Haber Detayı

ABD’nin kullandığı terör silahı PKK/PYD/YPG şimdi kendisine döndü
Yazarlar hurriyet.com.tr
21/01/2026 06:01 (3 saat önce)

ABD’nin kullandığı terör silahı PKK/PYD/YPG şimdi kendisine döndü

YILLARDIR PKK terör örgütünün SDG adı alında faaliyet gösteren Suriye kolu PYD/YPG/SDG’yi destekleyen Amerika Birleşik Devletleri’nin Irak Konsolosluğu dün vatandaşlarına yönelik “Seviye 4” olarak şu uyarıyı yayımladı:

“ABD Erbil Başkonsolosluğu, 20 Ocak 2026 Salı günü Erbil ve Irak Kürdistan Bölgesi’nin diğer bölgelerinde gösteri çağrılarını takip etmektedir.

ABD Misyonu, ABD vatandaşlarına güncellemeler için yerel medyayı takip etmelerini ve protestolardan ve büyük kalabalıklardan uzak durmalarını tavsiye etmeye devam etmektedir.

Bu tür gösteriler önceden haber verilmeksizin hızla gelişebilir, genellikle trafiği, ulaşımı ve diğer hizmetleri aksatabilir ve bazen şiddete dönüşebilir.

Dışişleri Bakanlığı’nın Irak için seyahat uyarısı terörizm, adam kaçırma, silahlı çatışma, sivil huzursuzluk ve Irak Misyonu’nun ABD vatandaşlarına destek sağlama kapasitesinin sınırlı olması nedeniyle ‘Seviye 4: Seyahat Etmeyin’ olarak kalmaktadır.”ABD Erbil Konsolosluğu, vatandaşlarına uyması gereken kuralları şöyle sıraladı:“- Gösterilerin ve büyük kalabalıkların olduğu bölgeden uzak durun.- Beklenmedik bir şekilde kalabalık grupların veya protestoların yakınında bulunursanız dikkatli olun.- Dikkat çekmemeye çalışın.- Güncellemeler için yerel medyayı takip edin.”“Terörizm, adam kaçırma, silahlı çatışma, sivil huzursuzluk” konusunda dikkat çeken ABD Erbil Konsolosluğu, vatandaşlarına “Seviye 4” olarak seyahat etmeme uyarısı yaptı.

Bunun sebebi PKK ve yandaşlarının bir gün önce Erbil Konsolosluğu önünde protesto eylemlerinde bulunmasıydı.Çünkü PKK terör örgütü ve yandaşları, Suriye’de PYD/YPG’nin işgal ettiği alanlardan çıkartılmasına yönelik operasyonlarda kendilerine destek olmayan ABD’yi suçluyor.KANDİL ANLAŞMAYI BOZDUSuriye ordusunun operasyonuyla Halep’in iki mahallesinden sonra hızla Fırat Nehri’nin batısındaki bölgelerden temizlenen PKK/PYD/YPG’li teröristler, Fırat’ın doğusundaki Arap aşiretlerinin ayaklanması sonrası 10 yıldan beri işgal ettikleri toprakları kaybetmelerinde ABD’yi suçluyor.Suriye’de yıllardır işgal ettiği toprakların çok büyük bölümünü kaybeden, yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalan PKK terör örgütü ve PYD/YPG’li Mazlum Abdi, ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın devreye girmesiyle Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile 18 Ocak günü bir anlaşma imzalamak zorunda kaldı.

PKK/PYD’yi 2012’den itibaren işgal ettiği tüm alanlarda tasfiye eden ve Suriye yönetimine entegre etmeyi amaçlayan anlaşma, Kandil’deki PKK yönetiminin talimatıyla uygulanmadan askıya alındı.Bir gün sonra 19 Ocak günü Cumhurbaşkanı Şara ve ABD Büyükelçisi Tom Barrack ile bir araya gelen Mazlum Abdi, bir gün önce “evet” dediği anlaşmayı imzalamadan Şam’dan ayrıldı.ABD’NİN ÇIKARLARI DEĞİŞTİSDG içinde yer alan ancak Suriye yönetimi tarafına geçen Arap aşiretleri ile Suriye ordusu hızla Fırat’ın doğusunda güneyde Deyrizor, Rakka’dan başlayarak kuzeyde Haseke’ye kadar geniş bir alanı kontrol altına alırken; doğalgaz kaynaklarını, petrol kuyularını, elektrik santrallerini, barajları ele geçirdi.Bu süreci tetikleyen, Türkiye’nin desteğe hazır olduğunu söylediği Suriye ordusunun operasyonları, Arap aşiretlerinin yönetimin yanına geçip PKK’ya karşı mücadeleye girişmesi ve asıl faktör ABD’nin 2015’ten itibaren SDG adıyla PKK/PYD/YPG’ye verdiği desteği çekmesi oldu.Çünkü ABD, daha önce PKK/PYD’ye verdiği desteği “jeopolitik çıkarları” gereği 8 Aralık 2024 tarihli Suriye devrimi sonrası Ahmed Şara’ya çevirdi.

PKK/PYD, ABD’nin kullandığı bir maşa olarak ortada kaldı, son anda Siyonist İsrail’i yanaşıp İsrail’in ABD üzerindeki gücünü kullanma girişimi de çare olmadı.PKK ABD’Yİ TEHDİT ETTİ10 Mart 2025 Mutabakatı yanında 18 Ocak 2006 tarihli anlaşma konusunda arabuluculuk yapan ABD’nin, Suriye ordusunun operasyonlarını önlemek bir yana desteklemesi PKK ve yandaşlarını çıldırttı.PKK kanadı, ortaya çıkan tabloda ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ı suçladı.

Çünkü Barrack’ın PYD/YPG’nin silahlı gruplarının Suriye ordusu içinde “müstakil ve birleşik yapısını” koruması ve Kobani dedikleri Ayn-el Arap ve Kamışlı bölgelerinin PYD/YPG yönetiminde kalacağına dair verdiği sözü tutmadığını iddia ediyorlar.Buna ilişkin en açık tepkiyi PKK elebaşı Murat Karayılan gösterdi.

Karayılan açıklamasında yıllardır maşalığını yaptıkları ABD ve diğer ülkelere şöyle tepki gösterdi: “...Başta ABD olmak üzere İngiltere, Almanya, Fransa ve diğer uluslararası koalisyon devletleri için kara bir leke olacaktır.

Siz bu halka ‘müttefikiz’ dediniz.

Şimdi ne oldu da müttefikinizi böyle bir saldırıyla yüz yüze bırakıyorsunuz?

Bu yaptığınız riyakârlıktır.

Bu riyakârlığı ne Kürt halkı ne de onurlu insanlık vicdanı unutmayacaktır.”Karayılan’ın tehdidi sahada ABD’ye yönelik protestolar ve saldırılar olarak kendisini gösterdi.DEAŞ KOZUNU KULLANDI19 Ocak 2026 günü Şam’da Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile bir araya gelen ve arkasındaki ABD desteğini tamamen kaybeden PKK/PYD/YPG’li Mazlum Abdi bu görüşme sırasında yıllardır elinde tutuğu DEAŞ kozunu devreye soktuHatta Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile görüşmesinde ABD elçisini DEAŞ’la tehdit etti.

Mazlum Abdi’nin “DEAŞ’lıların hepsi serbest kalır” sözüne ABD Büyükelçisi Tom Barrack, “Aptalca davranıp bu meseleyi kaos yaymak için kullanma.

Uçaklarımız tüm bölgeyi izliyor ve bu meseleyle kararlı bir şekilde ilgileneceğiz” karşılığını verdi.Barrack, PKK/YPG elebaşına ayrıca “Anlaşmalara uymayarak Başkan Şara önünde beni utandırıyorsun” dedi.

İsrail hükümetinin kontrolündeki Abdi, Şam’daki görüşmede Ayn el-Arab ve Haseke için hâlâ ‘tam özerklik’ talep edince görüşme nihayete erdi.Suriye yönetiminin operasyonları nedeniyle DEAŞ’lıların tutulduğu hapishanelerde güvenliği sağlayamadığını öne süren PKK/PYD/YPG terör örgütü, bunun ardından DEAŞ’lı teröristleri serbest bıraktı.Bunun üzerine ABD ordusu PKK/YPG’ye gözdağı vermek için Hol Kampı çevresini bombardıman uçağı A-10 ile vurdu.Tablo şunu ortaya koyuyor; “100 bin kişilik ordu” olduğunu iddia eden PKK/PYD/YPG terör örgütünün aslında hiçbir gücünün olmadığı, arkasında ABD bulunmadan da varlığını koruyamayacağı ortaya çıktı.

Ama en önemlisi ABD’nin yıllardır kullandığı terör silahının kendisine dönmesi oldu.

İlgili Sitenin Haberleri