Haber Detayı
Uzaydan gelen gizli mesajlar kum tanelerinde ortaya çıktı
Avustralya kıyılarında bulunan ve bir saç telinden daha ince olan kum tanelerinin içinden kozmik sırlar çıktı. Bilim insanlarının keşfettiği "doğal kronometre" sayesinde, yeryüzünün milyonlarca yıllık değişim süreci artık bir kitap gibi okunabiliyor.
Bilim dünyası, Dünya’nın gizli tarihini okumak için bu kez fosillere veya devasa kaya katmanlarına değil, bir saç teli kadar ince kum tanelerine odaklanıyor.
Avustralya’nın kıyı şeridinde bulunan mikroskobik kristaller, milyonlarca yıl boyunca gökyüzüne açık kaldıkları süre boyunca adeta birer "kara kutu" gibi uzaydan gelen sinyalleri kaydetti.
Curtin Üniversitesi öncülüğünde yürütülen yeni bir araştırma, bu küçük tanelerin içindeki verileri kullanarak gezegenimizin erozyon ve iklim geçmişini yeniden yazıyor.Araştırmanın temelinde, zirkon adı verilen ve doğadaki en dayanıklı minerallerden biri olan kristaller yer alıyor.
Bu minik kristaller yeryüzünde açık havada dururken, uzayın derinliklerinden gelen yüksek enerjili kozmik ışınlara maruz kalıyor.
Bu çarpışma sonucunda kristalin içinde "kripton" adı verilen nadir bir gaz birikmeye başlıyor.
Bilim insanları, kristal içindeki bu gaz miktarını ölçerek, o kum tanesinin gömülmeden önce yüzeyde tam olarak ne kadar süre kaldığını saniyelik bir hassasiyetle hesaplıyor.
Bu yöntem, jeologların eline daha önce hiç sahip olmadıkları doğal bir kronometre veriyor.Araştırmada ortaya çıkan en şaşırtıcı detaylardan biri, tektonik hareketlerin az olduğu ve deniz seviyesinin yüksek seyrettiği bölgelerdeki sükunet oldu.
Bazı minerallerin, herhangi bir yere sürüklenmeden veya yerin altına gömülmeden milyonlarca yıl boyunca kıyılarda öylece beklediği anlaşıldı.
Profesör Chris Kirkland, bu durgun dönemlerin aslında manzara evrimi açısından çok kritik olduğunu vurguluyor.
Eski tekniklerle fark edilmesi imkansız olan bu "jeolojik molalar", bugün kıyı şeridindeki değişimi anlamak isteyen mühendisler ve çevre bilimciler için hayati veriler sunuyor.Bu keşfin sadece teorik bir yanı yok; aynı zamanda ekonomik açıdan da büyük bir potansiyel barındırıyor.
Avustralya’nın geniş mineral kumu yataklarının nasıl oluştuğunu anlamak, gelecekteki kaynakları bulmayı kolaylaştırıyor.
Doçent Milo Barham'ın belirttiğine göre, bir zirkon tanesi yüzeyde ne kadar uzun süre kalırsa, dayanıksız maddeler parçalanırken geriye o kadar zengin ve değerli mineral birikintileri kalıyor.
Yani bu kozmik saat, aslında bize yer altındaki zenginliklerin nerede yoğunlaştığını da söylüyor.