Haber Detayı
CHP'li Durmaz: Emekliye Reva Görülen 20 Bin Lira ile Asgari Ücretliye Göstermelik Zamlar Yoksula Derman Ol...
CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, yoksulluğun artış nedenlerini araştırmak için TBMM'ye araştırma önergesi sundu. Yoksulluk ve sosyal dışlanma riskinin Türkiye'de yüksek olduğunu belirten Durmaz, çocuk yoksulluğuna da dikkat çekti ve yoksulluğun bir politika tercihi olduğunu ifade etti.
(TBMM) - CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Türkiye'de artan yoksulluğun nedenlerinin ve toplumsal etkilerinin araştırılması amacıyla Meclis Araştırması açılmasına ilişkin TBMM'ye önerge verdi.
Durmaz, "Emekliye reva görülen 20 bin lira, asgari ücretliye verilen göstermelik zamlar yoksulun derdine derman olmuyor.
Aksine bu politikalar yoksulluğu derinleştiriyor.
Yoksulluk kader değildir" dedi.CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Türkiye'de artan yoksulluğun nedenlerinin ve toplumsal etkilerinin araştırılması amacıyla TBMM Başkanlığı'na araştırma önergesi verdi.
Önergeye ilişkin değerlendirmede bulunan Durmaz, 2025 yılı TÜİK Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerinin, iktidarın "yoksulluk azalıyor" söyleminin toplumun gerçek yaşam koşullarıyla örtüşmediğini açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.Durmaz, TÜİK'in 2025 verilerine göre göreli yoksulluk oranının yüzde 13 olarak açıklandığını hatırlatarak, bu oranın uluslararası karşılaştırmalarda Türkiye'nin hala yüksek yoksulluk riski taşıyan ülkeler arasında yer aldığını gösterdiğini söyledi.
OECD ülkelerinde göreli yoksulluk oranının ortalama yüzde 11 civarında olduğunu aktaran Durmaz, birçok Avrupa ülkesinde ise bu oranın yüzde 5–7 seviyelerine kadar düştüğünü vurguladı."Avrupa ile aramızdaki makas açılıyor"Avrupa Birliği ülkelerinde yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların oranının ortalama yüzde 16 seviyesinde olduğuna dikkati çeken Durmaz, Türkiye'de bu oranın yüzde 27,9 olarak hesaplandığını belirtti. "Bu tablo, Türkiye'de neredeyse her dört yurttaştan birinin yoksulluk ya da sosyal dışlanma riskiyle yaşadığını göstermektedir" diyen Durmaz, Türkiye ile Avrupa arasındaki farkın her geçen yıl daha da açıldığını ifade etti.Çocuklara ilişkin verilerin çok daha kaygı verici olduğunu vurgulayan Durmaz, 0–17 yaş grubundaki çocukların yüzde 36,8'inin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olduğunu söyledi.
Durmaz, "Bu oran, geleceğimiz olan çocukların yoksulluğa mahküm edildiğini göstermektedir.
Çocuk yoksulluğu bir ülkenin geleceğine vurulan en ağır darbedir" ifadelerini kullandı."Yurttaşların yüzde 25,1'i beklenmedik bir harcamayı yapamıyor"Kağıt üzerinde sınırlı düşüşler olsa da yüksek enflasyon ve hayat pahalılığının yurttaşın yaşamını her geçen gün daha da zorlaştırdığını belirten Durmaz, gelir artışlarının alım gücüne yansımadığını söyledi.
TÜİK verilerinin bu gerçeği açık biçimde ortaya koyduğunu belirten Durmaz, "Yurttaşların yüzde 50,5'i bir haftalık tatil masrafını karşılayamıyor, yüzde 35,1'i iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek tüketemiyor, yüzde 25,1'i beklenmedik bir harcamayı yapamıyor, yüzde 19,6'sı evini yeterince ısıtamıyor.
Bu tablo, yoksulluğun artık yalnızca bir gelir sorunu değil, doğrudan bir yaşam koşulları krizine dönüştüğünü göstermektedir" dedi."Yoksulluk geçici değil"Eğitim düzeyi ile yoksulluk arasındaki ilişkiye de dikkati çeken Durmaz, bir okul bitirmeyen yurttaşlarda yoksulluk oranının yüzde 23,8, yükseköğretim mezunlarında ise yüzde 2,5 olduğunu belirtti.
Durmaz, bunun eğitime erişimdeki eşitsizliklerin yoksulluğu kalıcı hale getirdiğinin açık göstergesi olduğunu ifade etti.Dört yıllık verilerin yoksulluğun geçici olmadığını ortaya koyduğunu söyleyen Durmaz, nüfusun yüzde 13,6'sının sürekli yoksul, yüzde 3,9'unun ise dört yıl boyunca yoksulluktan hiç çıkamadığını vurguladı."TEKEL Sigara Fabrikamız kapatıldı; Tokat büyük bir gelir ve istihdam kaynağını kaybetti"Durmaz, şu ifadeleri kullandı: "Tokat; üç büyük ovası, irili ufaklı sekiz ovası, bu ovalardan geçen üç akarsuyu, tecilli tarım ürünleri, tarımsal ve hayvansal üretim gücüyle bölgenin en değerli üretim merkezlerinden biridir.
Ancak bu zenginlik korunmadı, üretim desteklenmedi.
TEKEL Sigara Fabrikamız kapatıldı; Tokat büyük bir gelir ve istihdam kaynağını kaybetti, kent kan kaybetti ve yoksullaştı.
Şeker fabrikamız özelleştirildi; üreticisinden besicisine, taşımacısından esnafına kadar herkes bu süreçten olumsuz etkilendi.Tokat gibi üretim potansiyeli yüksek bir ilde her dört kişiden biri yoksulluk riski altındayken, çiftçi ve esnaf borçla ayakta kalmaya çalışırken, emekliye reva görülen 20 bin lira, asgari ücretliye verilen göstermelik zamlar yoksulun derdine derman olmuyor.
Aksine bu politikalar yoksulluğu derinleştiriyor.
Yoksulluk kader değildir.
Bu bir politika tercihidir.
Doğru politikalarla Tokat yeniden üreten, kazanan ve refahı paylaşan bir kent olabilir."