Haber Detayı

Mide küçültme ameliyatında bir kişi hayatını kaybetmişti: Yasaklı doktor ve başhekim hakim karşısında
Yurt ulusal.com.tr
21/01/2026 13:59 (3 saat önce)

Mide küçültme ameliyatında bir kişi hayatını kaybetmişti: Yasaklı doktor ve başhekim hakim karşısında

İstanbul’da mide küçültme ameliyatı sonrası hayatını kaybeden Semanur Aydın’ın ölümüyle ilgili kan donduran iddiaların yer aldığı davanın ilk duruşması görüldü.

İstanbul’da mide küçültme ameliyatı olan Semanur Aydın’ın hayatını kaybetmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, doktorluktan menedildiği halde ameliyat yaptığı iddia edilen Erol Vural’ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın yargılanmasına Bakırköy 19.

Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı.

Duruşmaya 5 tutuklu sanık, 1 tutuksuz sanık ve avukatları katılırken, tutuklu bir sanık SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) aracılığıyla bağlandı.

Mahkeme başkanı, müştekilerin şikayetlerinden vazgeçtiklerine dair dilekçe sunduklarını kayıtlara geçirdi. "AMELİYATI BEN YAPMADIM" Tutuklu sanık Erol Vural, savunmasında meslekten menedildiği dönemde sağlık turizmi işine yöneldiğini ve bu sebeple Şafak Hastanesi'ne hasta götürdüğünü belirtti.

Maktul Semanur Aydın’ın kendisine referansla ulaştığını ifade eden Vural, ameliyatı kendisinin değil, 18 Aralık 2023 tarihinde Dr.

Şaban Coşkun’un gerçekleştirdiğini öne sürdü.

Hastanın iki gün sonra taburcu edildiğini belirten Vural, süreci şöyle anlattı: "Sağlık turizminde hasta giriş, çıkışında hastanın tüm süreçlerine dahil oluyoruz.

Tüm tetkikleri hastaya anlatıyoruz.

Süreci hastayla beraber takip ederiz.

Ayın 26'sında hasta şikayetlerinin başlaması üzerine bizimle irtibata geçti.

Hemen doktor Şaban Coşkun'u bilgilendirdim, onun talimatıyla hastayı, hastaneye yatırdık.

Ayın 27'sinde gereken tüm tıbbi tedavileri hastaya uyguladık.

Tetkiklerin çoğu yapılmış ancak sonuçları açıklanmamıştı.

Maktul, hastaneden ayrılmak istedi, biz kabul etmedik.

Maktul her türlü rızayı kabul ederek çıkış yaptı.

Hastanın takibini telefonla yaptık.

Ertesi gün maktulü Arnavutköy Devlet Hastanesi'ne götürmüş ailesi.

Rutin aramamızda bunu öğrendik." Vural, hastanın Arnavutköy Devlet Hastanesi'nden sonra riskli bir şekilde taksiyle tekrar Şafak Hastanesi'ne getirildiğini iddia ederek, "Aile, Arnavutköy Devlet Hastanesi'nde yapılan tedavi çok kötü olduğu için tüm risklere rağmen bizim hastaneye getirdiklerini söylediler.

Maktulün eşinin bize anlattığı kadarıyla, dili boğazına kaçmasın diye elini ağzına sokmuş ve yetkisiz tıbbi müdahalede bulunmuş.

Maktulün durumu ağırlaşmış, kusmuğu akciğerlerine kaçmış.

Ben bu olaylar yaşanırken hastanede değildim" ifadelerini kullandı.

Vural ayrıca, Bağcılar Şafak Hastanesi'ne sağlık turizmi kapsamında 3 hafta boyunca yaklaşık 40 hasta götürdüğünü, hastaya menedildiğini söylemediğini ancak ameliyatı yapan Dr.

Şaban Coşkun'a bu durumu bildirdiğini savundu.

İKİ DOKTOR BİRBİRİNİ SUÇLADI: "İMZA İÇİN EVİME GELDİLER" Sanık doktor Şaban Coşkun ise Erol Vural’ın yasaklı olduğunu bilmediğini ve ameliyatı kendisinin yapmadığını iddia ederek diğer sanıkları suçladı.

Coşkun savunmasında şunları söyledi: "HTS kayıtları ve tanık beyanlarıyla sabittir, beni hastaneden aradılar ve bir hastamın ex olduğunu, bu nedenle imzalamam gereken evrakların olduğunu söylediler.

Evraklar sabah karakola verilecekmiş.

Ben de sabah geleceğimi söyledim, hastanın ismini sorgulamadım.

Ancak o gece başhekim Semiha Yavuz ve yanında ismini bilmediğim bir kişi, evime gelip evrakları imzalattı.

Maktulden haberim yoktur." Coşkun, Erol Vural ile arasındaki iş ilişkisine dair ise, "Erol Vural, iyi fiyatlı hastalarının A sınıfı hastanelerde ameliyat edildiğini, daha düşük maliyetli hastalarının ise Şafak Hastanesi'nde ameliyat olduğunu söyledi.

Kendisine ait muayenehanesinin olduğunu ancak sigortalı hastalarını ameliyat edemediğini, Şafak Hastanesi'ne başlarsam bana getirebileceğini söyledi" şeklinde konuştu.

Bağcılar Şafak Hastanesi Başhekimi sanık Semiha Yavuz, hastanenin konkordato sürecinde olduğunu ve birçok eksikliğinin bulunduğunu belirtti.

Maktulün ameliyat sürecini bilmediğini savunan Yavuz, olay anını şöyle aktardı: "Hastayı ilk olarak, acil servise kalp atışı ve solunumu yokken geldiğinde gördüm.

Hasta geldiğinde hemen mavi kod verdim.

Hastaya 70 dakika kalp masajı yaptık, solunum cihazına bağladık.

Bu esnada hastalık öyküsünü öğrendim.

Hastanın vefatı kesinleşince acil servis doktoru adli rapor hazırladı.

Ben Erol Vural ismini ilk kez hasta yakınlarından duydum.

Erol Vural'ı tanımam, maktulün öldüğü gün hastaneye geldiğinde kendisinden haberim oldu.

Sanık yakınları Erol Vural'ın hastası olduğunu söylediler.

Dosyaya baktığımda, Şaban Coşkun'u maktulün doktoru olarak gördüm.

Çelişkiyi düzeltmek için Şaban Coşkun ile görüştüm.

Şaban Coşkun bana hasta hakkında bilgi verdi, 'Ameliyata Erol Vural ile beraber girdik' dedi.

Ben Erol Vural'ı, gözlemci hekim olarak ilçe sağlık müdürlüğüne bildirdim.

Müdürlükten memurlar beni aradı ve Erol Vural'ın meslekten menedildiğini söyledi.

Şok oldum." Delilleri karartmadığını ve Şaban Coşkun’un evine gitmediğini savunan Yavuz, 5 Aralık 2023’te kameraların bozuk olduğunu ve tamir talimatı verdiğini öne sürdü.

HASTANE SAHİBİ VE ÇALIŞANLAR SUÇLAMALARI REDDETTİ Diğer sanıklar da olayla ilgileri olmadığını savundu.

İşletme müdür yardımcısı Mustafa Kazan tıbbi yetkisi olmadığını belirtirken, Cem Türker Öztürk hekim işe alma yetkisinin bulunmadığını ve kamera kayıtlarının silinmesiyle ilgisinin olmadığını söyledi.

Hastanenin kartonpiyer işlerini yaptığını söyleyen Orhan Gündemer ise hastanede bir görevi olmadığını beyan etti.

Tutuksuz sanık ve hastane sahibi Refik Arslan (72) ise hastaneyi ticari amaçla aldığını, işleyişle ilgisinin olmadığını ve sanıkları tanımadığını ileri sürdü. "YENİDOĞAN ÇETESİ" SORUŞTURMASINDA ORTAYA ÇIKAN DETAYLAR Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede çarpıcı detaylar yer aldı. "Yenidoğan çetesi" soruşturması kapsamında dinlenen telefon kayıtlarında, sanık Erol Vural’ın doktorluk yapmaktan yasaklı olmasına rağmen Bağcılar Şafak Hastanesi’nde mide küçültme ameliyatları yaptığı tespit edildi.

İddianamede, sanık Mustafa Kazan’ın, Vural’ın yapacağı ameliyatlar için başka bir doktorun kaşe ve imzasını kullanarak sahtecilik yaptığına dair görüşmelerin bulunduğu belirtildi.

İstanbul 1.

Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunda, Semanur Aydın’ın ölümünün mide küçültme ameliyatı ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği vurgulandı.

Daha önce iki hastasının ölümüne neden olduğu gerekçesiyle hekimlikten menedilen Erol Vural’ın ameliyat yapmasına, hastane yönetiminin maddi çıkar sağlamak amacıyla göz yumduğu iddia edildi.

Sanık Şaban Coşkun’un ise ameliyatlara girmediği halde Vural’ın operasyonlarını üstlendiği ifade edildi.

Sanıklar hakkında "ihmali davranışla kasten öldürme", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme", "ruhsatsız veya yetkisiz olarak sağlık hizmeti verme veya verdirme" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından 18 yıl 6 aydan 33'er yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Orhan Gündemer’in tahliyesine karar verirken, diğer 5 sanığın tutukluluk halinin devamına hükmederek duruşmayı erteledi.

İlgili Sitenin Haberleri