Haber Detayı
Bir kaşık helva binbir muhabbet: Asırlık bir kültürün hikayesi! Osmanlı’dan günümüze helva sohbetleri
Osmanlı’da kış geceleri helvanın etrafında kurulan sohbetlerle ısınırdı. Helva sohbetleri yalnızca bir tatlı ikramı değil şiirin, fıkranın ve derin muhabbetlerinin paylaşıldığı manevi buluşmalardı. Özellikle kış aylarında Ramazan vakti dualar okunur geçmiş yad edilirdi.
Helva, Türk mutfağında yalnızca bir tatlı değil anlamlarla yüklü kadim bir gelenektir.
Arapça 'hulv' kökünden gelen bu lezzet Ortadoğu'dan Balkanlar'a uzanan geniş bir coğrafyada yüzyıllardır pişirilir.
Şeker, yağ ve unla yapılan sade bir tatlı gibi görünse de helva tarih boyunca sevinçte ve hüzünde sofralarda yerini almıştır.Bir Sofrada Buluşan Gönüller: Helva Sohbetleri Nedir?
Osmanlı döneminde helva sohbetin ve paylaşmanın merkezindeydi.
Özellikle kış geceleri ve Ramazan akşamlarında düzenlenen helva sohbetleri insanların bir araya gelerek hem helva pişirdiği hem de gönül diliyle konuştuğu özel buluşmalardı.
Bu toplantılar toplumsal bağları güçlendiren samimi bir gelenekti.Tatlı Eşliğinde İlim ve Muhabbet Helva sohbetleri yalnızca yemek için yapılmazdı.
Bu meclislerde şiirler okunur, fıkralar anlatılır tarih, edebiyat, felsefe ve din üzerine derin sohbetler edilirdi.
Selçuklu dönemine kadar uzanan bu gelenek ilk zamanlar 'oda' ve 'gece sohbetleri' olarak anılırken zamanla Osmanlı'da bugünkü adını aldı.Paylaşmanın İki Yolu: Sıra ve İrfâne Osmanlı'da helva sohbetleri iki şekilde düzenlenirdi. 'Sıra' toplantılarında tüm masrafları ev sahibi üstlenirken, 'irfâne' sohbetlerinde masraf katılımcılar arasında paylaşılırdı.
Helvanın tercih edilmesinin nedeni ise hem ekonomik olması hem de kış aylarında kolayca hazırlanabilmesiydi.
Geçmişten Bugüne Yaşayan Bir Miras Helva sohbetleri, Osmanlı'dan günümüze ulaşan nadide geleneklerden biridir.
Özellikle Edirne'de düzenlenen festivallerle bu kültür yaşatılmaya devam etmektedir.
Kaynak: Takvim arşiv foto, Fikriyat, AI Yeni yıla bereketli başlangıç: Osmanlı saray mutfağından Süt Kebabı tarifi