Haber Detayı

Suriye’de yeni dönem ve Ankara’nın sessiz zaferi
Yazarlar hurriyet.com.tr
20/01/2026 00:06 (10 saat önce)

Suriye’de yeni dönem ve Ankara’nın sessiz zaferi

Ocak 2026… Suriye’de on yılı aşkın süredir devam eden çok katmanlı savaşta, tarihi bir eşik daha geçildi. Şam yönetimi ile SDG arasında imzalanan 14 maddelik entegrasyon ve ateşkes anlaşması, yalnızca Suriye’nin değil, bölgenin ve Türkiye’nin güvenlik mimarisini de dönüştürebilecek potansiyele sahip. Bu yazı, Türkiye’nin yıllardır sahada ve diplomasi masasında yürüttüğü çok katmanlı stratejisinin nasıl somut karşılık bulduğunu ortaya koyarken, aynı zamanda bu yeni dönemin jeopolitik öngörüsünü de içermeyi amaçlıyor.

14 MADDEYLE YENİ SURİYE TABLOSU: SATIR ARALARINDAKİ STRATEJİ- Rakka ve Deyrizor’un devri: SDG, bu iki bölgedeki sivil ve askeri kontrolü Şam’a devretti.

Bu, örgütün askeri alanda geri adım atmasının sembolü.

Türkiye’nin yıllardır uyardığı “fiili özerklik oluşumu” fiilen son buldu.- Haseke’de devletleşme: Kurumların tümü Suriye devleti çatısına bağlanıyor.

Ama aynı zamanda Kürtlerin siyasi temsiliyeti, valilik gibi pozisyonlarla güvence altına alınıyor.

Bu model, Ankara’nın savunduğu “özerklik değil, yerel temsil” çizgisine çok yakın.- Kürtçeye resmi statü–Nevruz bayram: Suriye tarihinde ilk defa Kürt kültürel hakları resmen tanındı.

Bu hamle, PKK’nın bölgedeki varlık gerekçesini zayıflatacak nitelikte.

Çünkü Türkiye’nin itirazı Kürt halkına değil, örgütsel silahlı varlığa.- Mazlum Abdi’nin açık taahhüdü: Yabancı PKK’lı unsurların sınır dışı edileceği taahhüt edildi.

Bu madde, Türkiye’nin terörle mücadele stratejisinde diplomatik bir kırılma noktasıdır.- Petrol, gaz, sınır kapıları devlette: Örgütün gelir kaynakları kesiliyor.

Ekonomik özerklik bitiyor.

Artık Suriye devleti, sadece toprakta değil, kaynaklarda da egemen.- IŞİD kampları Şam’a devredildi: Hol ve Roj gibi bölgelerdeki kampların güvenliği, artık meşru devletin sorumluluğunda.

Bu gelişme, Türkiye için hem göç hem radikalleşme riski bakımından son derece kritik.- Yerel polis–Kobani modeli: Kobani’de yerel halktan oluşturulacak polis gücü, hem iç güvenlik hem de devlet otoritesinin yeniden inşası için örnek model.

YPG’nin yerini sivil yapılar alıyor.- Anlaşmanın sözlü eki: Şara’nın kararnamesi: Kürtlere eşit haklar sağlayan kararname ile 80 yıllık ikinci sınıf vatandaşlık düzeni sona erdirildi.

Türkiye, bu kararı arka planda destekledi.Suriye ordusunun YPG/PKK karşısında kazandığı zaferi, halk sevinç gösterileriyle kutladı.

ANKARA’NIN DİPLOMASİSİ: GÖRÜNMEZ ELSürecin perde arkasında Türkiye’nin etkinliğine bakacak olursak;- MİT, çatışma bölgelerinde aktif rol aldı.

Sadece istihbarat değil, diplomatik temas yürüttü.- Cumhurbaşkanı Erdoğan doğrudan bilgilendirildi, talimat verdi.

Süreç sahadan değil, Beştepe’den yönetildi.- Göç riskini önlemek için altyapının korunması sağlandı.- PKK’nın sivilleri kalkan olarak kullanması belgelenerek, operasyonların yönü değiştirildi.- ABD ve Koalisyon güçleriyle temas sağlandı.

Türkiye’nin itirazı doğrudan iletildi.Fırat’ın batısındaki Deyr Hafir’den geçen hafta YPG/PKK unsurlarının çıkarılmasıyla siviller evlerine geri dönmüştü.TÜRKİYE’NİN ULUSAL GÜVENLİĞİBu anlaşma sadece Suriye için değil, Türkiye’nin milli güvenliği açısından da kritik bir dönüm noktasıdır:- Terör koridoru engellendi: Türkiye’nin en büyük güvenlik riski olan güney sınırında terör devleti oluşma senaryosu sona erdi.- Sınır güvenliği güçlendi: Rakka, Deyrizor ve Haseke’nin devriyle birlikte sınır hattında kontrol artık merkezi yönetimde.

PKK’nın silah ve militan geçişi engellenmiş oldu.- Göç riski azaldı: İstikrar sağlanırsa, göç akını duracak.

Suriyeli sığınmacıların güvenli dönüşü için yeni zemin oluştu.- PKK’ya lojistik ve psikolojik darbe: YPG-SDG hattı, terör örgütü için hem moral hem lojistik merkezdi.

Şimdi bu hat çözüldü.- Askeri operasyonlara gerek kalmayabilir: Diplomasiyle ulaşılan bu sonuç, Türkiye için büyük ekonomik ve siyasal maliyetlerden tasarruf anlamına geliyor.Suriye askerleri, kontrolü ele geçirdiği Fırat’ın doğusundaki Rakka’da zafer selfisi çekerken...

BUNDAN SONRASI...Bugünden itibaren anlaşmanın uygulanması, SDG’nin sorun çıkarmadan, oyalamadan, İsrail başta olmak üzere bölgeyi dizayn etmek isteyenlerin oyunlarından uzak kalarak gereken adımları hızla atması elzemdir.

Aksi halde Şam doğuya da operasyon yapabilir.

Türkiye’nin görünmez eli de yine Şam’ın yanında olacaktır.

Göz önünde bulundurulması gereken bir başka husus ise örgüt içindeki çatlağın büyüme olasılığı.

Bu nedenle mutabakata karşı çıkan şahin kanattan isimlerin olası provokasyonlarına karşı dikkatli olunmalı.

Son olarak altı çizilmesi gereken başlıklara gelince;- Bu mutabakat, Türkiye’nin yıllardır dile getirdiği “üniter Suriye”, “silahsız SDG”, “PKK’dan arındırılmış bölge” ve “güvenli sınır kuşağı” hedeflerinin hayata geçmesi anlamına geliyor.

Ve bu hedefler, savaşsız, ekonomik maliyet yaratmadan, diplomatik yolla sağlandı.- Türkiye artık sadece bölgesel bir aktör değil; krizin gidişatını belirleyen stratejik bir mimar.

Anlaşmanın uygulanması sahada görüldükçe, bu kazanım daha net okunacak.- Ankara, hem masada hem sahada dediğini yaptı.

Suriye’de terör kuşağı değil, işbirliği zemini oluşturuldu.

Bu, sadece dış politika değil, milli güvenlik tarihimize geçecek bir başarı öyküsüdür.

İlgili Sitenin Haberleri