Haber Detayı

Virgin Adaları: Danimarka 100 yıl önce bu takım adaları neden ABD'ye sattı?
Bbc haberturk.com
20/01/2026 10:18 (2 saat önce)

Virgin Adaları: Danimarka 100 yıl önce bu takım adaları neden ABD'ye sattı?

Bundan yaklaşık 100 yıl önce de ABD yönetimi Danimarka'ya ait topraklara göz dikmişti.

Getty Images Günümüzde turistler arasında popüler olan ABD Virgin Adaları, 1917 de Danimarka tarafından satılmıştı.

ABD Başkanı Donald Trump ın Grönland ı ilhak etmeye yönelik açıklamaları, Avrupa daki müttefiklerine karşı yüzde 10 gümrük vergisi uygulama tehdidiyle yeni bir boyuta ulaştı.

Trump ulusal güvenlik gerekçesiyle Grönland ı alma kararında ısrar ediyor ve askeri güç kullanma olasılığını da dışlamıyor.

Adanın bağlı olduğu Danimarka yönetimiyse satın alma dahil bu talebi net şekilde reddediyor.

Bundan yaklaşık 100 yıl önce de ABD yönetimi Danimarka ya ait topraklara göz dikmişti.

O tarihi müzakerelerde, Washington, Danimarka Krallığı ndan Karayipler deki bir ada grubunu satın aldı.

Bu satın almayla Batı Hint Adaları ismi değişti ve ABD ye bağlı Virgin Adaları oldu.

ABD Virgin Adaları nedir?

Bu ada grubu Karayipler de, Porto Riko nun hemen doğusunda yer alıyor.

Son nüfus sayımına göre 83 bin kişinin yaşadığı bölge, 40 tan fazla küçük adadan oluşuyor.

Ada sakinlerinin çoğu ABD vatandaşı olsa da, bölge Washington ın siyasi ve hukuki çerçevesine tam olarak entegre değil.

Bu nedenle ada sakinleri, bir ABD eyaletine taşınmadıkları sürece başkanlık seçimlerinde oy kullanamıyor.

Virgin Adaları nda ABD Anayasası nın yalnızca belirli bölümleri geçerli.

Takım adaların nüfusunun büyük çoğunluğu, transatlantik köle ticareti sırasında şeker kamışı tarlalarında çalışmak üzere buraya getirilen Afrika kökenlilerin soyundan geliyor.

ABD Virgin Adaları neden Danimarka ya aitti?

Bu adalar yüzyıllar boyunca Danimarka kolonisi olarak kaldı ve Danimarka Batı Hint Adaları olarak anıldı. 16. ve 17. yüzyıllarda büyük Avrupa güçleri, Karayipler deki korsanların sığınak olarak kullandığı bölgenin kontrolü için çekişiyordu. 1684 te Danimarka, bölgedeki büyük bir ada olan Saint John un kontrolünü ele geçirdi ve üzerindeki egemenliğini ilan etti.

Kısa bir süre sonra da Saint Thomas adasını aldı.

Danimarka daha sonra adalarda büyük şeker kamışı tarlaları oluşturmaya başladı.

Avrupalı ​​tüccarlar tarafından bu adalara getirilen köleleştirilmiş Afrikalılar ın emekleri sömürüldü.

Archive Farms/Getty Images Adaların Amerika Birleşik Devletleri ne satışı konusunda yerel halka hiçbir zaman danışılmadı.

ABD adalara neden ilgi duyuyordu? 19. yüzyılın ikinci yarısında işler değişmeye başladı.

Danimarka nın dünya sahnesindeki etkisi azalırken, iç savaşın bittiği ABD dünya sahnesine güçlü şekilde geri dönüyordu.

Dönemin ABD Başkanı Andrew Johnson, ülkenin etkisini genişletmeyi ve aynı zamanda Amerika kıtasındaki Avrupa etkisini ortadan kaldırmayı hedefliyordu.

Dışişleri Bakanı William Henry Seward, barışçıl toprak genişlemesi planının bir parçası olarak Danimarka Batı Hint Adaları na göz dikmişti.

Saint Thomas adasının limanı, dönemin ABD li politika stratejistleri için özellikle ilgi çekiciydi.

Bunun nedeni, limanının Karayipler i kontrol etmek için ideal bir üs olarak görülmesiydi.

Aynı zamanda, şeker fiyatları düşüyordu ve Danimarka da, adaların faydadan çok, yük getirdiği görüşü benimsenmeye başlamıştı.

Bu durum, iki hükümeti adaların olası satışı konusunda müzakereye itti. 1867 de iki ülke 7,5 milyon dolar değerinde altın karşılığında anlaştı.

Bugün bu miktar yaklaşık 164 milyon dolara denk geliyor.

Ancak bu anlaşma sonuçlanmadı.

Washington, bir yıl sonra Rusya dan Alaska yı yaklaşık 7 milyon dolara satın aldı.

Ekonomik veya stratejik değeri olmadığı düşünülen Alaska nın satın alınması Dışişleri Bakanı William Henry Seward a yönelik alaycı eleştirileri beraberinde getirdi.

Alaska nın satın alınmasıyla ilgili tartışmalar, ABD Kongresi nin, Danimarka Batı Hint Adaları nın satın alınmasına ilişkin anlaşmayı onaylamamasıyla sonuçlandı.

Virgin Adaları nın satın alınması Virgin Adaları nın ABD tarafından satın alınması fikri neredeyse yarım yüzyıl boyunca tekrar gündeme gelmedi.

Birinci Dünya Savaşı nın patlak vermesi ve Almanya nın, stratejik açıdan elverişli konumdaki Danimarka topraklarına göz dikmesi ile ABD nin ilgisi canlandı.

Dünya Savaşı nın pençesindeki Avrupa yıllardır devam eden siper savaşlarında kan kaybediyordu.

İtilaf Devletleri, Almanya yı yenebilmek için ABD nin savaşa katılmasını çok istiyordu.

Dönemin ABD Başkanı Woodrow Wilson, savaşa katılma konusunda Kongre ile ülke kamuoyunu kendi tarafına çekmeyi başaramamıştı.

Ancak Alman denizaltılarının, Amerikan ticaret ve yolcu gemilerine yönelik saldırıları bu tartışmayı Wilson lehine değiştirmek üzereydi.

ABD ye ait RMS Lusitania nın batırılışı, gerilimi daha da artırdı.

Photo12/Universal Images Group via Getty Images Birinci Dünya Savaşı sırasında Amerika Birleşik Devletleri, takımadaların satın alınmasını stratejik bir zorunluluk olarak görmeye başladı.

Gemi 1915 te İrlanda kıyılarında bir Alman denizaltısı tarafından vuruldu ve 1200 yolcu hayatını kaybetti.

Danimarka Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü nden kıdemli araştırmacı Astrid Andersen, Danimarka nın bu savaşta tarafsız kaldığına işaret ediyor ve Washington, adaların ve Saint Thomas limanının, Almanya nın eline geçmesinden korktu diyor.

Almanlar bu adaları ele geçirerek, ABD topraklarına saldırılar düzenleyebilecek ideal bir üs haline getirebilirdi. 1914 te Panama Kanalı nın inşası da bölgeye olan ABD ilgisini artırmıştı.

Adaların kontrolü, bu nakliye yolunu kullanacak yüzlerce geminin güvenliğini garanti altına almaya da yardımcı olacaktı.

Ekonomi ve ulusal güvenlik gerekçeleriyle Washington, Kopenhag ile bir kez daha müzakerelere başladı.

Andersen e göre, o dönemdeki Amerikan siyaseti, Donald Trump ın bugün benimsediği tutumla benzerlikler taşıyor: Şu anda duyduklarımızla benzerlikler var, çünkü Amerika Birleşik Devletleri nin mesajı şuydu: Ya bize satarsınız ya da işgal ederiz.

UPI/Bettmann Archive/Getty Images 1934 te dönemin ABD First Lady si Eleanor Roosevelt in ABD Virgin Adaları na ziyareti ABD Dışişleri Bakanlığı internet sitesine göre, Danimarka ya, adaları satmayı reddetmesi durumunda bölgenin başkalarının eline geçebileceği gerekçesiyle, işgal tehdidinde de bulunuldu.

Trump da yakın zamanda Grönland konusunda benzer bir açıklama yaptı ve Rusya ve Çin in bunu yapmasını önlemek için ABD nin Grönland a sahip olması gerektiğini savundu.

Bunun sağlanması için asker kullanma seçeneğinin de masada olduğu Trump yönetiminden isimlerce açıklandı.

Ağustos 1916 da Danimarka ve ABD, 25 milyon dolarlık altın karşılığında adaların satışında anlaştı.

Bloomberg e göre bu miktar, bugün yaklaşık 630 milyon dolara karşılık geliyor.

Bu anlaşmayla aynı zamanda ABD, Danimarka nın Grönland üzerindeki egemenliğini tanıdı.

ABD, Danimarka nın Grönland ın tamamı üzerindeki siyasi ve ekonomik çıkarlarını genişletmesine karşı çıkmayacağı sözünü verdi.

Bu kez, anlaşma her iki ülke parlamentoları tarafından da onaylandı.

Ayrıca, yapılan bir referandumda Danimarka halkı tarafından da ezici bir çoğunlukla desteklendi.

Andersen, Danimarkalıların çoğunun bu adaları, Danimarka nın bir parçası olarak görmediğine işaret ediyor.

Getty Images Grönland ın aksine, Danimarka adaları Amerika Birleşik Devletleri ne satmayı kabul etti.

Grönland söz konusu olduğundaysa, bu kez Danimarka satışa kesin bir dille karşı çıkıyor.

Tarihçi Andersen, ne bu Grönland konusunda ne de yüz yıl önceki satışta yerel halka söz hakkı verildiğini belirtiyor.

İlgili Sitenin Haberleri