Haber Detayı
Şara'nın ertelenen ziyaretini böyle okuyun: Almanya'da pişirilen ittifak... Kazıdıkça altından İsrail çıkıyor... Kürt Yahudileri bu işin neresinde
Ahmed Şara’nın Berlin ziyaretinin iptali, yalnızca güvenlik değil; Kürt diasporasının ve yeni Kürt-Yahudi ittifakının Avrupa siyasetindeki ağırlığını gösteren bir sinyal oldu.
Suriye geçiş dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın 19–20 Ocak’ta Berlin’e yapması beklenen ziyaret “ülkesindeki iç güvenlik durumu” gerekçesiyle iptal edildi.
Ancak iptal, yalnızca Şam’daki çatışmalarla açıklanamayacak bir siyasi tabloya işaret ediyor.
Almanya’daki Kürt ve Alevi diasporasının sert tepkileri, planlanan kitlesel protestolar ve kısa süre önce Berlin’de gerçekleştirilen Kürt-Yahudi Kongresi’nde verilen stratejik mesajlar, bu kararın arka planında çok daha derin bir jeopolitik sinyal bulunduğunu gösteriyor.
Bu gelişme, Kürtlerin ve müttefiklerinin Avrupa’ya “Suriye’nin geleceği bizim rızamız olmadan şekillendirilemez,” mesajı olarak okunabilir.
Ancak dikkat çeken bir nokta daha var: Bundan daha birkaç ay önce kurulan “Kürt-Yahudi dostluğu”.Oraya geçmeden neler olduğuna bakalım önce:Suriye’nin geçiş dönemi cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın Berlin ziyareti, Alman diplomasi takviminde sıradan bir temas olarak planlanmıştı.
Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Başbakan Friedrich Merz, bakanlar ve iş dünyası temsilcileriyle görüşmeler öngörülüyordu.
Gündemin merkezinde mültecilerin geri dönüşü ve Suriye’nin yeniden inşası vardı.
Ancak Şara’nın meşruiyeti, daha davet açıklandığı andan itibaren Almanya’daki Kürt, Alevi ve muhalif Suriyeli çevrelerin sert itirazlarıyla karşılaştı.ZAMANLAMA TESADÜF MÜ?Kürt diasporası, Şara yönetimini Kuzey Suriye’de Kürt bölgelerine yönelik askeri operasyonlar, siyasi dışlama ve azınlıklara baskı politikalarıyla suçladı; bununla bağlantılı olarak Berlin’deki temasların geçiş yönetimine uluslararası meşruiyet kazandırma hamlesi olarak görüldüğünü açıkça ilan etti. 19 ve 20 Ocak için başkentte geniş katılımlı protestolar planlandı.
Kürt ve Alevi kurumları, “Katliamlar sürerken kırmızı halı serilemez,” mesajını verdi.Tam bu atmosferde Şara, ziyareti iptal etti.
Resmî gerekçe, Suriye’nin kuzeyinde geçiş hükümeti güçleri ile Kürtlerin öncülük ettiği silahlı yapılar arasında yaşanan çatışmalar ve son anda ilan edilen ateşkes oldu.
Ancak zamanlama tesadüf değildi.
Berlin sokaklarında yükselmesi beklenen protesto dalgası, diplomatik programın önüne geçmiş olabilir.BERLİN’DE TEMELİ ATILAN “STRATEJİK YAKINLAŞMA”Gelelim Avrupa tarihindeki ilke.
Bu tablo, birkaç ay önce yine Berlin’de verilen bir başka siyasi mesajla birleşti. 7 Eylül’de düzenlenen ilk Kürt-Yahudi Kongresi, Kürt ve Yahudi topluluklarını tarihte ilk kez bu ölçekte bir araya getirdi.
Almanya Kürt Toplumu ile “WerteInitiative”nin (Değerler Girişimi) ev sahipliğindeki kongre, antisemitizm, Kürt karşıtlığı ve radikal ideolojilere karşı ortak cephe çağrısı yaptı.
Federal İçişleri Bakanlığı temsilcileri ve İsrail diplomatik misyonunun katılımı, toplantının yalnızca sembolik değil, jeopolitik bir anlam taşıdığını da gösterdi.ORTADOĞU PASTASIKongrede verilen mesaj açıktı: Kürtler, Ortadoğu’nun geleceğinde pasif bir unsur değil, uluslararası ilişkilerde özne olmak istiyor.
Federal Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in partidaşı (CDU) olan Almanya Kürt Toplumu Başkanı Ali Ertan Toprak’ın “Kürtler artık eski Kürtler değil” vurgusu, bu yeni çizginin ilanı gibiydi.
Açıklamalarda İsrail-Kürt ilişkilerinin artık örtük değil, açık ve meşru bir zemine taşınması gerektiği de dile getirildi.
Demokrasi, özgürlük ve azınlık hakları ekseninde İsrail ile Kürtler arasında stratejik yakınlaşma mesajları verildi.WerteInitiative Başkanı Dr.
Elio Adler’in sözleri ise, 7 Ekim 2023’ten sonra Almanya’daki Yahudi toplumunun kendini yalnız hissettiği bir dönemde Kürtlerin sergilediği dayanışmanın önemine işaret ediyordu.
Ortak düşman tanımı netti: Antisemitizm, Kürt karşıtlığı, radikal İslamcılık ve aşırı milliyetçilik.Kongreye katılan isimlerden biri olan ve İsrail’in kuruluşundan bu yana “Kürdistanlılar” ile “Yahudiler” arasında ilk kez bu ölçekte siyasal bir zemin oluşturulduğunu vurgulayan “İsrail-Kürdistan İttifak Ağı” (Israel-Kurdistan Alliance Network) kurucusu Sherzad Mamsani neler demiş bir de onu anımsatalım:“KÜRTLER İSTESE DE İSTEMESE DE İSRAİL’İN TARAFINDA OLMAK ZORUNDA”“Kürt-Yahudi Kongresi olarak tanımlanması bence yanlış, burada Yahudiler bir din olarak değil, bir ulus olarak nitelendirilmiş oluyor.
Ben Kürt bir Yahudiyim; o zaman burada ‘Kürt Yahudi-Yahudi’ olarak mı tanımlanacak?
Ya da Kürt ile ‘Kürt Yahudi’ ilişkileri mi?
Bu konuda çekincem olsa da genel olarak kongre oldukça başarılıydı...
Kürtler istese de istemese de İsrail’in tarafında olmak durumunda, İsrail de istese de istemese de Kürtlerin tarafında olmak zorunda, çünkü her iki taraf da radikal ve faşistlerin saldırısına maruz kaldı.
Kısacası, Kürtlerin ve Yahudilerin düşmanları ortaktır.”İşte Şara’nın Berlin ziyaretine karşı yükselen Kürt tepkileri karşımızda bu yeni siyasi pozisyonun devamı gibi duruyor.
Mesaj şuydu: “Suriye’nin geleceği, Kürtlerin dışlandığı bir denklemle Avrupa’da meşrulaştırılamaz.
Geçiş yönetimiyle kurulacak hiçbir temas, Kürtlerin statüsü, güvenliği ve siyasal temsili hesaba katılmadan sürdürülemez.”Almanya bu çekişmelerde önemli bir platform olmayı sürdürecek gibi görünüyor.
Çeşitli kaynaklar, doğrulanması çok güç, ama bir eğilimi gösteren rakamlar veriyor: Onlara göre, Almanya, yaklaşık 2 milyon Kürt ve 125 bini aşkın Yahudi nüfusuyla Avrupa’da bu iki halkın en yoğun birlikte yaşadığı ülke konumunda bulunuyor.BERLİN’DEN GELEN BASKIŞara’nın iptal kararı “güvenlik önleminin” ötesinde Berlin’den ve Avrupa’dan gelen baskının da sonucuydu.
Kürt diasporası, diplomasi masasına sokakta cevap vermeye çalışıyor.
Kürt-Yahudi Kongresi ise bu mücadelenin artık yalnızca etnik değil, değerler ve ittifaklar ekseninde yürütüleceğini ilan etmişti.Ortaya çıkan tablo, Avrupa için de bir yol ayrımına işaret ediyor.Bu nedenle Şara’nın Almanya ziyaretinin iptali, sadece güvenlik gerekçeli bir diplomatik erteleme değil.
Aynı zamanda Kürt diasporasının artan siyasi ağırlığını, Berlin’de şekillenen Kürt-Yahudi (ya da İsrail) dayanışmasının ya da işbirliğinin bölgesel ve küresel yankılarını ve Avrupa’nın Ortadoğu politikasında karşı karşıya olduğu yeni denge arayışlarını yansıtan güçlü bir sinyal olarak okunuyor.Avrupa’nın bu sinyali nasıl değerlendireceği, Suriye’nin yeniden inşasında ve Kürt meselesinde nasıl bir yol izleyeceği, önümüzdeki dönemin en kritik başlıklarından biri olmaya devam edecek.Işın Ertürk / StuttgartOdatv.com