Haber Detayı

Alevlendirilen şeriat ve İslam tartışması
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
21/01/2026 09:15 (3 saat önce)

Alevlendirilen şeriat ve İslam tartışması

Alevlendirilen şeriat ve İslam tartışması

Sunucu Esra Erol , ATV’de yayınlanan gündüz kuşağı programında, hukuken haklarını talep eden bir kadına karşı, kocası “ Şeriatın kestiği parmak acımaz ” sözlerine, “ Şeriat burada yok, Ortadoğu’da var ” diye karşılık verince stüdyoda alkışlandı ama sosyal medyada hedef gösterildi.

HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Şehzade Demir , “ Bu kadın televizyondan ne zaman kovulacak? ” diye sordu.

Yeni Şafak gazetesi yazarı Yusuf Kaplan , “ Esra Erol haddini bil! ” diye çıkıştı.

Ardından bir de baktık ki Erol, bir sonraki yayınında “ inandığı İslam dinine saygının kendisi için temel bir duruş olduğunu ” söyleyerek yanlış anlaşılmaktan dolayı üzüntü duyduğunu belirten bir açıklama yaptı.

Esra Erol’un neyi neden yaptığını bilemem.

Programın ilgili kısmı çıkarılıp internet sitesine konulduğuna göre, kanal yönetiminden baskı görmüş olabilir.

Ben Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici ’nin bu olay üzerine söylediklerini ele almak istiyorum.

Sosyal medya hesabında, “ Şeriat İslam demektir!

Şeriat Müslüman demektir.

Müslüman Türk demektir.

Şeriat adalet demektir.

Açıkça inancımızı, değerlerimizi aşağılayan birisi Esra Erol, nasıl oluyor da hükümetten, devletten sınırsız destek adlığı söylenen bir kanalda hâlâ program yapabiliyor ” şeklinde paylaşım yapan Destici, Esra Erol’a yönelik tepkilerin artmasına neden oldu.

Bu görüşlere yine yanıt vermek gerekiyor.

İLAHİYATÇILAR: ‘ŞERİAT, İSLAM DEĞİLDİR’ AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan , “ Şeriata düşmanlık dinin bizatihi kendisine husumettir.

Türk demek, aynı zamanda Müslüman demektir ” dediğinde, adliyelerde şeriat çığlıkları atılırken 2024’te bu köşede aynı konuda yazmıştım.

Yineleyelim: Şeriat eşittir İslamiyet değildir.

Birbirinden çok farklı yorumlar ve çeşitli mezhepler varken bunu iddia etmek olanaksızdır.

Anayasadaki laiklik ile kastedilen ise hukuk sisteminin ve devlet yönetiminin din kurallarına göre düzenlenemeyeceğidir.

Mesele budur.

Esra Erol’un kastettiği de Türkiye’de şeriat hukukunun yürürlükte olmadığıdır.

Unutanlara hatırlatalım! 2024’te bu tartışma yine alevlendiğinde 14 ilahiyatçı, “ Şeriat İslam değildir ” başlıklı bir bildiri yayımlayarak, “ İslam şeriatı denilen kavram İslamın kendisi demek değildir.

Zira şeriat kurallarının çok azının kaynağı Kur’an ayetleridir.

Gerek fıkhi gerekse ona zemin oluşturan itikadi meselelere ilişkin onlarca şeriat yorumu ve uygulaması söz konusudur ” demişti.

CUMHURİYETİN BÜYÜK DEVRİMİ: LAİK HUKUK Türkiye’de cumhuriyetin ilanından sonra hukuk alanında yapılan her biri devrim niteliğindeki düzenlemelerle laik hukuka geçiş sağlanmış ve şeriat yani İslam hukuku uygulamaları son bulmuştur.

Şeriye mahkemelerini kaldıran, 469 sayılı Mehakimi Şeriyenin İlgasına Ve Mehakim (Mahkemelerin) Teşkilatına Ait Ahkamı Muaddil Kanun, 8 Nisan 1924’te kabul edildi.

Bu yasa, Cumhuriyetin yargı alanında gerçekleştirdiği en önemli devrimlerden biridir.

Laik hukuka geçişin en önemli belgelerinden biri ise gelecek ay 17 Şubat’ta 100. yıldönümünü kutlayacağımız 1926 tarihli Medeni Yasa’dır!

Türk İslam Ansiklopedisi’ne göre şeriat “ İslama ait dini, ahlaki ve hukuki hükümler bütünü anlamında bir terim ” olarak tanımlanıyor.

Kuşkusuz inançlı her yurttaş, dininin gereklerini dilediği şekilde yerine getirir.

Bunda zaten bir tartışma yok.

Ancak adliyede şeriat çığlıkları atmanın anlamı, İslam hukukunun uygulanması talebidir ve bu da anayasaya aykırıdır.

Ayrıca her Türk Müslüman da değildir.

Türkiye’de farklı inanca sahip ya da inançsız yurttaşlar da vardır.

Sonuç olarak Esra Erol’un programında bir karı koca arasındaki hukuki bir mesele konuşulurken “ Şeriat burada yok, Ortadoğu’da var ” demesi, Türkiye’deki laik hukuk sistemini hatırlatır ve üzüntü duyulacak bir yorum değildir.

Bireysel inanç ile devlet işleyişini ve hukuk sistemini birbirine karıştırmamayı bilmek gerekir!

İlgili Sitenin Haberleri