Haber Detayı

Takoz
Yaşam takvim.com.tr
21/01/2026 06:59 (5 saat önce)

Takoz

Norveç Başbakanı ve Finlandiya Cumhurbaşkanı oturup Trump'a mektup yazdılar. Grönland tartışması ile başlayan ABD-AB gerilimi yerine, ortak ilişkileri geliştirme yönünde çağrı yaptılar. Trump her ikisine de dalga geçer gibi cevap verdi. Norveç Başkanı'yla '8 savaşı durdurdum ama bana Nobel Barış ödülünü…

Norveç Başbakanı ve Finlandiya Cumhurbaşkanı oturup Trump'a mektup yazdılar.

Grönland tartışması ile başlayan ABD-AB gerilimi yerine, ortak ilişkileri geliştirme yönünde çağrı yaptılar.

Trump her ikisine de dalga geçer gibi cevap verdi.

Norveç Başkanı'yla '8 savaşı durdurdum ama bana Nobel Barış ödülünü vermediniz.

Artık sadece barışı düşünme sorumluluğunu hissetmiyorum.' diyerek alay etti.

Bir cümlesi çok ilginçti. 'Danimarka'nın Grönland üzerinde neden mülkiyet hakkı var ki?

Yazılı bir belge yok, sadece yüzlerce yıl önce bir tekne oraya demirlemiş, ama bizim de oraya demirleyen teknelerimiz vardı.' diyerek adeta tekneleri saymaya, mülkiyet hakkıyla da dalga geçmeye çalıştı. 'Mülkiyet hakkı tekneyle belirleniyorsa ben burayı alacağım kardeşim' demeye getirdi işi.

Kuzey Kutbu'na hakim olmanın yolu ABD'ye göre Grönland'dan geçiyordu.

Venezuela'nın 20 trilyon doları aşan enerji rezervlerine konmak için Devlet Başkanı'nı kaçıran ABD, Kuzey Kutbu'na seyirci kalamazdı.

Dünyanın en büyük petrol rezervleri burada yatıyordu.

Keşfedilen ama el değmeyen petrol yatakları ile doğal gazdan tutun nikel, bakır, kobalt, altın, platin, grafite kader sayısız maden kaynıyordu Kuzey Kutbu.

Toplam değerinin şimdilik 30 TRİLYON DOLAR olduğu tahmin ediliyordu.

Daha da ötesi buzullar eriyordu.

Rezervlere ulaşımın yolu açılıyordu.

ABD, bu muazzam rakamlar için babasını bile tanımazdı.

Kendi kurduğu NATO üyesinin bile toprağını bile işgal ederdi.

Son yıllarda hep söylüyoruz.

Ne NATO ne de BM gibi kurumlar kalacak.

Yeni sistemler, yeni kurumlar oluşacak ve çıkar kavgalarından savaşlara kadar büyük gerilimler kutuplara kadar taşınacak.

Güçlünün güçsüzü ezdiği bir dünya geliyor.

Ticaret ve PARA savaşları resmen zirvede.

Büyük savaşlar kapıda.

Tüm dünyada panik var.

Ticaret savaşlarından lojistiğe kadar her alanda müthiş bir kapışma yaşanıyor.

Tedarik zincirlerinden, denizyollarına, limanlara kadar her yerde savaş var.

Ülkeler altın stokluyor, bazı madenlere satış kısıtlamaları getirip rakiplerine karşı gelecekte GÜÇ elde etme kavgası veriyor.

Avrupa'ya bile ek vergilerle balyoz indiren bir ABD var artık.

Adeta Hava Savunma Sistemleri gibi 'TİCARET SAVUNMA SİSTEMLERİ', Çelik kubbeler gibi 'Ekonomi kubbeleri' oluşturuluyor.

Türkiye bu savaşın ayak seslerini uzun süredir gördüğü için kuma gömdürülen kafasını çıkararak son yıllarda tüm zincirleri kırıyor, dışa açılıyor.

Muazzam hamlelerle geleceğe yatırım yapıyor.

Nükleer silahı olan Pakistan ve muazzam parası olan Suudi Arabistan ile ortaya teknolojisini koyarak İslam NATO'sunu kuruyor.

Bu proje gerçekleştiğinde çok sayıda ülke de Türkiye'nin liderliğini yaptığı bu oluşuma koşacak.

Somali'den tutun Libya'ya kadar her yerde nüfuzunu geliştirerek Aden Körfezi'nden Kızıldeniz'e kadar ticaret yollarında GÜÇ toplayıp duvarlar örüyor.

Söz sahibi oluyor.

Askeri üsler kurduğu Afrika ülkelerinde araziler alarak hem uzay çalışmaları yapıyor hem de tarım ürünleri yetiştirip geleceğin savaşlarındaki muhtemel kıtlık ve krizlere hazırlanıyor.

Ankara, Türkiye'yi enerji merkezi yaparak Avrupa'yı daha da bağımlı hale getirmek için var gücüyle çalışıyor.

Güvenli yollar, boru hatları ile devasa ağlar örüyor.

Güçlünün güçsüzü menüye çevireceği masalar kurulurken, burada söz sahibi olmak için yarınlara hazırlanıyor.

Ankara'nın stratejik hamlelerini ve Geleceğin GÜCÜ olma projelerini görenler görüyor.

O yüzden kurulmakta olan TÜRK KALKANI'na karşı terör duvarını ayakta tutmakta için birileri kendini yırtıyor.

Bugün Suriye'deki PKK'nın yaptığı tam da buna alet olmaktır.

Libya'dan Cezayir'e kadar kuzey Afrika ülkelerini yanına alıp trilyon dolarların yattığı Akdeniz'in patronluğuna soyunursan, Somali kıyılarında deniz yollarında söz sahibi olursan, üzerine uçak gemileri ekleyip Irak'la ve bölge ülkeleri ile 'KALKINMA YOLU' inşa etmeye kalkar, İpekyolu'nda GÜÇ devşirmeye gidersen tabii ki rahatsız olanlar teröristi kullanacak.

Suriye PKK'sı, şu anda GÜÇLENEN Türkiye korkusu ve paniği ile paranoyaya giren İsrail'in tam anlamıyla kucağındadır.

Gittiğimiz her yerde karşımıza İsrail ve onun işbirlikçilerinin çıkması tesadüf değildir.

Somali'de bile ayrılıkçı Somaliland'ı tanıyan tek ülkenin İsrail'dir.

DEAŞ, tamamen MOSSAD'ın kontrolündedir.

PKK'nın önceki gün cezaevlerinden DEAŞ üyelerini serbest bırakması, emrin Tel- Aviv'den geldiği anlamını taşır.

Dünya ticaretini elinde tutma çırpınışındaki küresel Siyonist PARA Firavunlarının, Türkiye'yi durdurma sabotajları sürecektir.

Onları anlarım.

Çünkü güçlenerek her hamlemizde taptıkları para yataklarına giriyoruz.

Kahrolacaklar ve uğraşacaklar tabii ki...

Acı olan; Tüm bu gelişmeleri, yarınları göremeyen dünyadan bihaber muhalefetimizin Silivri'den öteye geçemeyip takoza dönüşmesidir.

İlgili Sitenin Haberleri