Haber Detayı

Şara'nın solcu babası Esad gibi konuştu
Dünya odatv.com
21/01/2026 11:56 (3 saat önce)

Şara'nın solcu babası Esad gibi konuştu

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın Nasırcı kimliğiyle tanınan, babası Hüseyin Ali Şara, Esad gibi konuştu. Suriye'de bir Kürt sorununun olmadığını söyleyen baba Şara, SDG'nin işgal ettiği topraklar için "yabancı ve geçici" ifadesini kullandı.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın babası Hüseyin Ali Şara, Suudi Arabistan merkezli "Al Majalla" dergisinde yayımlanan bir makalede, "Suriye'nin ne tarihinde ne de günümüzde 'Kürt sorunu' diye bir şey yoktur.

Bu, gerçeklikle hiçbir ilgisi olmayan geçici bir meseledir" ifadelerini kullandı.Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın, uzun yıllar Suudi Arabistan’da yaşayan, üniversite eğitimini Bağdat’ta tamamlayan ve “Nasırcı Arap milliyetçisi” kimliğiyle tanınan babası Hüseyin Şara, “Suriye’de Kürt sorunu” başlıklı yazısında Suriye'nin kuzeydoğusunda terör örgütü YPG/SDG'nin işgal ettiği toprakları “dış kaynaklı ve geçici bir olgu" olarak tanımladı."KÜRT SORUNUNUN SURİYE'NİN YAPISINDA BİR VARLIĞI YOKTU"Hüseyin Şara, Suudi Arabistan merkezli "Al Majalla"da yayımlanan makalesinde, "Kürt sorununun Suriye'nin yapısında bir varlığı yoktu.

Suriye'deki Kürtler, şehirlerde ve köylerde Arap kültürüne sahip ve İslam dinine mensup vatandaşlar olarak yaşıyorlardı" diye yazdı."Suriye'nin etnik bir özelliği olduğunu söyleyen herkes büyük bir yanılgıya düşer, çünkü kültürel, düşünsel ve ulusal dengesi birbiriyle iç içe geçmiştir ve birini diğerinden ayıramazsınız" diyen Şara, Hasiçi (Haseke) ve Kamışlı'yı "Kürt veya Kürdistani" bir bölge olarak görmediğini belirtti.BAAS DÖNEMİNDE KÜÇÜK BAZI KÜRT PARTİLERİ ORTAYA ÇIKTI"Baba Şara, "Rakka, Deyrizor ve Hasiçi vilayetleri ile Kamışlı'yı da içeren bölgede, "Kürt Dağı" olarak bilinen bir dağda Kürt topluluğu vardı.

Onların oranı, Suriye nüfusu içinde yüzde üç idi" ifadelerini kullandı.Hüseyin Şara, "Suriye'yi yöneten Baas döneminde, dağınık ve küçük bazı Kürt partileri ortaya çıktı, ancak çoğunluğu ulusal bir bağlılığa sahipti" dedi."SURİYE ARAP VE İSLAMİDİR, IRKÇI BİR ÜKE OLMAMIŞTIR"Kürtlerin Suriye devletine ait olduğunu ve bazı Kürt aşiretlerinin de "Arap kimliğine sahip" olduğunu ifade eden Şara, "Suriye, tek ve birleşik bir ülkedir; kültürü ve düşüncesi Arap ve İslamidir ve hiçbir zaman kimseye karşı ırkçı bir ülke olmamıştır" diye ekledi.NASIRCI KİMLİĞİYLE BİLİNİYORHüseyin Ali Şara, Bağdat Üniversitesinde iktisat ve siyasi bilimler okudu.

Petrol ekonomisi konusunda uzman olan baba Şara, bu alanda dört kitap yazdı.Ahmed Şara, 1982 yılında, babasının işinden dolayı bulundukları Riyad’da doğdu.

İlk eğitimini Riyad’da aldı.

Ailesi 1989 yılında Şam’a döndü ve babasının ekonomistler için kurulan bir konut kooperatifi sayesinde sahip olduğu Mezze Mahallesi’ndeki Doğu Villaları’nda yaşadılar.Nasırcı bir solcu olan baba Şara, Suriye iç savaşının başlamasına kadar Şam’ın Mazzeh semtinde market ve emlak ofisi işletti.Birleşik Arap Cumhuriyeti cumhurbaşkanı Mısır'ın efsanevi lideri Cemal Abdünnasır, Mısır'ın 2'nci; Suriye'nin 12'nci cumhurbaşkanı idiMISIR'A GİTTİNasırcılık, Mısır'ın 1958-1970 yılları arasındaki cumhurbaşkanı Cemal Abdünnasır'ın düşüncelerine dayanan, Arap milliyetçisi bir siyasi ideoloji.

Kimilerince Arap sosyalizmi olarak da biliniyor.Şara'nın annesi ile babası, Suriye’de 2011’de başlayan olayların iç savaşa evrildiği 2012’de ülkeden ayrılarak Mısır’a gitti.

Mısırlı yazar Maher Farghali, Şara'nın ailesinin 2012’de Mısır’a geldiğini ancak Sisi’nin Mursi'ye karşı yaptığı darbeden sonra, 2013 yılının sonlarında Mısır’dan ayrılarak Türkiye’ye gittiğini iddia etti.AHMED ŞARA BABASINDAN ÖRNEK VERDİGeçtiğimiz günlerde Mısır Ticaret Odaları Federasyonu heyetini ağırlayan Ahmed Şara, kendi ailesinden bir örnek verdi.Oradaki konuşmasında Şara, babasının Mısır'ın efsane lideri Cemal Abdünnasır'ın yolundan gittiğini, yaşadıkları çevrede de bu ideolojinin hakim olduğunu kaydetti.

Suriye lideri, o dönemleri hatırlatarak iki ülkenin yakınlaşmasının bütün Araplara kazandırdığını savundu.

Şara'nın sözleri şöyleydi:"Tarih boyunca, Mısır-Suriye yakınlaşması olduğunda, tüm Arap ulusu güçlenmiştir.

Babamın Nasırcı olduğu, Mısır ekolündeki bir evde yaşadım.

Siyasi bağlılığımız nedeniyle ona (Nasır'a) bağlıydık ve bir tür aidiyet hissediyorduk.

Babamla benim siyasi yönelimlerimizin biraz farklı olduğu doğru, ama kaynağı aynıydı.

Bu nedenle, tarih boyunca Suriye ile Mısır arasında bir yakınlaşma olduğunda, bu işbirliği sadece Suriye ve Mısır'a değil, tüm Arap uluslarına fayda sağladı."Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri