Haber Detayı
Antarktika'nın buz örtüsü altındaki "saklı kıta" ilk kez haritalandı
Sonsuz beyazlığın altında ne olduğunu hiç merak ettiniz mi? Bilim insanları, kilometrelerce kalınlıktaki buzun altına gizlenmiş dev kanyonları ve Alp Dağları'na rakip sıradağları gün yüzüne çıkardı. İşte Antarktika'nın o ana kadar kimsenin görmediği devasa topoğrafyası.
Antarktika denildiğinde çoğumuzun gözünün önüne sadece sonsuz bir beyazlık ve kilometrelerce kalınlıkta buz tabakaları geliyor.
Ancak bu devasa donmuş örtünün altında, en az diğer kıtalar kadar hareketli, engebeli ve şaşırtıcı bir dünya gizli.Edinburgh Üniversitesi önderliğindeki uluslararası bir araştırma ekibi, yeni bir haritalama tekniği kullanarak bu gizemli dünyayı gün yüzüne çıkardı.
Bilim insanları, buzun yüzeyindeki şekilleri analiz ederek altındaki tepe ve vadilerin formunu tahmin eden özel bir yöntem sayesinde, Antarktika’nın buz altı topoğrafyasını daha önce hiç olmadığı kadar net bir şekilde resmetti.Araştırmacılar, buzun altındaki manzarayı gözlemlemenin zorluğu nedeniyle, Antarktika'nın yüzeyine dair bildiklerimizin Mars veya Venüs’ün yüzeyinden bile daha az olduğunu vurguluyor.
Ancak yeni geliştirilen bu yöntem, uydu verileriyle birleşince devasa kanyonları, gökyüzüne uzanan sıradağları ve jeolojik sınırları tek tek ortaya çıkardı.
Ortaya çıkan tablo, sanılanın aksine dümdüz ve sıkıcı bir kara parçasından çok uzak, aksine Dünya’nın en derin noktalarından bazılarına ev sahipliği yapan devasa bir coğrafyayı temsil ediyor.Buzun altındaki dev kanyonlar ve sıradağlarAntarktika’nın buz altındaki bu “saklı yüzü”, kıtanın en uç noktalarını barındırıyor.
Örneğin, Doğu Antarktika’daki Denman Buzulu’nun tam altında, deniz seviyesinin yaklaşık 3 bin 500 metre altına kadar inen devasa bir kanyon uzanıyor.
Batı Antarktika'da ise Bentley Buzaltı Çukuru gibi dev vadiler yer alıyor.
Sadece derin çukurlar değil, binlerce metre buzun altında saklı duran ve bilim insanlarının henüz yeni keşfettiği karlı zirveler kadar yüksek sıradağlar da bu kıtanın bir parçası.
Milyonlarca yıl boyunca buz tabakalarının aşındırarak şekillendirdiği bu düzlükler, platolar ve keskin dağlar artık birer harita verisine dönüştü.Peki, bu haritalar neden sadece meraklı kaşifler için değil de tüm dünya için kritik bir önem taşıyor?
Küresel ısınma nedeniyle Antarktika’daki bu devasa buz depoları erimeye ve parçalanmaya başladıkça, deniz seviyeleri de yükselişe geçiyor.
Buzun altındaki arazinin ne kadar engebeli olduğunu bilmek, buz akışının hızını ve erime miktarını tahmin etmek için hayati bir role sahip.
Engebeli araziler ve yüksek tepeler, buzun geri çekilmesini yavaşlatarak bir tür bariyer görevi görebiliyor.
Bu yeni harita sayesinde bilim insanları, gelecekte deniz seviyelerinin ne kadar ve nerede yükseleceğine dair çok daha isabetli öngörülerde bulunma şansı yakalamış olacak.