Haber Detayı
USAP Başkanı Aydemir, TRT'nin "Gökkuşağı Faşizmi" belgeselinin toplumsal önemine dikkati çekti Açıklaması
USAP Başkanı Prof. Dr. Bünyamin Aydemir, 'Gökkuşağı Faşizmi' belgeselinin aile yapısı ve toplumsal değerler üzerindeki politik ve ideolojik etkilerini çok katmanlı bir çerçevede ele aldığını belirtti.
Uluslararası Sanatçılar Platformu Derneği (USAP) Başkanı ve Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof.
Dr.
Bünyamin Aydemir, "Gökkuşağı Faşizmi" belgeselinin politik ve ideolojik yaklaşımların aile yapısı, toplumsal değerler ve ahlak anlayışı üzerindeki etkilerini çok katmanlı çerçevede sorguladığını belirtti.Prof.
Dr.
Aydemir, yaptığı yazılı açıklamada, TRT'nin uluslararası dijital platformu tabii'nin orijinal belgeselinin aile, ahlak ve kültürel değerler açısından önemine işaret etti.Cinsel kimlik söylemleri etrafında kurulan küresel ideolojik baskı mekanizmalarını, bilim, sanat, kültür ve medya ekseninde ele alan belgeselin kamuoyunda geniş yankı uyandırdığını ifade eden Aydemir, şunları kaydetti: "Belgesel, politik ve ideolojik yaklaşımların aile yapısı, toplumsal değerler ve ahlak anlayışı üzerindeki etkilerini çok katmanlı bir çerçevede sorguluyor.
Belgesel, herhangi bir odağı hedef alan dar bir ideolojik çalışma değil.
Bu belgesel, özgürlük ve hak diliyle dokunulmazlık kazanan, eleştiriyi suç sayan baskı biçimlerini sorguluyor.
Kendini sorgulanamaz ilan eden yapıların gerçek yüzünü görünür kılıyor.
Sanatın asli görevi de tam olarak budur.
Güç ilişkilerini açığa çıkarmak ve tabu haline getirilen alanlara soru yöneltmekle belgesel bu sorumluluğu yerine getiriyor.""Tanıklar, belgeselin gücünü artırdı"Aydemir, 3 kıta ve 12 ülkede gerçekleştirilen çekimlerin, 100'ü aşkın uzmanla yapılan görüşmelerin ve farklı toplumsal pozisyonlardan tanıkların belgeselin gücünü artırdığını vurgulayarak, çalışmanın ortaya çıkmasıyla bilim, kültür ve sanat alanında önemli bir eşiğin aşıldığını bildirdi.Belgeselin aile kurumu, toplumsal süreklilik ve ahlaki referansların kültürel politikalar karşısında nasıl kırılganlaştırılabildiğini tartışmaya açtığını değerlendiren Aydemir, bu yönüyle yapımın toplumun temel değerlerinin nasıl korunabileceğine dair güçlü bir düşünme alanı sunduğunu ve sağlıklı toplumların sesi olma niteliği taşıdığını aktardı.Aydemir, sosyal medyada belgesel için yapılan paylaşımlara da değinerek, şu ifadeleri kullandı: "Bir eseri izlemeden, tartışmadan ve ön kabullerle mahkum etmek, eleştiriyi düşmanlıkla ikame eden kapalı bir zihniyetin göstergesidir.
Kendini ilerici sayıp aileyi, ahlakı ve farklı görüşleri savunan her sesi susturmaya çalışan bu yaklaşım, belgeselin işaret ettiği ideolojik kapanmanın somut örneğidir.
Belgesel günümüz toplumsal ve kültürel tartışmalarında önemli bir referans noktası olacaktır.
Aileyi, ahlakı ve toplumsal değerleri düşünsel zeminde tartışmaktan kaçınmayan bu yapım, ideoloji-iktidar ilişkisi ve kültürel hegemonya meselesini birlikte ele alıyor.
Bu yönüyle hem Türkiye'de hem de uluslararası alanda düşünsel cesaretin güçlü bir örneği olacaktır."