Haber Detayı

Türkiyeye değer katacak Dijital Telif Yasası neler getirecek? Düzenleme ile para ülkede kalacak
cnnturk.com
21/01/2026 08:44 (2 saat önce)

Türkiyeye değer katacak Dijital Telif Yasası neler getirecek? Düzenleme ile para ülkede kalacak

Dijital Telif Yasası diye anılan düzenleme, haber içeriklerinden doğan reklam gelirinin daha adil paylaşılmasını, platformlarla şeffaf sözleşme düzenini ve yapay zekâ çağında içerik üreticisinin emeğinin korunmasını hedefliyor.

Türkiyede dijital yayıncılık uzun süredir aynı sorunun içinde sıkışmış durumda: Haberi, röportajı, sahadan görüntüyü medya üretiyor; maliyeti yerli kurumlar ve çalışanlar üstleniyor.

Buna karşın içerik internete düştüğü anda, onu kullanıcıya ulaştıran büyük platformlar hem trafiği hem de reklam gelirinin önemli kısmını kendi tarafında topluyor.

Dijital Telif Yasası diye anılan düzenleme, tam da bu dengesiz yapıyı değiştirmeyi hedefliyor.Kısacası mesaj şu: İçerik, emek ve yatırımın karşılığı olmalı; dijitalde denetimsiz kazanç dönemi bitmeli.Bu başlığın son aylarda yeniden yükselmesinin sebebi de tesadüf değil.

Bir yanda platformların algoritmalarıyla haberin görünürlüğü saniyeler içinde değişebiliyor, diğer yanda reklam pastası giderek daha fazla dijital kanallara kayıyor.

Medya kuruluşları için bu, daha çok üretip daha az kazanmak anlamına geliyor.Gazeteci içinse sonuç daha sert: Haber merkezlerinde küçülme, yerel haberciliğin zayıflaması, doğrulama ve saha maliyetlerinin karşılanamamasıNihayetinde okur da kaybediyor; çünkü sürdürülebilir geliri olmayan yerde kalite düşüyor, dezenformasyonun alanı genişliyor.PARA ÜLKEDE KALACAKDijital telif tartışması çoğu zaman platformlara vergi gelsin gibi basit bir yere sıkıştırılıyor ama mesele bundan büyük: Bu, dijital ekonomide üretilen değerin ne kadarının Türkiyede kaldığıyla ilgili.

Bugün milyonlarca kullanıcıya ulaşan içeriklerin üzerinden reklam geliri oluşuyor; ancak o gelirin ciddi bölümü yurt dışındaki dev şirketlerin bilançosuna yazılıyor.

Türkiyenin kaybı da sadece medya gelir kaybı değil; aynı zamanda yerli teknoloji ekosisteminin, istihdamın ve yatırımların büyümesi için kullanılabilecek kaynakların dışarıya akması.Dijital telif yaklaşımı, bu akışı tamamen kesmek değil; oyunun kuralını yerli üreticiyi koruyacak şekilde yeniden yazmak.

Yayıncı, platformla eşit masaya oturabilsin; içerik, bedava hammadde muamelesi görmesin; gelir paylaşımı daha şeffaf ve denetlenebilir olsun.

Bu, ülkenin ekonomisi açısından da rasyonel: İçerik üretimi güçlenirse, reklam ekosistemi sadece birkaç küresel oyuncunun değil, yerli aktörlerin de büyüdüğü daha dengeli bir yapıya dönüşebilir.GAZETECİYE DOĞRUDAN KATKIDijital telif kavramı kulağa soyut gelebilir; ancak haber merkezinin günlük gerçekliğinde çok somut bir karşılığı var.

Medya için en büyük problem, içeriğin değeri ile gelirin dağılımı arasındaki makasın açılması.

Platformlar, haber linkini gösterebiliyor; başlığı, özetini, hatta bazen görseli de sunabiliyor.

Kullanıcı çoğu zaman haber sitesine uğramadan ana fikri alıp çıkıyor.

Trafik düşüyor, reklam geliri düşüyor, abonelik dönüşümü zorlaşıyor.Bu düzenleme, tam da bu noktada içerik kullanımının bir bedeli olmalı yaklaşımını güçlendiriyor.Eğer telif mekanizması doğru kurulursa: Haber kuruluşları, dijital platformlarla daha şeffaf sözleşmeler ve daha adil gelir paylaşımı üzerinden pazarlık yapabilir.Haber üretim bütçesi güçlenirse, sahaya çıkan muhabir sayısı, yerel haber kapasitesi ve doğrulama süreçleri desteklenebilir.Medya çalışanı açısından kalite için zaman ve emek yeniden mümkün hale gelebilir.

Çünkü hızlı tıklanma için üretilen içerik ile nitelikli habercilik arasındaki farkı belirleyen şey, çoğu zaman bütçe ve kadro gücü.İşin bir de toplumsal boyutu var: Güçlü medya, sadece bir sektör değil; kamu yararı üreten bir yapı.

Telif, burada ekonomik bir tampon görevi görerek, haberin kamusal değerini koruma iddiası taşıyor.YAPAY ZEKA ÇAĞINDA TELİFDijital telif meselesinin bu kadar büyümesinin bir diğer sebebi de yapay zekâ.

Bugün dil modelleri ve sohbet botları, internetteki devasa metin havuzlarından besleniyor.

Haber sitelerindeki içerikler de bu havuzun önemli parçası.

Kullanıcı bir konuyu aradığında yapay zekâ, yüzlerce kaynaktan derleyip özetleyebiliyor; hatta bazı durumlarda bir haberin kurgusunu, akışını ve kritik bilgilerini yeniden üretebiliyor.

Okur açısından pratik; fakat yayıncı açısından riskli: Trafik azalırsa, gelirin temel kanalları daralıyor.Üstelik mesele sadece özet değil.

Yapay zekâ, haber metinlerinden öğrendiği kalıplarla benzer içerikleri hızlıca üretebiliyor.

Bu da haber kaynağının emeği ile otomatik üretim arasındaki sınırı bulanıklaştırıyor.

Dijital telif düzenlemesi, bu bulanıklığa bir çerçeve getirmeyi amaçlıyor: İçeriğin izinsiz kullanımı, özellikle ticari faydaya dönüşüyorsa, içerik üreticisinin hakkı korunmalı.

Bu yaklaşım, yapay zekâ çağında mantıklı çünkü haberin değeri sadece metin değil; o metnin arkasındaki doğrulama, saha, editoryal süreç ve etik sorumluluk.

Yapay zekanın bu işleyişi dengelenmezse, gelecekte yapay zekayı besleyecek olan bu tür doğrulanmış ve editörler tarafından üretilmiş içeriklerin de sonu gelebilir.Burada önemli bir denge de var: Telif koruması güçlenirken, internetin temel dinamikleri de engellenmemeli: haberin paylaşılabilmesi, kamu yararına bilgiye erişim, eleştiri ve alıntı.

Yani hedef, internet kapansın değil; adil bir düzen kurmak.Sonuçta Dijital Telif Yasası, Türkiye için üç şeyi aynı anda hedefliyor: medya ekonomisinin sürdürülebilirliği, ülke içinde kalan katma değerin artması ve yapay zekâ çağında emeğin korunması.

Bu düzenleme doğru uygulanırsa, hem medya çalışanlarının ürettiği işin karşılığı daha görünür hale gelebilir hem de dijitalde oluşan gelirin bir kısmı yeniden Türkiyede üretime, istihdama ve nitelikli haberciliğe dönebilir.Tartışmanın özü de zaten bu: Dijital dünya büyürken, Türkiyenin payı izleyici olarak kalmasın; üretenin hakkını aldığı bir sistem kurulsun.

İlgili Sitenin Haberleri