden sonra Centcom Başkanı Cooper, Mazlum Abdi’yi “Biz ilelebet burada olmayacağız.

Şam’la anlaş” diye uyarmıştı.11- Bu süreçte Kandil kaybetti ama Suriyeli Kürtler kazandı.

Ahmed Şara’nın 17 Ocak tarihli kararnamesi ile Kürtler eşit yurttaşlık temelinde tüm haklara sahip oldular.

Demek ki Türkiye ve Suriye yönetimi Kürtlere karşı değilmiş, PKK-YPG terör örgütüne karşıymışGORDİON’UN DÜĞÜMÜ GİBİ12- “En büyük zafer, savaşsız elde edilen zaferdir” derler.

Tek bir Mehmetçik’in burnu kanamadan PKK-YPG-SDG kontrol ettiği topraklardan çekiliyor.

Erdoğan’ın hamlesi “Gordion düğümünü çözen İskender’in kılıcı” gibi oldu.

Hem SDG tasfiye ediliyor hem de Terörsüz Türkiye süreci yeniden ivme kazanıyor.

İlgili Sitenin Haberleri