Haber Detayı

ING Yatırım Ekonomik Araştırmalar ve Piyasa Stratejileri Direktörlüğü'nden Pınar Uslu yazdı
Yatırım ekonomim.com
20/01/2026 10:44 (3 saat önce)

ING Yatırım Ekonomik Araştırmalar ve Piyasa Stratejileri Direktörlüğü'nden Pınar Uslu yazdı

ING Yatırım Ekonomik Araştırmalar ve Piyasa Stratejileri Direktörü Pınar Uslu, ulusal ve uluslararası piyasaları yakından ilgilendiren gelişmeleri ekonomim.com için değerlendirdi...

Hızlı başlayan ve siyasi/jeopolitik haber akışıyla oldukça yoğun geçen Ocak ayının ilk yarısı geride kaldı.

ABD’nin Venezuela’ya müdahalesi ve Grönland’ı ele geçirme isteği, Fed Başkanı Powell’ın, Trump yönetiminin kendisini geçen yaz Fed’in bir inşaat projesi hakkında Kongre’de verdiği ifade nedeniyle cezai soruşturma ile tehdit ettiğini açıklaması ve bunun merkez bankası ile para politikası üzerinde daha fazla etki sahibi olabilmek için bir bahane olduğunu söylemesi ve İran’daki gösteriler derken, ons altın ve ons gümüş yeni zirve seviyelerini gördü, petrol fiyatları yükseldi.

Gündeme bakıldığında, Ocak ayının ikinci yarısı da sakin geçecek gibi görünmüyor.

Yılbaşından beri altının ons fiyatı yaklaşık %9, gümüşün ons fiyatı %32, Brent petrol fiyatı ise %5 yükseldi.

Altın-gümüş rasyosu 2025 yılında 88 seviyesine yakındı.

Oynaklığı daha fazla olan ons gümüşteki yükselişin ons altına göre sert olmasının etkisiyle altın-gümüş rasyosu 50 değerinin altına gerileyerek 2012 yılının Şubat ayından beri en düşük seviyesini gördü.

Bu durum bazı yatırımcıların gümüşteki yükselişe karşı daha temkinli yaklaşmaya başlamalarında rol oynayabilir.    2025 yılının Ocak-Ağustos döneminde ortalama %8.5 olan Darphane Altın Sertifikası (ALTINS1) ile gram altın arasındaki marj, Eylül’den itibaren artmaya başlayarak, Eylül’ün ikinci yarısında %20-25 bandına yerleşmiş ve Aralık’ta ortalama %45.5 olmuştu. 2026 yılının ilk günlerinde bu marj daha da açılarak 6 Ocak’ta kapanışta (gün içinde daha yüksek olmak üzere) %79’a çıktı. 7 Ocak’tan itibaren yedi gün boyunca ilgili marj sürekli ve hızlı şekilde gerileyerek 15 Ocak’ta %21.7’ye indi. 16 ve 19 Ocak’ta ise %28 oldu.

Marjda bir dengelenmeden bahsetmek için henüz erken olduğunu düşünüyoruz.

Daha fazla daralma görülecek olursa, ilk aşamada marjda %20-25 aralığının önemli olabileceğini göz önünde bulunduruyoruz.

Bu yazının yazıldığı sırada US$ 4,717 seviyesindeki ons altında, US$ 4,690, US$ 4,671 ve US$ 4,648 destek; US$ 4,729, US$ 4,753 ve US$ 4,776 direnç seviyeleri olarak söylenebilir.

ABD Başkanı Trump, Fed üyelerinden Cook’u konut kredisi kullanımında usulsüzlük yaptığı gerekçesiyle görevinden almak istemiş, Cook ise buna itiraz ederek dava açmıştı. 21 Ocak’ta ABD Yüksek Mahkemesi’nin, bu davaya ilişkin sözlü savunmaları dinlemesi bekleniyor.

İlgili dava, Fed’in bağımsızlığı açısından yakından izleniyor.

Yüksek Mahkeme’nin ayrıca, Trump’ın gümrük vergilerini uygulamak için acil durum yetkilerini kullanmasına dair kararını yakın zamanda vermesi bekleniyor.

Mahkeme Salı ve Çarşamba günleri toplanıyor, ancak ilgili kararın ne zaman açıklanacağı bilinmiyor.

Dolayısıyla karar, en erken bu hafta, en geç Şubat sonu açıklanabilir.

Bu arada Trump’ın, Fed başkanlığı için en güçlü aday olarak görülen gevşek para politikası taraftarı Hassett’in Beyaz Saray Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörlüğü görevinden ayrılmasının yönetim için bir kayıp olacağını söylemesi sonrasında Fed Başkanlığı için BlackRock’tan Rieder’in ismi giderek daha fazla konuşulur hale geldi. 19 Ocak’ta İsviçre’nin Davos kasabasında başlayıp, Cuma günü sona erecek olan 56.

Dünya Ekonomik Forumu’na bir çok siyasi siyasi lider, merkez bankası yetkilisi ve şirket yöneticisi katılıyor.

Muhtemelen herkesin odaklanacağı açıklamalar, Çarşamba günü zirvede olması beklenen ABD Başkanı Trump’tan gelecek.

Cumartesi günü Trump, Grönland konusunda bir anlaşmaya varılana kadar 1 Şubat’tan itibaren Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda, Finlandiya, İsveç, Norveç ve Danimarka için ek %10 gümrük vergisi uygulanacağını açıkladı.

O zamana kadar bir anlaşmaya varılamaması halinde kademeli olarak 1 Haziran’a kadar vergiler %25’e çıkartılacak.

Tarifelerin uygulanıp uygulanmayacağı belirsiz olmakla beraber, uygulanması halinde %25’lik ek gümrük vergisinin AB’nin GSYH büyümesini yaklaşık %0.2 puan düşürebileceği tahmin ediliyor.

Dün özellikle Almanya’da otomotiv üreticilerinin hisselerindeki düşüş dikkat çekti.

Perşembe günü olağanüstü toplanacak olan AB ülkelerinin liderleri, Grönland ve gümrük vergileri hakkındaki seçenekleri görüşecek.

Seçenekler arasında, AB’nin 93 milyar Euro değerindeki ABD mallarına tarife dâhil karşı önlemler alabilmesi ya da daha önce hiç kullanılmamış olan "Ekonomik Baskı ile Mücadele Aracı" bulunuyor.

Bu araçla kamu ihalelerine, yatırımlara veya bankacılık faaliyetlerine erişim sınırlanabilir ve/veya ABD’nin AB ile ticaret fazlası verdiği dijital hizmetler sektörü de dâhil olmak üzere hizmet ticaretine kısıtlama getirilebilir.

Hassett’in Fed Başkan adaylığında geri planda kalması ve ek vergiler konusunun risk iştahını olumsuz etkilemesi, ABD varlıklarında satışa neden oldu.

ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi %4.26 ile 200 günlük basit hareketli ortalamasını geçerek, son dört ayın en yüksek seviyesine çıktı.

Asya tarafında ise Japonya Başbakanı Takaichi, 8 Şubat’ta erken seçim çağrısında bulundu.

Takaichi’nin, erken seçimlerden umduğu gibi güçlenecek çıkması halinde gıda ürünlerindeki satış vergilerinde geçici indirime gitmek gibi bazı genişlemeci maliye politikaları uygulaması bekleniyor.

Halihazırda bu beklenti son günlerde Nikkei endeksinde yükselişe, Yen’de değer kaybına ve ülkenin mali görünümünün bozulabileceği endişesiyle tahvil faizlerinde yükselişe neden oldu.

Ülkenin 10 yıllık tahvil faizi %2.35 ile 1997’den beri en yüksek seviyesini görürken, 40 yıllık tahvil faizi ilk defa %4 seviyesini geçti. 23 Ocak’taki toplantısında Japonya Merkez Bankası’nı (BoJ) %0.75 olan faizini sabit tutması bekleniyor.

Maliye politikasının gevşetilmek istendiği, para politikasının ise sıkılaştırılmaya başlandığı Japonya’da piyasaların nasıl dengeleneceğini izlemek ilginç olacak. 19 Ocak’ta yayımladığı Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nda IMF, 2026 yılı için küresel büyüme tahminini Ekim'de açıkladığı %3.1’den %3.3’e yükseltti.

Yapay zekâ yatırımlarının artması, ABD’nin gümrük vergilerine ülkelerin uyum sağlaması, bu revizyonda etkili oldu.

IMF, Türkiye ekonomisi için büyüme tahminini de %3.7’den %4.2’ye yükseltti.

Geçen hafta yabancı yatırımcılara yaptığı sunumda TCMB Başkanı Karahan, enflasyonda önümüzdeki iki ay dalgalanma görülebileceğini, ancak hizmetlerde daha düşük katılığın 2026’da dezenflasyonu destekleyeceğini söylemişti.

Ağırlıklı olarak piyasada, Perşembe günkü TCMB PPK toplantısında politika faizinin 150 baz puan düşürülerek %36.50’ye indirilmesi bekleniyor.

Faiz kararının yanı sıra açıklama metnindeki olası değişiklikler yakından takip edilecek.

TCMB PPK’nın bir sonraki toplantısı ise 12 Mart’ta gerçekleştirilecek.

Cuma günü piyasalar kapandıktan sonra uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Fitch ve Moody’s, Türkiye ile ilgili değerlendirmelerini yayımlayabilir.

Takvimde yer alsa da, kuruluşların bir değerlendirme yapma zorunlulukları bulunmuyor.

Her iki kuruluş da Türkiye’yi kredi notunda yatırım yapılabilir seviyenin üç basamak altıyla ve kredi notu görünümünde “durağan” olarak değerlendiriyor.

Kredi notunda artış beklenmezken, kredi notu görünümünün “pozitif”e yükseltilmesi ihtimali göz önünde bulunduruluyor.

Böyle bir karar halinde yıla olumlu başlayan BIST100 endeksi daha fazla moral bulabilir.

Yılbaşından beri TL bazında %13.2 artan BIST100 endeksinde (2025 yılının tamamındaki artış %14.6), BIST100 endeksinde 12,605 ve 12,487 takip edilebilir.

Direnç olarak ise 12,891 ve 13,000 izlenebilir.  12 Ocak’ta 6,986 puanla zirve seviyesini gören S&P 500 endeksi yılbaşından beri %1.38 yükseldi.

ABD’de küçük sermayeli şirketleri içeren Russell 2000 endeksi, son 11 seanstır S&P 500 endeksinden daha iyi performans sergilerken, 2008 yılından beri en uzun galibiyet serisini yakaladı. 16 Ocak’ta zirve seviyesini gören Russell 2000 endeksinde yer alan küçük sermayeli şirketler finansal koşullara karşı oldukça hassas olup, önümüzdeki dönemde faizlerin daha da düşeceği, dolayısıyla daha esnek bir kredi ortamı beklentisi içinde olunduğuna işaret ediyor.

Küresel tarafta veri gündemine bakıldığında; ekonomik büyümesi dirençli kalmaya devam eden ve hisse senedi piyasaları tüm zamanların en yüksek seviyelerine yakın seyreden ABD’de Perşembe günü açıklanacak kişisel gelirler, kişisel harcamalar ve çekirdek PCE deflatörü öne çıkıyor.

Çekirdek PCE deflatörünün, gümrük vergilerinden kaynaklanan süregelen zorluğa rağmen enflasyon baskılarının nispeten düşük olduğunu teyit etmesi bekleniyor.

ABD’de büyük şirketlerin 4. çeyrek bilançoları açıklanmaya devam ediyor. 20 Ocak’ta Netflix, 21 Ocak’ta Johnson & Johnson ve 22 Ocak’ta da Intel bilançoları yayımlanacak.

İngiltere’de Çarşamba günü Aralık ayı TÜFE verileri yayımlanacak.

İngiltere’de, ABD’de ve Euro Bölgesi’nde Cuma günü PMI verileri açıklanacak.

EUR/USD paritesinde 1.1633, 1.1612 ve 1.1580 destek seviyeleri; 1.1696, 1.1733 ve 1.1765 direnç seviyeleri olarak söylenebilir.

Not: “Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.

Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır.

Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir.

Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir.

Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.” 

İlgili Sitenin Haberleri